<b><font color="black"> EZÌLEN AZINLIKLAR / Oppressed Minorities; INDIGENOUS

<b><font color="black"> EZÌLEN AZINLIKLAR / Oppressed Minorities; INDIGENOUS

.
.

April 7th, 2015, 7:42 pm #1




EZÌLEN AZINLIKLAR / Oppressed Minorities; INDIGENOUS&ABORIGINOUS&LAPONIANS&KURDS&ALEVIS&PONTOS&Minor Asian Greeks&LAZS etc etc.

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage in danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=ehev6SOvx70#t=11
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

EZÌLEN AZINLIKLAR / Oppressed Minorities; INDIGENOUS&ABORIGINOUS&LAPONIANS&KURDS&ALEVIS&PONTOS&Minor Asian Greeks&LAZs etc etc.
Kuzey Avrupa'daki Sami azınlığının kültürel kalıtları, o kültürün Shaman savaşçı direnişçi devrimcileriyle birlikte yakılıp yok edildiler...

Avrupa'da, özellikle finansal işgal altındaki İskandinavya'da sistematik soykırımı yürütenler, haçlı imiş gibi maske kulanan egemen yahudi yagmacılardı...
Şaman uygarlık simgeleri parçalanan, tapınakları yıkılan, önde gelenleri yakılan devrimcilerin çocuklarına, geyik beslemekten başka iş alanı tanınmadı; kazançları, ellerinden kilise vergisi denilerek alındı; her çeşit zenginlik kaynakları çalınarak Tel Aviv'e taşındı... En sadist uygulamalar altında hayvan gibi işlem gören Laponlar, silah endüstrisine hammade çıkarılan madenlerde köle olarak çalıştırıldılar ve Samiler Kiruna madenlerinde diri diri gömülerek Yahudileri daha zengin ederlerken, egemen Sion sadistler, banka zincirlerini tüm Skandinavia'da çogalttılar..
Sahte hristiyanlar. Yahudi sürüsü, açıkça alay edercesine, sahte kiliselerde beyin yıkama ayinleri düzenleyip ırzına geçtikleri sübyanlara, çok küçük yaştaki Sami çocuklara özel okul adı altında sahte bir tarih ezberlettiler.
Devrimci Shaman savaşçı önderlerinin yakıldıkları yerlerde sahte kiliseler kurup Tevrat dogmatizmini Incil diyerek ezberlettiler.
Bugün, Kiruna'da Umeaa'da, Luleaa'da Haparanda'da Güllivare'de etc Sapme illerinde ve ilçelerindeki tüm bankalar yahudilerindir; bu bankalardan kredi alan tüm dinsel görevliler de siyonist propagandist olarak hizmet vermektedirler.
Bugün, Kiruna'da Umeaa'da, Luleaa'da Haparanda'da Güllivare'de etc Sapmè illerinde ve ilçelerindeki tüm kültürel kalıntılar yakılmış ve üzerlerine ya bir yahudi müzesi yahut da yahudilerin yönettigi sahte kilise kurulmuştur. Çok ironik bir çelişki gibi gelecek, bu kiliselerin kuruluş masrafları ve bugükü yönetim giderleri de magdur halk'a ödetilmektedir. Yani Aslak HAETTA & Mons SOMBY'lerin idam edildikleri ve evlerinin yakıldıgı yere kurulan yahudi propaganda merkezindeki yahudi memurun ayligini Aslak HAETTA & Mons SOMBY'lerin çocukları ödüyorlar.
Bugün, Kiruna'da Umeaa'da, Luleaa'da Haparanda'da Güllivare'de etc Sapme illerinde ve ilçelerindeki tüm madenler yahudilerce yagmalanmış bitirilmiş; artık kaynak damarları da tükenmiştir; buradan saglanan paralar ise TelAviv ve Jew York'taki yahudi hesaplarındadır.
Bugün, Kiruna'da Umeaa'da, Luleaa'da Haparanda'da Güllivare'de etc Sapme illerinde ve ilçelerindeki tüm Samiler egitim ögrenim hakkına sahiptirler; herşeyin diplomasını alabilirlar fakat eger ki hani ola ki "aslımız Sami'dir" diyen çıkarsa yalnız va yalnız bir iş yapabilirler; geyik besiciligi... Israel egemenliginin taaa Laponia'da ne işi var; nedir bu çektigimiz, biz de insan'ız diyen Sapme varsa ya deli diye hastaneye kapatılır ya da ömür boyu is arar (bulur diye bir olay yok; bilgisayarlara bir kez işlenmeyegörsün) arar; aramaktan emekli olan var mı derseniz; Af kurumuna sorun; var; onbinlerce var...
Bugün, Kiruna'da Umeaa'da, Luleaa'da Haparanda'da Güllivare'de etc Sapme illerinde ve ilçelerindeki tüm medya organları (gazete-TV hatta okul kitaplarının basımevleri) yalnız ve yalnız yahudilerin egemenligindedir.
Bugün, Kiruna'da Umeaa'da, Luleaa'da Haparanda'da Güllivare'de etc Sapme illerinde, ilçelerinde, köylerinde tüm samiler Sapmé dilini konuşmakta özgürdürler; fakat haa ola ki egemn güçleri eleştiren hele hele Siyonist emperyalizme dokunacak bir tek sözcük ya da tümce kullanan çıka; yitirilir... Yahu burası Avrupa degil mi; burada da insan yiter mi; sigara dumanı mı yani bu, nedir derseniz, anımsatalım; Ernst Rainer HOLM, deneyenlerden biridir; ilginçtir, sisteme karşı gelmekten dolayı çeşitli yargılılardan ceza da aldı; çok daha ilginçtir, son cezası Insan Hakları gününde 10 aralıkta verilmişti; alay eder gibi; gibisi fazla... Yahu alay mı ediyorsunuz, demokrasi yok mu diye öteye beriye yazılar astı ve o yazılarla birlikte Gävle kentinde yok oldu...
Laponia, Iskandinavia'nın kuzeyinde bir tutsak ülkedir... Dini Shamanlıkken zorla sahte Hristiyan (Siyon kilisesi dogmatizmi) kulu kölesi olan bir sürüye dönüştürüldüler...
Zaman zaman "Bunlar da insan" diyecek olan entellektüeller çıkar; özellikle Lapon bayragının üstüne İsveç bayragı aşmış olan İsveç toplumundan enteller çıkar... Sonra onlar da yiterler...
Olur mu, diyen varsa; gelsin, dinlesin; denesin...
O kadar!
Lapon diye bir halk var; işgal altındalar; savunmaga cüret gösterecek öncüleri yok... Köklendi...
Laponlar diye bir halk var; Filistin'den daha kötü koşullardalar; Intifada kavramları da yok umutları da yok...
Lapon diye bir sürüleştirilmiş halk var Avrupa'da; evet evet EU denilen ikiyüzlüler kıtasının kuzeyinde; tümüyle taaa Kuzey Norway'den kuzey Finlandia'ya dek geniş ve işgal altındaki bir alanda yaygın yaşayan; geyikten başka işe karışması yasak olan köpköle yıgını bir halk; köpekten kötü durumdalar... Bir tek tasmaları eksik... Lapon kültürü bitti...
Öncüleri ve düşünen beyinler "assasine" (suikaste kurban) edildiler; elimine edildiler; yok edildiler; Laponlar bugün yani bazı aşamalara gelmiş bir uygar dünyanın ortasında (...XXX böyle bir manzaraya uygar diyenin, Europe mason imperialistlerinin de) dünyada human heritage denilen uygarlık ve temiz kültür yasaklıdır; siyonizmin kondom olarak kullanamadıgı her ürün yasaktır; başta da Iskandinav kültürleri artık her anlamıyla tümden sahipsizdir...
http://lh6.googleusercontent.com/-Ia7Kq ... 14%2B-%2B1
Ne zaman bir İsveç kralı ölürse, Laponlar çocuklarını alır, Stockholm yollarına düşerler, yaşamı bomboş geçenlerin nasıl şamatalı defin edildiklerini izlettirerek ders edinirler. "Sönmedi ateşimiz, ışıtıyor yolumuzu yarınlarımızı" şarkısını söyleyerek; geyiklerine dans ettirererk geri dönerler...
♥- Empati, bir diger canlıyı, öz-canı gibi almaktır; bilinç ve bilgiyle donanmış empati, uygarlaşmaktır -
http://lh3.googleusercontent.com/-9NIkg ... 14%2B-%2B1
- Empati yüzeysel insanın içsel insanlaşmasıdır, duyguların evrimleşmesidir -
- Ignore etmek, duyarsızlaşmaktır; apati, duyguların körleşmesidir -

Hayrettin ÖZDEMİR diyor ki: *Ben, bu Laz düşmanı travesti teröristi çocukluğundan beri tanırım; bir gözlemimi sizlerle paylaşayım: bu JITEM gönüllüsü ajan Gay Xxxxxxxx, çocukluğunda da gönüllü zalimlikler yapardı örneğin, geceleri mezarlıklara gider, Lazların ve Alevilerin mezar taşlarını kırardı... Laz düşmanı psikopat Gladio’cu alçak Xxxxxxxx, eskiden de alçaktı; şimdiki farkı, organize oldu, usta oldu, ceza alması gerekirken ne yazık ki, KOZAKÇIOGLU vbg amirlerinden örtülü ödüller aldı...*

*İyi ki doğdun Lazım KOYUNCU!*

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=JptVo4n5Fuw#t=86
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Genelde balıkçılık ve tırnaklı hayvan yetiştiriciliğile geçinen barışsever Laponlar, kuzey kutbuna kaçmış ve yine de emperyalist yağmacılardan kurtulamamış insanlık parçasıdır… Laponların yağmalanması durumu, çok yönlerden Karadeniz bölgesindeki mazlum Laz halkını andırıyor…

- Kuzey’e dönelim yeniden; nerede kalmıştık; evet: Lapon soykırımı, Sami soykırımı ya da İsveç’te zorunlu kısırlaştırma olarak da bilinen barbarlıktır...
- Bir yönü de kısırlaştırma ve yine buna bağıntılı prosedür olarak kitlesel lobotomy seri ameliyatlarıdır…

Nezahat FATSALI diyor ki: *Barbarlığını Yahudaizmden kopyalayarak almış olan Saudi-siyon islamizm engellenemezse; yani, insanlığın ortak miraso olan yapıtlara saldırılar bu hızıyla sürerse, tüm uygarlık, kültürüyle sanatıyla sıfırlanabilir ve tüm toplumlar ilk çağların karanlığına gömülebilir…*

-♥•`¸¸´•♥-

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Güney Amerikanın yerlilerine yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Güney Amerika'da Ezilen yerlilere Chavez sahip çıkıyordu

Latin Amerika'nın yerli halkları, Dünya Bankası araştırmasına göre, hala ciddi yoksulluk çekiyor. Bölgede yaşayan diğer insanlardan çok daha düşük seviyede sağlık ve eğitim hizmeti alabiliyor. Yerli halklar veya Kızılderili topluluklar, Latin Amerika nüfusunun yüzde 10'unu oluşturuyor.

Dünya Bankası'nın 10 yılda hazırladığı rapor, Meksika, Guatemala, Peru, Bolivya ve Ekvador'da yaşayan yerlilerin çektiği yoksulluğun ya çok az azaldığını ya da hiç azalmadığını ortaya çıkardı. Rapora göre, yerlilerin çocuklarının kötü beslenme oranı da diğer çocuklardan 2 kat daha fazla...

Dünya Bankası, yerlilerin daha iyi sağlık ve eğitim hizmeti alabilmesi için çağrıda bulundu. Latin Amerika'daki yerli halklar veya Kızılderili topluluklar, Latin Amerika nüfusunun yüzde 10'unu oluşturuyor. Araştırma, geçen son 10 yılda, bu ülkelerdeki yerel halkın yoksulluk oranının sabit kaldığını, başka ülkelerde ise ortalama yoksulluk oranının düştüğünü ortaya çıkardı.

Bu arada, Kızılderili çocukların okulda da diğer çocuklardan daha az vakit geçirdiği ve daha uzun saatler bir işte çalıştığı belirlendi. Rapor kötü beslenmenin de endişe verici boyutunu gözler önüne serdi. Örneğin Ekvador ve Guatemala'da, yerlilerin çocukları, diğer çocuklardan iki kat daha kötü besleniyor.

Dünya Bankası, eşitsizliğin giderilmesi için eğitime daha çok yatırım yapılması, öğretmenlerin İspanyolca ve Portekizce de eğitim verebilmeleri gerektiğini bildirdi. Raporun bulguları, Latin Amerika'daki yeni kuşak yerli liderler için şaşırtıcı değil.

Peru, Bolivya ve Ekvador gibi ülkelerde, yerli halklar, nüfusun önemli bir bölümünü oluşturmalarına karşın ülkelerinin yeraltı zenginliklerinden ve siyasi güçten adil şekilde pay alamıyor. Bu süreçte önemli rol oynayabilecek bir isimse Venezüela Cumhurbaşkanı Hugo Chavez. Chavez, bu bölgelerdeki yerli liderleri destekliyor.

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV LazRights-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage in danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Londra'dan yayın yapan Açık Gazete.com yazarları, aydın sorumlulugu ve cüreti görstererek "resmi tarih / mason endüstrilerinde çatlak ahlak" konusunda tartışmagı sürdürüyorlar; izleyelim!
- Yalnızca Amerika&Ortadogu mu?
- Avrupa, Avustralia var...
- Izliyoruz...
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı kuzey Avrupa’nın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…
- Avrupa'nın barbarlık tarihi ... Avrupa, barbarlıkta sınır tanımıyor. Bunun tarihi de yeni değil. Avrupa'daki soykırımlar incelendiği zaman Türkiye’ye dayattıkları Sırdaş Eczane Projesi’ni anlamak kolaylaşacaktır. Yazar Rıfat Öztürk’ün, Sosyal Demokrasinin Arka Bahçesi adlı kitabında, İsveç'te insan beynine yapılan sinir yok edici (Lobotomi), burgulama, zorla kısırlaştırma ve açlıkla öldürme deneyleri sonucunda 4 bin 500 kişinin sinirlerinin kesildiğini, 63 bin kadının kısırlaştırıldığını, 200'ü aşkın insanın aç bırakılarak öldürüldüğünü görüyoruz. ABD de yakın geçmişe kadar engellilerle suçluları zorla kısırlaştırma politikası yürüttüğü için özür diledi. ABD'nin Oregon eyalet valisi John Kitzhaber, 60 yıl uygulanan politika doğrultusunda kısırlaştırılan 2 bin 600 kişiden özür diledi. İnsan ırkının soya çekim yoluyla islahı amacıyla ABD'nin 33 eyaletinde zorla kısırlaştırma uygulandığı bildirildi.

Ìlintili media link:
http://www.northeastseattle.com/message ... 0074d4.htm

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Güney Amerikanın yerlilerine yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

TRT Nobel'i ve Ödülünü Yerden Yere Vurdu.
Anlatan Ali ŞAHİN

TRT Nobel'i ve ödülünü yerden yere vurdu. İzmirline-Özel Haber Pazartesi, 11 Aralık 2006

TRT 1 'de akşam saatlerinde yayınlanan, Banu AVAR'ın hazırlayıp yönettiği "Sınırlar Arasında" adlı programda İsveç ve Nobel ödülü ağır bir şekilde eleştirildi.
Ortadoğu'da bombalar patlarken, insanlar ölürken; Batı'nın şık salonlarında seçkin insanların katıldığı törenler, partiler düzenleniyor, diye başlayan programda öncelikle Nobel'in gerçek kimliği tanıtıldı.
Alfred Nobel 1866 yılında dinamiti buldu. Deney yaparken küçük kızkardeşi Emil'in ölümüne neden oldu. 1896'da beyin kanamasıyla hayatını kaybeden Nobel geriye büyük bir miras bırakır. Bir yoruma göre, Alfred Nobel icatları ve ürettikleriyle "barış" kavramıyla asla yanyana gelemeyeceğinden ötürü, günah çıkartmak için böyle bir ödül vasiyet etti.

İsveç'in yapısıyla devam eden programda, ülkenin gelir kaynaklarından söz edildi. İsveç, dünyanın en önde gelen silah üreticisi ülkelerden biri. Dünyanın dört bir yanına sattıkları silahlar sayesinde, halk refah içersinde yaşıyor. Başka bir ifadeyle, dünyanın dört bir yanındaki ölümler İsveç sokaklarına neşe ve eğlence olarak yansıyor. İsveç, sanki Alfred Nobel'in kendi kimliğinde var olan zıtlıklara yatırım yapması geleneğini sürdürmek istercesine, bir çok sivil toplum kurluşu eliyle, sözümona dünya barışı, kadın hakları, özgürlük gibi alanlarda çalışıyor. Çatışma halindeki bölgelere bile silah satmaktan çekinmezken...

Banu Avar, Nobel ödüllerinin tarihten bu yana politik bir hedefe uyumlu bir şekilde verildiğini örneklerle anlattı. Kaynağı Amerika olan "Demokrasi Projesi" nin, resmi hedefini dile getirdikten sonra, yazar Orhan Pamuk'un bu projeye dahil olduğunu söyledi. Projenin amacı dünya siyasetini Amerika'nın hedeflerine paralel şekillendirmek, projeye uygun yerel kültür insanlarını uluslararası platforma taşıyıp desteklemek... Avar, bundan sonra Orhan Pamuk'un bir sözünü dile getirdi. Bu zamana kadarki edebiyatçıların ülkenin hedefleriyle bütünleştiklerinden dem vuran Orhan Pamuk'un tümcesi şöyle bitiyordu: "Ben onlar gibi olmayacağım"

Banu Avar, program süresince görüşlerini aldığı, Nobel sözcüsünü, Radyo müdünürü ve sivil örgüt başkanına ilginç sorular yöneltti. Bunlardan birisi Lapon, Sami ve Tatar ve gerçek Iskandinav ırklarına ne oldu; eliminasyon haalen kimler tarafından yürütülüyor sorusuydu. Katledilmişler miydi, 1920'lerden 1980'lere kadar planlı bir kısırlaştırma programı uygulanmış mıydı? Sterilizasyon ve lobotomy verileri neden burada degil de Tel Aviv'de Mossad arşivlerinde saklı tutuluyor vbg vbg... En önemlisi, tüm bunlar İsveç'te konuşulabiliyor muydu?
Görüşleri alınan, İsveç'te yaşayan kimi Türkler, ülkede muazzam bir otosansür uygulaması olduğunu, yasalarda yer almasa bile, basın kuruluşlarının %20 si devlet tarafından finanse edildiği için, kimsenin aykırı bir şey yazamadığını söyledi. Birçok açıdan Türkiye'deki fikir özgürlüğünün, İsveç'den çok daha ileri bir düzeyde olduğu dile geldi. Türkiye'de Yahudi egemenligine girmeyen medya da var; Batı'da genelde yok.

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage in danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Laiklik konusunda da Türkiye'nin ilerde olduğu söylendi. İsveç anayasasında bir laiklik tanımı bulunmuyor. Hatta kral, ekümenlik yemini ederek Frimurare denilem bir mason tarikatın kuklası gibi tahta oturabiliyor. Egemen güçler de onun bu yalakalıgına karşın işledigi sübyancı pedofil ensest sapıklıklarına göz yumuyor.

Orhan Pamuk'un ödül almasından hemen sonra İsveç basınında sıkça haberlerin yer aldığını da söyledi Banu AVAR. Ama bunların tümünde, Pamuk'un ermeni ve kürt konfliktleriyle ilgili söyledikleri provokatif ve içtenliksiz sözlerine geniş yer verildi. Böylece İsveç'de manipulasyon içinde maniulasyon söylentileri esmege başladı, NWO sisteminin kukla parlementerleri bu konularda baskı yapmak üzere harekete geçtiler.

Çarpıcı bölümlerden birisi de, Radyo müdiresine sorulan sorulardı:
- İsveç'de yıllardır Türkçe yayın yapıyordunuz... Bu yıl neden kaldırdınız ?
- Çünkü buradaki göçmenler artık dilimizi çok iyi kullanıyorlar... Buna gerek kalmadı
- Ama kürtçe yayınınız devam ediyor?
- Evet. Öyle uygun görüldü.
- Onların sıfatı ne? Hangi unvanlar tıteller veriliyor onlara; madem ki göçmen demiyorsunuz; Laponlardan bile daha ayrıcalıklı görüyorsunuz bu konvertleri?
- ?!?!?!
Yanıt yok! İşlerine gelmeyince anlamamış ayaklarına yatıyorlar...
...
Programda belleklerde kalan bölümlerden birisi de, Sartre ile ilgili olandı:
Jean Paul Sartre, 1964 Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandığında, 'ben ödülümü yazarken aldım' deyip bu sözde akademi'nin verdiği rüşveti reddetmişti. Çünkü Sartre'a göre, özgür kalması gereken bir yazarın, herhangi bir kurumla bağı olmaması, kiralanmaması gerekiyordu.

Sartre şunları söylemişti: *Ben yapıtlarımı yaratırken yeterince ödül aldım. Bir Nobel ödülü buna bir şey katmaz, tam aksine beni aşağıya çeker. Eger biraz temiz olabilseydi bu Nobel ödülü, tanınma peşinde olan amatörler için güzeldir. Ben yaşlıyım ve yeterince keyif yaşadım. Yaptığım her şeyi severek yaptım. En büyük ödül zaten buydu. Başka da bir ödül istemiyorum. Çünkü almış olduğum ödülden daha güzel bir şey olamaz.*

Belgeseli buradan da izleyebilirsiniz
http://dersimizedebiyat.azbuz.com/readA ... 0000851430

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Yeni gelişme 13.12.2006 10:38
Bugün (13.12.2006) Sabah Gazetesi konuyla ilgili bir haber yayınladı. Programda, Nobel'in silahla ilişkisi ve İsveç'in dünyanın önde gelen silah üretcisi olması yoğun biçimde vurgulanmasına karşın Sabah'ın haberinde programın eksenini oluşturan bu özelliklerden hiç bahsetmemesi dikkat çekti.

Gazetede yayınlanan haber şöyle:
TRT'de 'Pamuk ve Nobel skandalı'

TRT 1'de yayınlanan Nobel programı siyasi skandala neden oldu. Banu Avar'ın sunduğu programda "Nobel, ABD emperyalizmine hizmet eder. Pamuk, milli kimliğini reddettiği için ödülü aldı. İsveç'e egemen tarikatlar, İsveçlilere de Laponlara da soykırım yaptı" gibi ifadeler kullanıldı. Bir Dışişleri yetkilisi "Üzücü, kabul edilemez" diye konuştu.

TRT'de Pamuk ve Nobel skandalı

TRT 1'de yayınlanan Pamuk, Nobel Ödülü ve İsveç'le ilgili program siyasi skandala yol açtı. İsveç'in bu program nedeniyle Dışişleri'ne üzüntülerini bildireceği belirtildi.

Orhan Pamuk'un İsveç'te Nobel Edebiyat Ödülü'nü almasından bir gün sonra TRT'de, Nobel Ödülü ve Orhan Pamuk hakkında yapılan bir program siyasi skandala neden oldu. Banu Avar'ın sunduğu, röportajlara da yer verilen "Sınırlar Arasında" programında, bazı yönetsel çevreleri rahatsız eden yorumlara yol açtıgı söylendi. Resmi tarihe ve egemnlere ters düşen görüşler nedir, diyenlere verilen yanıtları toparlarsak kimlerin karın agrısı var, anlamak kolaylaşır:

* Nobel kurulu yakınmacı olmuş ilkin. Neden? Çünkü Nobel agalarının gerçek niyetleri ve gerçek kurucuları açıklanmış. Yalanlayan yok; konuşulmasından gocunan çok. Duyalım öyleyse: evet, Nobel ve benzeri uluslararası ödüller ABD eski başkanlarından Ronald Reagan'ın kurguladığı gizli bir planlamayla ve "ABD'nin küresel kültür emperyalizmine hizmet" amacıyla verilmekte, ödül alanlar bu amaçlarla kendi ülke ve bölgelerinde kullanılmaktadır.

* Bu ödüller maskesiyle global anlamda rüşvetler dagıtılmakta; legalize propaganda mekanizöalarına kiralanan figürler arasında yüksek miktarda paralar dönmektedir. Nobel, NWO marketlerinden en kirlisidir; insan beynini kirleten global ve en etkin "mind control" makinesidir.

* İsveç'te Sami (Lapon) azınlık her türlü haklarından yoksundur. Bu duruma bakıp da İsveçliler kayırılıyor sananlar yanılırlar. Evet, Laponlar aforoz edilmişlerdir. Dogrusu; Lapon olmak vebalı olmak gibi birşeydir çünkü siyon kiliselerini kurdurmamak için aktif savaşmış olan yegane İskandinav halkı Laponlardır. Dolayısıyla, yalnızca bu tarihsel gerekçe onları sürekli cezalandırmaga yetmistir; herhangi bir yerde, özellikle de kamu istihdam ortamlarında diskrimine edilip elenmek için Lapon olmak yeterli dezavantajdır. Bunun yanısıra, İsveçli olmak ise kayırılmak için bir kimlik degildir; İsveçli de aynı sisteme tutsaktır. Gerçek İsveçli de elenir; branşıyla ilgili arzuladıgı bir iş edinmesi, geçmişinde herhangi bir yerde sistemi eleştirmiş olup olmama siciline baglıdır. Geçmişte o İsveçli herhangi bir yerde diyelim okulda İsrael militer mafyasının dominasyonal etkilerini eleştirmemişse, İsveç'in Israel mafyasına silah üreten bir fabrika gibi kullanılmasına karşı tek bir sözcük olsun kullanmaga kalkışmışsa, yandı; registrasyonda lekeli diye kayıtlıdır; kendini satsa bile yetmez, bagışlanmaz. Aslında bu dinsel bir önlemdir; Musevilerin en vicdansızı olan fanatik Talmudian tarikatında "af/bagışlanma" kavramı yoktur ve yahudinin kafatası avcılıgını eleştiren her kim olursa onun adı "hayvan, yani Goyim ırkı"dır... Bitmiştir! Eleştirmemişse bile eger ataları diyelim ki dedeleri, HITLER Almanyasına karşı Yahudi yalanlarını eleştirmişse o İsveçliye de hiçbir kamusal ve özel sektörde arzuladıgı iş kesinlikle verilmez.

* 1980'lere kadar egemenler, Lapon nasyonalistlere ve İsveç kültürünü savunan nasyonalistlere karşı, açıkça sistematik bir soykırımın tüm akla gelebilecek barbar yöntemlerini uygulamışlardır.

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

GENOCIDE BY LOBOTOMY PROJECTS OF JEWS:
Lobotomy projesi ile siyonizme tehlike sayılanların beyninin bir kesimini resmen operasyonla kesip almışlardır.

GENOCIDE BY STERILISATION PROJECTS OF JEWS: Sterilizasyon projesi ile siyonizme tehlike sayılanların kızlarının üremesini tıbben olanaksız kıldılar; ana rahminin bir kesimini resmen operasyonla kesip almışlardır.
İnsanların döl yumurtalıklarını kesip alan başka bir ikinci proje, bir aralar başka işgal altındaki ülkelerde, örnegin tutsak Filistinliler üzerinde ve Kürtler üzerinde uygulanmıştır; bunların arkasında yatan canavarlar da aynı mason barbarlardır.

* Iskandinavya genelinde alkolizm ve akıl hastalıgının pompalanması çok ciddi sosyal ve sistemin kontrollü silahı olarak kullanılan yapay sorunlardır. Kadınlar yoğun biçimde şiddete maruz kalıyor ki bu da yine kriminalleri ithal (import) eden siyonist tarikatların soykırım projelerindendir.

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

* Iskandinavya genelinde basın özgürlüğü yoktur; medya ve zincirleme ilintili tüm enstitusyonlar, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra tamamıyla TelAviv Mafyasının boyundurugundadır. Medya da tıpkı ilaç ve silah sanayileri gibi, tamamıyla Yahudi finans tarikatlarının ellerindedir.

* En somut örnek İsveç'tir; onun için tüm cesur kanallarda, tarafsız ve gerçekçi belgesel TV yayınlarında gidip gelip bu laboratuvara ışıkla ve büyüteçle giriyoruz... İncelemege deger! Bakıyoruz; ulusal egitimin kavramı bile olmayan ulus; İsveçlilerdir; kendi kültürünü kendi okullarında işlemekten yasaklanan en agır cendere altındaki azınlık ise Laponlardır. Egitim alanında korkunç bir manipulasyon mekanizması var; tüm okullar TelAviv Mafyasının laboratuvarlarıdır. NWO sisteminde herkes potansiyel denek tavşanıdır. Yahudi yularlı emperyalizminde sistemle çelişen herkes her kazaya ugrayabilir; kazalarda birinci derecede aday durumu olabilir mi, diyenler, tarafsız tarihçileri bir daha okusunlar; başbakan Olof PALME'nin suikastinden sonra yiten 31 tanıgın yitiş öykülerinin bile Internetten sildirildigini bilmege, bilenler de biraz geniş açıdan bakmaga ve yorumlamaga çalışsınlar...

Kuşaklar üzerinde akla gelmez projeler denenmektedir. İskandinavya genelinde, her fırsatta ve her kuruluşta massif bir siyonist beyin yıkama endüstrisi vardır.

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

* Irkçılık, NWO sisteminin ömrünü uzatıyor; insan ayırımının her alanda kontrollü uygulanması, NWO'nun motoruna yag olarak kullanılan planlı bir projedir; gerçek ırkçılık olan siyonizm legalleşmiştir.

* Tarihi tersyüz eden manipülatörlere legal rüşvet verilmesi gelenektir, başta da Nobel dalaveresi bunun için kalıcılaştırılmış; kültürel yaratıcılık, bunun sultası altına sokulmuştur. Bu pisliğe bulaşmagı red eden onurlu aydınlar da vardır; örneğin, Nobel ödülünü reddeden yazar Jean Paul Sartre, Cezayir asıllı Fransızdır. İkinci bir SARTRE skandalı yaşanmamsı için her önlem alınmıştır; bagımsız olan her aydın kuşkulu gösterilmekte; izlenmekte ve izole ya da resmen elimine edilmektedir.

NWO sistemi, insan pazarlanması uzmanlığının en doruk aşamasıdır; kimilerini kuruşla kimilerini lira ile satın alır; kirli pazarlama aracı olan en ucuz mason, Orhannes PAMBOKOGLU'dur. Pamuk kendinin kararsız ve kuşkulu buldugu onurunu Israel militer mafyasına sattıgı için bu ödülü almıştır. Programı delirerek izleyenlerden Sabah mason piyon propagandisti Yavuz Baydar da şunları söyledi: "Programda İsveç ne kadar çirkin, yaşanmaz, iğrenç bir ülkedir demeye getiren bir yığın abuk sabuk, ipe sapa gelmez yalan izledik. Sunucu orada birileriyle görüşmüş ama bunlarla hangi dilde ne konuşup kendisine ne söylendiğini anladığı da belli değil. Kurnazca bir montaj tekniğiyle aklı sıra İsveç'e, Nobel'e ve Pamuk'a kara çalıyor. Belli ki amaç izleyiciye 'Allah belasını versin bu ödülü alanın da verenin de' dedirtmek. İsveç'i iyi tanıdığım için bu taraflı yayın beni çok rahatsız etti. Türkiye'den bir yazarın bu ödülü alması belli ki çok üzmüş bu sunucuyu. Neredeyse her cümlede yanlış var. Ve bütün bunlar devletin televizyonunda, tam da İsveç Türkiye'nin AB sürecini canla başla kurtarmaya çalıştığı günün gecesi oluyor. Bu, tam bir skandaldır. TCK 216'ya kadar gider ucu. Bizim başımıza gelse haklı olarak kıyametleri koparırız. TRT yönetimini ve Dışişleri Bakanlığı'nı bu rezaleti incelemeye çağırıyorum. Bunca yıl televizyonculuk, ombudsmanlık yaptım, böyle bir şey görmedim.. Utanç verici. Bir ara çalıştığım bu değerli kurum, TRT adına üzülüyorum" Programın yayınlandığı saatlerde, Brüksel'de AB Dışişleri Bakanları toplantısı devam ediyor, buradan yapılan yayınlarda Türkiye'ye en büyük desteğin İsveç ve İngiltere'den geldiği vurgulanıyordu. İsveç Büyükelçiliği'nin üzüntülerini iletmesi üzerine Dışişleri'nde de sıkıntı yaşandı. Sabah'ın sorularını yanıtlayan bir dışişleri yetkilisi "Çok üzücü. İsveç'le ilişkilerin bu kadar iyi olduğu bu dönemde kabul edilemez bir hadise" dedi.

Yeni gelişme 14.12.2006 18:13
Yalancı bir siyonìt "kontraktör manipulatör", sözde gazeteci Yavuz BAYDAR: "BELGESEL BAŞINDAN SONUNA skandallarla DOLUYDU"

The Local (Sweden News in English) gazetesinde bir kaç saat önce yayınlanan bir haberde sözkonusu belgesel değerlendirildi. Haberin tercümesi şöyle:

Türk belgeselinden İsveç'e iftira (diyen iftira makinesi mason Bay...)

Hafta başında devlet yayın organı TRT de gösterilen bir belgeselde, İsveç'i elinde tutan Yahudi sermayesinin sistematik projeler barbarlık olarak nitelendi; yine bu finansal tarikat gücünün başta gerçek İsveç halkını hayvan gibi gütmesi, özelinde de Samileri lobotomy yöntemiyle soykırımdan geçirmesi ekranlara getirildi. İsveçliler üzerindeki genel temizligin ve Laponlar üzerindeki çok özel yöntemlerle çok vicdansız etnik temizliğinin 1980'ere kadar sürdüğü belgelendi.

Türk (red. düzeltme; Sefarat Yahudi çocugu)kontraktör gazeteci Yavuz Baydar, Sveriges radio denilen ve siyonist propagandistlerin megafonu olan sözde radyoya yaptığı konuşmada; "Ben böyle bir şey görmedim. Program başından sonuna kadar düzenbaz bir havadaydı ve tamamen yalanlarla doluydu" dedi.

Sveriges Radyo temsilcisi Kerstin Brunnberg ile sözkonusu belgeselde ropörtaj yapılmıştı. Programda kendi konuşması üzerine yapılan Türkçe dublajda, İsveç'in Sami ırkı üzerinde sistematik yıkım uygulamasını onayladığı görülüyor. Brunnberg ropörtajı son derece absürd buldu.

Program Türkiye'de kimi kesimlerce (kim olacak ki o kesim) sert tepkiyle karşılandı. Ankara'daki İsveç büyükelçiliği ve dışişleri bakanlığı belgeselin içeriğine tepki gösterdiler.

TRT belgeseli 8 kez göstermeyi planlamıştı. Ancak tekrar gösterimlerin kaldırıldığı açıklandı.

Gazeteci(!) sefarat donmeh Yavuz Baydar, belgeselin katı milliyetçilerin, Türkiye'yi Avrupa Birliği'nin dışında tutmak isteyenlerin bir işi olduğunu yutturmaga çalışıyor. Baydar'a göre bu bir taktik, AB ye üye ülkelerin geçmişini karanlık göstermek ve İsveç'in kuruluşunu ağır bir yük altına sokmak. Filmi yapanların hayali bu imiş...

Israel'in extra pasaportlu görevlisi Sefaradim Yahudisi Yavuz Baydar "Yaşamanın imkansız olduğu çirkin bir ülkenin resmi çizildi, diye işkembeden salladı. Olağanüstü bir zorbalık karakterize edildi, azınlıkların da gerçek İsveçlilerin Yahudi egemenligi boyundurugu altında korku içinde olduğu bir ülke olarak gösterildi" biçimine misyonuna koşut (paralel)konuştu.

Orjinal kaynak:http://www.thelocal.se/5799.html

Belgeseli buradan izleyebilirsiniz

Banu Avar'a mektup
Ìlgili media link:
http://dersimizedebiyat.azbuz.com/readA ... 0000851430

- Lapon degerlerini demolize ettiler, bitirdiler, diger kültürlere yöneldiler.. Buna gerçek Yahoodi Holocaust endüstrisi denir... Şimdi Ortadogu ülkelerine örnegin Suriye'ye hatta Iran'a dadandılar...
- Ne yazık ki öyle! Mazlum Ortadogu halklarına da girmeyen emperyalizm kalmadı yani...
Lapon halkının azılı hasımlarıdır bu konvert-Yahudi sahte gazeteci BAY-DAR-kafa yalakaları...
Yani, yagmacı import karaktersiz sahte gazeteci asalaklar da Lapon kültürünü köklemek için kullanıldılar; yoksa TelAviv'den havalanan radyasyon silahlarla donanmış uçaklar değildi kullanılan, daha da performe olanı varken...

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/


{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Suriyelilere ce Filistinlilere yerlilerine yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Genocide by Vandalism on Cultural Wealth

Londra'dan yayın yapan Açık Gazete.com yazarları, aydın sorumlulugu ve cüreti görstererek "resmi tarih / mason endüstrilerinde çatlak ahlak" konusunda tartışmagı sürdürüyorlar; izleyelim!
Emperyalist siyon denilen ikiayaklı yaratıgın insanlıga hasımlıgı, iblis'ten esinlendikleri dininden/ töresinden/ bebeklikten başlayan hayvancıl koşullanmalardan, katı biçimde dışa kapalı kobaysal egitiminden/dogmatik faşist gen'lerinden ve kan üzerine kurulu felsefesinden kaynaklanıyor:

Yahudi/Mason sadizmi insanlıga kin duyuyor, engellenmedikçe iştahı kabarıyor, doymaksızın kan kusturuyor; çoluk-çocugu alanlarda, yollarda yakmaktan çekinmez bir ErekSiyonal aşamaya girdiler. Yaralıları tanklarla çigniyorlar; bu tankın paletlerinin altında bir kız çocugu var(dı)
(unfortunately, this photo was been hacked by convert Jewish Gypsy agent Özcan TOX)
...nereye varacak bu soykırım derken aynı anda tarihin unutulan sayfalarına göz atıyoruz; sonuç ortada: hani fizikte temel kuraldır (etki/tepki) aynısıyla, sonunda bu canavar bir noktaya geliyor ki orada, döktügü kanlarda boguluyor... "Hatice'ye degil neticeye bak", demiyor muydu dede; yine öyle olur inşallah; insan maskeli canavarın gidişi oraya dogru.. Hani bir özlü söz vardır; "Zulmet ki zevalin tez olsun!"... ...tereddütsüz, ediyor, domuz tohumu domuzlar zulmediyor insanlıga, sömürdügü yetmezmiş gibi ... Tüm bankalar/borsalar ellerinde; doymuyorlar... Her çeşit yoldan yöntemden teknikten yararlanarak (sarı sendikaları da yedeklerinde kullanarak) alınterimizi ve iligimizi emiyorlar; yetmiyor, hedefledikleri kesimleri, kan ve gözyaşı selleri içinde elimine ediyorlar...

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Siyon staff-elemanlar, bugünlerde çok çok daha etkinler; çünkü derslerini/yemlerini iyi bilip bellemişler, ne yaptıklarının bilincindeler..
- Bilmeyen, sürü olarak güdülen zavallı bir kesim lafsalatasıyla geviş getiren inekler...
- Seçilenler, sürekli olarak özel egitimlerden geçiriliyorlar; örnegin; özellikle hedefteki ülkelere karşı provokasyon eylemlerinde şeflik rütbesi verilerek ödüllendilirlen sogukkanlı tetikçi çakallar çok kazanıyorlar...
- Al sana, biri! Ìti an, çomagı hazırla; ekranlarda bir "polit-whore"
- Gördüm! Bu sadist "Contractor/Informant" Novin HARSAN: gerçek namıyla "den horaktiga bedragaren"

...
- Bunlara işsizlik de yok; iş arama derdi de yok...
- Kimlere?
- Ìki ayaklı domuzlara; örnegin; bu Israel lobbylerinin EU eskort'u Kurdo BAKSI, dedemin çiftligindeki domuzlardan en vahşi olan cins'i andırıyor; ne yese semiriyor.. Boynu yag baglamış; arkadan bakınca iki boyun gibi görünüyor...

- Niye, zehirlenmege karşı bazı domuzların önsezisi ve bazı hayvanların da bagışıklıgı oldugunu duymamış mıydın?
- Duydum da son günlerde gidenlere bakarak kafam karıştı.. Bunun işbirlikçileri gittiler...
- Gezmege mi?
- Çok uzak bir gezi... Örnegin aynı informasyon masasından olup da "fazla öttü" diye eleştirilenlerden Nedim DAGDEVÌREN

birden hastalandı, Gürhan UÇKAN da, Eva LIPS, Stig LARSSON da, Lisbet KOPPARBERG de ve adını ututtugum birkaçı daha...
- Öldüler, desene!
- Ben sana Stockholm Hospital resmi kayıtlarını okuyorum; tanılaması-teşhisi net olmayan biçimde rahatsızlandılar, "yürek sıkışması" diye bir yakınmaları var, son sözleri olarak...
- Meslekleri neydi?
Nedim DAGDEVIREN
<img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:ZqukkjCCeGqJ0M<span class="link">http://www.expressen.se/polopoly_fs/1.8 ... 761842.jpg" alt="[linked image]"></span>
Yahudilerin Skeppsholm'deki binasında Kurdish Library(!)
(unfortunately, this photo was been hacked by convert Jewish Gypsy agent Özcan TOX)
diye bir merkezini yönetiyordu
Gürhan UÇKAN

(unfortunately, this photo was been hacked by convert Jewish Gypsy agent Özcan TOX)

Cumhuriyeiti gazetesi diye bir islam hasımı propaganda makinasının Avrupa masası şefiydi
Eva LIPS: Sözde Ayrımcılıga Karşı bir merkezin (importerade bedragarnas Diskrimineringsbyrån


şefiydi
Kagıt üzerinde böyle...
Lisbet KOPPARBERG: Yetişkinler (KomFusk) okulu ögretmeniydi; politik göçmenlerin dosyalarını düzenleyip Folk Parti şefi Jan BJÖRKLUND'un

bilgisayarlarına yüklüyordu.
Stieg LARSSON
<img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:J5dPx2D1SYpALM<span class="link">http://www.info14.com/news/stieg_larsson.jpg" alt="[linked image]"></span>
Expo denilen propaganda merkezinin basılı yayınlarını yönetiyordu; Jerusalem Post gazetesindeki makaleleri Isveççeye ve Ingilizceye çevirip EU şübelerine dagıtıyordu

(unfortunately, this photo was been hacked by convert Jewish Gypsy agent Özcan TOX)
...daha böyle bir sürü enstrumanlar... Asıl uzmanlaştıkları alan, elbette dosyalarına yansımamış...
- Verdigin bilgiler için teşekkür ederiz yoldaş Roni ALASOR...
- Rohat ALAKOM...
- Farketmez; ha Roni hat, ha Rohat; neyse, fakat gerçekte bu saydıgın yaratıklar ne gibi bir meslek kaplamında görünürler?
- "Desem öldürürler, demesem öldüm!" Hatta, Ohannes PAMBOK'tan duydugum bir ipucu da var...

- De, bêjê, Kurro Kêrî!
- Also, madem adımı andın; Kürdo BAKSI ne olarak çalışıyorsa, gerçekte bu zavallılar da aynı meslegin elemanlarıydı... Son işleri aynı: "Contractor/ Informant" diye bir kadro kodlaması var... Informatör olarak çalışmışlar..
- Kime info?
- Israel'e, kime olacak!
- ?!

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Lazlar izlenerek tüm yaşam evreleri gizli,ce filma alınıyor; bu Derin Devlet’in de arkasındaki yer alan güçlerin asla terk etmedikleri alçakça bir alışkanlıktır…
- Başka kimler etkin görünüyorlar, ön sahnelerde ne gibi yaratıklar rol alıyorlar; bakalım mı?
- Bakalım!
- Kiralık ELEMAN OLARAK EU-DÜZLEMÌNDE POLIT-PROSTITUTES SEKT-SÌYON DAÌRELERÌNDE çalışan(!)lardan, ipini koparan bir sürü "Contractor/Informant" enstrumanlar geliyor... Kendilerine Büyük Ortadogu Projesi tüzügü ve Minör Asia Siyon Devleti bayragı da uydurmuşlar; işte, ekranda göründüler, çakallar...

- Ìzleyelim!

... ... ...

...and the blended Arab figures of the Neo-Zionist provocative leagues&foundations who already working for USraeli aims:
Z.: Ali DESAI: this travesty works at NBPA but has extra task and manipulates the actions of ENAR, European Network Against Racism which runs by the true Zioni-Racists.. (Incredible rirculous freakness; This lobby uses Eu like a toy-vibrator in the dirty hand of ZOG; for example, the main chief of ENAR, Madame Eva EGENBERGER is whore instrument of USraeli Mafia)
Sadia Hassanen, Arab-Jew traitor, fax 00.46.18. 471 23 63
Annika Rabo: Annika.Rabo@ceifo.su.se
Z: Novin Harsan was born in Qamishlo-town, 1955; Kurd&Arab traitor, still produces lies, very clever to behave fake roles for example she has problem with her big nose, its always goes easy bloody; but she calls the Jewish press cameras and tells that “anonymous anti Zionists” battled her, also she several times succeed to be poster with bloody nase.... But one day this cloack rat couldn’t play any role and arrested by Al-Hasakah polis departmenet in Syria in 11 june 2003 when she picked up the secret documents about the asylumseekers and immigrated Iraqians, who fleed from the occupational coalition troops. She escaped again back to Sweden by support of Jewish newspaper Expressen’s false journalist card...
Z.: Raouf RESSAISSI: this travesty works at Integrationsverket but has extra task and manipulates the actions of ENAR, European Network Against Racism which runs by the true Zioni-Racists.. (Incredible rirculous freakness; This lobby uses Eu like a toy-vibrator in the dirty hand of ZOG; for example, the main chief of ENAR, Madame Eva EGENBERGER is whore instrument of USraeli Mafia)
Lapon halkının azılı hasımlarıdır bu konvert-Yahudi yalakaları...
Yani, yagmacı import karaktersiz-ortadogu-çingeni asalaklar da Lapon kültürünü köklemek için kullanıldılar; yoksa TelAviv'den havalanan radyasyon silahlarla donanmış uçaklar değildi kullanılan, daha da performe olanı varken...

*+*
Yahudi emperyalizminin cins cins devsirme kiralik köpekleri, kendilerini ele vermegi sürdürüyorlar; izleyelim:
...and the main figures of the Neo-Zionist Iraqian Organizers who working for USraeli aims:
Z.: Alsaati clan members; leds by Farid Alsaati (b. 1956) who started two centers in Akalla and Vårberg (close to VårBerg’nbelsen Jobbtorg ConcentraZional Center-!-) Who pays all these center’s rent, salaries and taxi bills of members, you know?.. If you don’t know ask please Jan Jönsson, Ghetto chief of Jewish Folk Party...
Z: Essam Elnaggar active in Udeevalla,
Z.: Abdulwahid Al Mossawi: Snapphanev. 92, 177 54 Jaerfaella, Stockholm Phone: 00.46.8. 58018059
Z.: Aida Toumas Soleyman (guest -!-) from Israel, ordf. för Föreningen mot Kvinnoförtryck i Israel.
Z.: Azar Majedi ordförande i Organisationen för Kvinnors Frihet och chefredaktör för tidskriften Medusa.
Z.: Aazam Kamgoian (guest -!-) from England, författare och ordförande för Kommittén för Försvar av Kvinnors Rättigheter i Mellan Östern.
Z.: Asad Nodinyan, projektledare för Jämställdhet och Förebyggande Våld mot Barn och Kvinnor.
Z.: Azar Modaresi (guest -!-) from England, representant för iranska Arbetarkommunistiska Partiet.
Z.: Halale Rafi, top-chief of The Kommittén för Försvar av Kvinnors Rättigheter i Irak.
Z.: Rasool Awla, statsvetare (!) och sociolog
Z.-A.L.: Abbas RIDHA (chief at zioni-league Allierade against Iraq) This fascist organizer played many different theatrical roles when he arranged the provocative movements in Kuwait for example spread lie news and propogated that the "Swedish ID-owner traitors been kidnapped".. But after a short time the true journalists exposed that all the "disappeared collaborators are alive" and in the secure hands of occupational army in Middle East; also, they travelled back to the "new provocation areas", what USrael planned.. Abbas.Ridha@swipnet.se, Abbas.ridha@chello.se, Z.: Gunilla Sterner, jämställdhetsexpert (don’t make me laugh!) from Länsstyrelsen. Z.:Layla Vaisanen, active at Socialtjänstförvaltningen.
Z.: Massal Manahell (guest -!-) from Israel, kvinnoaktivist och fredsaktivist mellan Israel och Palestina.
Z.: Mariem Namazi (guest -!-) from USA, ordförande för Iranska Internationella Flyktingrådet.
Z.: Fausi Qattan; most libido-sick neozionist organizer, chief; Tel. 08-54903899, Sedelv. 46B, 129 32 Haegersten, Stockholm
Z.: Maria Rashidi, styrelsemedlem i Kvinnors Rätt.
Z.: Nazanin Rashid (guest -!-) from England, en av grundarna för Kurdiska Kvinnoakten mot hedersmord. Z.: Nazanin Salih, kvinnoaktivist och ordförande för Kvinnojouren i Kurdistan. Nasek Ahmed (guest -!-) from Irakiska Kurdistan, ordförande för Oberoende Kvinnors Organisation i Irakiska Kurdistan.
Z.: Dr. Nazad Bagi Khani (guest -!-) from England, advokat och forskare vid universitet i hedersrelaterade mord.
Z.: Parvin Kaboli, chief forKommittén för Försvaret av Kvinnors Rättigheter i Iran.
Z.: Walid Molla (guest -!-) from USrael, kvinnoaktivist och palestinsk (poor Palestine! Enemies in the lamb clothes, nothing else...) forskare om hedersmord i Palestina (she cant' see violence of USraeli mafia-!-).
Z.: Wilu Lillesaar: Migrationsverket
Z.: Mohammad Kammal Asad, chief for Kulturella Föreningen för Kurder i Sverige. Mobil 0046.73.6535567; e-mail nodinyan_a57@yahoo.se
Z.: Sara Mohammad, chief of the provocative föreningen Glöm Aldrig Pela och Fadime. Mobil 0046.70.4411075; e-mail sara_mohammad1607@yahoo.se
Z.: Hassan Shawgi active in Sth.
Z.: Halale Taheri, chief for Förbundet för Försvar av Kvinnors Rättigheter i Kurdistan. Mobil 0046.73.6162211; e-mail halale_taheri@yahoo.com
Z: Essam Elnaggar active in Udeevalla
Z.: Sahar Abdul-Hadi, lanced herself as “Arkitekt” -!!!- (maybe she too studied at Barzani’s caves like many other Neo-Zionist import products, who actually published such diploms by Tel Aviv Mafia publication section) Registrerades som bedragare av IKEA’s privatlån firm IKANO, then (exactly in februari 2001) she betrayed people for 25.000:- SEK exposed by her former chief Ewa ENGDAHL. Mammele Sahar’s boknings phone 00.46.8.6046209 Visitaddress: Bengt Bagares Gränd 12, 128 66 Sköndal, Stockholm
Lapon halkının azılı hasımlarıdır bu konvert-Yahudi yalakaları...
Yani, yagmacı import karaktersiz-arap-çingen asalaklar da Lapon kültürünü köklemek için kullanıldılar; yoksa TelAviv'den havalanan radyasyon silahlarla donanmış uçaklar değildi kullanılan, daha da performe olanı varken...

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

- Lapon degerlerini demolize ettiler, bitirdiler, diger kültürlere yöneldiler.. Buna gercek Yahoodi Holocaust endüstrisi denir... Simdi Ortadogu ülkelerine örnegin Kürtlere dadandilar...
- Ne yazik ki öyle! Mazlum Kürtlere de girmeyen emperyalizm kalmadi yani...
...and the main figures of the Neo-Zionist Kurd Organizers who working for USraeli aims:

Hüsamettin ASLAN, M. Siddik AVCI, Mümtaz AYDIN, Hüseyin ALDUR, Hawar ACKBLAD, Nihat AKAR, Nezir AKAT, Üzeyir AL, Ata ALA, Eyüp ALACABEY, Aziz ALIS, Kutbettin ALIS, Süleyman ALIS, M. Ali ALP, Kovan AMEDI, Mustafa AYDOGAN, Sait AYDOGMUS, Selim BAKAC, Sükran BAKAL,

BAKSI clan members:
“Little Brother” Kurdo BAKSI&”Large Syster” Nalin BAKSI:
Z-AL: Kurdo Baksi, Zionist male whore suspect for two mords in 1985. Baksi been exposed when he was the main pursuer beyond the immigrants from Middle East and hated Iraqian Arab revolutionaries Majid Hussain and Azad Jundi. Majid murdered in march 1985 and Azad in june 1985.
Z: Nalin Baksi, Zionist poliotical provocator missioned mostly by the Sosis capital boss’. During an interview she exposed that in the beginning felt herself as USraeli Jew. When she came from Batman city to the Swedish society, so she couldn’t answer by phone call, even replied her own name as “Golda Meir” (sick!..) instead of true name Nalin... Cheko PEKGÜL: last one officially husband to Nalin BAKSI. He infiltred to the Försäkringskassan and still steal the top secret information about the pursued Kurd&Zaza&Assyrian originated populations m.m...


Dilo BALIN, Taner BAYRAK, Belengaz BELGE,

BOZARSLAN clan members:
Sidik BOZARSLAN
Sermin BOZARSLAN

Kemal BURKAY: He don’t like direct connections with the dirty lobbies... But many times, many awful collaboration examples exposed by his party members... Burkay, as person, has clear and polite principles on Socialism and never asked for help by the lobbies... He is a person of “independendent characterized” principles and lead a little group “exiled SP”, divided administration settled (recruited directly) in Stockholm and Paris... But the lobbies are very generous to support his party members... Although his administration labelled themselves as “Socialist”, actually all these members signed many Fascist appeals what USrael ordered... This little group joined conferences mostly against the true revolutionaries...They categorized themselves as “high educated Kurds”, frankly never criticized Imperalism but each. They never tried to use the opportunities for their own folk although they had good connection with “professor tittled” actors in capital cities of EU... Maybe the lobbies paying for these acts, traitorous attitudes and administrative members been recruited without minimal problem...

Muzaffer COSKUN, Mustafa CIZIRI, Yusuf CIZIRI, Serefhan CIZIRI (went back as retired-!-),
Vakas CELIK (infiltrated to the KPML-r and been PM candidate to this poor betrayed party),

DAGDEVIREN clan members:
Nedim DAGDEVIREN (Kurdish Zion Library director and became NATO prop&a new Gladio investigator on Baltics by financial support of FöreningsSparbanken, exposed as thief when he steal money from SIDA/FramtidensKultFoundation etc. cash sections, according to the other imported propagandist Gypsi zion A. ONATLI),
Roshin DAGDEVIREN: second hand doggy, betrayed SIDA like his second hand father Nedim.
Mehmed DEHSIWAR, Salih DEMIR, Süleyman DEMIR, Sofi DEMIR, Cemil DEMIRCAN, Abide DIYARBEKIRI, Halit DOGRUEL,
Abit DÜNDAR (but it corrected as Dundar, without Ü according to the Tel Aviv&synagogues Wahrendorffs gate nr 3 registration centre. This fascist pedophile criminal infiltred to the Municipality sections of Southern Stockholm and still steal the top secret information about the pursued Kurd&Zaza&Assyrian originated populations m.m...)
Seyran DURAN, Aza Y. ERDEM, Muxlis ERDEM, Lokman ERTAS, Ali ERTAS, Bawer ESER, Bube ESER, Yasar GELERI, Aram GERNAS, Ahmet GEZICI, Selim CAN, Xxxx XXXX, Abdurrahman GUNDIKI, A. Selam GÜVEN,
Vedat GÜZEL: Lie machine like his true fathers and therefore he too serves still very eager by his Jewish owners; e-post: internet_word@hotmail.com
Seyithan IMRAK, Keya IZOL, Atila KALKAN, Mustafa KALPAK, Mazhar KAPLAN, Hursid KAPLAN, Firat KARAGÜL, Enver KARAHAN, Erol KARAHAN, Izzet KARAASLAN, Mesude KAYA, Remzi KERIM, Haci KILICASLAN, Seyh Mahmut KULAKSIZ,
M. Ali KUT: liar, traineed in France, too. At least “Élican/Élisan” settled in Scandinavia, fabricator about the fanatical separatist Zaza clan members. Code: Vengo Zaza, Élisan m m.
Yüksel KÜCÜKOBA, Mahmud LEWENDI, Mahani LICOK,
MALMISANIJ: It’s code name... His true name is; Mehmet TAYFUN.
MAMOSTE, Selim MURAT, M. Emin NAROZI, Firat NEMRUD, Yasar OGUZ,
ÖLCER clan members:
Fahri ÖLCER: born 1955 in Middle East, imported to Scandinavia, recruited by "fine papers" so called “fake Tel Aviv documents” and been recruited by Folk Party. His relative Mrs. Zelal Ölcer recruited as “nämndeman”, a kind of jury member and municipal representative of Jewish party Fp... It looks like a kind of diplom to be referred by Fp, remember boss Raoul Wallenberg’s fake diploms, then all the Jews accepted as high educated and recruited everywhere without minimal problem... fahri@telia.com
Resat ÖNEN, Zeynelabidin ÖZALP, Sidik ÖZCIRIS, Hatip ÖZER (went back), Orhan ÖZER, H. ÖZTÜRK, Lales QASO,

Baver REWSEN, Riza POLAT, Lokman POLAT, Serdar ROSAN, Zinar SORAN, Nezir SEMIKANLI, Ihsan SENER,

Vildan TANRIKULU: former chief of PKK but nowadays he struggle against the Kurds and spread manipulative propaganda infos, because of the internal conflict; also the ordinary Kurds accused him of betray and stealing of cash section completely so called AID-money of oppressed Kurdish people (poor Kurdish people, always been plundred by such infiltrated traitors)

Mehmet TAYFUN (code; MALMISANIJ), Mehmet TOPRAK, Sakir TUTAL, Erol TÜMEN, Hüseyin UCMAZ, Ismet UZUN, Halid XOCA, Sükrü XOCA,

YILDIZ clan members:
Burhan YILDIZ, Selahattin YILDIZ (these last two traitors exposed their relative revolutionary Murat YILDIZ who arrested by SÄPO, without any legal reason),

Mustafa YILMAZ,

Z.: Arif ZÊREVAN: BARZIONI's propaganda chief settled in the EU; profesZional propagandist/redacteur of Nefel Group publications; still spread manipulative news on the poor Kerkük, occupied Turkmen city in Iraq...
Sores ZIREK: prop.-signer; false asylumseeker like all others on this list...

Omar Sheikhmous: E-post: Omar.Sheikhmous@ceifo.su.se Phone: 00.46.8. 16 28 27 Fax: 00.46.8.15 67 20

ZEBARI clan members:
Sabir ZEBARI: Barzani’s brother-in-law, imported (recruited without problem) to Sweden in 1991. Neo-zion Swedish citizen (!) Sabir is Hosiyar ZEBARI's little borther and HosHiyar is minister of puppet government on Iraq.

AMIN etiquetted neo-zionized clan recruiters:
Jabar AMIN: infiltred to the Green Party and the false Antiracist leagues, like CMR although he is the true racist staff of zioni lobbies and CMR is Mo$$ad's propaganda unity in the northern EU... This eager piggy Jabar manipulates the actions of ENAR, too. ENAR looks like CMR, means European Network Against Racism which runs by the true Zioni-Racists.. (Incredible ridiculous freakness; This lobby uses Eu like a toy-vibrator in the dirty hand of ZOG; for example, the main chief of ENAR, Madame Eva EGENBERGER is whore instrument of U$raeli Mafia) Jabar AMIN's all the relatives settled in Laponia and working (!) on political areas for instance they are very clever to steal the secret info about the oppressed people of Lappland. This area, Laponia, stil uses a trainee place of NATO military operations and USrael joins all the actions, although the indigenous people don't want such industries on their own marks... It's difficult for a Jew or Swedish provocator to work on such area, but it's easier to be masked "immigrant Kurd" and extra mask the "environmental projects" to betray the oppressed people...
- ...by the side of Green Party or Sosis party of capitalist system?
- Why not!.. Show must go on!.. System is same system!..
- What a wonderful world!... Lapon halkinin azili hasimlaridir bu konvert-Yahudi yalakalari...
- I am fuccking such satellite SweCIA PornoKingdom!..
- ...me too!..
- ?!

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Kurdistan haritasi çizdiren ve yukarıda ele gecen elebasilari besleyen Frimurare Yahodiler, bu ikiyüzlü tavirlarini ne zaman sona erdirecekler?
NWO emperyalöizmi, Laponia Holocuast tarihinin haritasindan söz eden Sapmé liderlerini kafalarin baltayla kestirdi; simdi dünyaya yalandan insan haklari konferansları çekiyorlar... Utanmazligin limit noktasidaki bir siyon alynsidir bu manzara!
- Aynen öyle! Ve acaba Laponia topraklarindaki Yahodi soykırımının haritasini çizen Sapmé halkına ne yanıt veriyorlar?
- En hafif yaptirim olarak, BONNIERs sansur makinalarını işletiyorlar... Sonra izolasyon, daha ileri gidenini gören yok...
- Göremezler çünkü öncüler yitirtildiler...
- Nasıl?!
- Sigara dumanı gibi; nasıl!
- ??!?!?!?

*+*



Mo$$ad, sahte diplomalı orruspular kiralıyor, kendi kendilerini açıga vuran öz be öz kendi betimlemeleriyle (tasvirleriyle): Jewish whoore agent Caroline SZYBER ruling on BluffJurits'Union ICJ


ICJ tarikatı, sahte hukukçu diplomalı Yahudi ajanların, yargı arşivlerinden bilgi çalma ve adaleti manipule etme örgütüdür...

En çok izlenenler; Yahudi sultası altındaki zavallı Laponlar; insan bile sayılmıyorlar; kendi öz topraklarında tutsak geyik sürüleri gibi güdülüyorlar; bir başka deyişle: Saami people (Laponians) accuse the thieves:
http://pub45.bravenet.com/forum/3782049 ... ch/108504/
Lapon halkının azılı hasımlarıdır bu konvert-Yahudi yalakaları...
Yani, yagmacı import kurdo-çingen asalaklar da Lapon kültürünü köklemek için kullanıldılar; yoksa TelAviv'den havalanan radyasyon silahlarla donanmış uçaklar değildi kullanılan, daha da performe olanı varken...

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

...and the main figures of the Neo-Zionist Persian Organizers who working for USraeli aims:
Z: Farnaz Arbabi: born 1978 in Iran; during Goetheborg 2001 damonstrations she filmed immigrants and left all such documents to the lobby administrations and zionist foundations; so she been prized to be regisseur to the theatre.
Z: Bijan Fahimi&Alma. Persian Jewish finansman. Henriksdalsringen 109, 131 32 Nacka (moved to Danderyd; luxious district of Jews in the Stockhomo city) Phone: 00.46.8. 615 29 22 Visitcard shows as Bankman; Under elections showed lies against democrat-immigrant on his whole Internetpage advertisements and newspapers like Jewish paper DN. Bijan and his last wife Alma Fahimi working mostly in Danderyd and Nacka, owner of The Veritas technique commercia. Specialized staff of Veritas Sweden experienced on Gulf questions: Afshin Enssi: afshin.enssi@veritas.se, anja.fridholm@veritas.se, birgitta.norberg@veritas.se, khelud.zinou@veritas.se, sharif.pakzad@veritas.se, sigrid.tavakoli@veritas.se, sven.hansson@fededge.se
Z: Haideh Daragahi, opinionbuilder on her visitcard as profession (job !?) When Pela Atrushi and Fadime Sahindal murdered so this triple (Haideh, Leila, Azam) took project money by shurk minister Mona Sahlin aimed (!) to build opinion groups. Whay not the Kurd organisations when Pela&Fadime were the Kurds? Ask to the Jew York’s main Q-Network!..
Z: Farzaneh Dehdari, Persian Jew jurist donna (don’t laugh, please!)
Z: Mansour Jacobson, imported from Iran, works for Jewish party Fp.
Z: Shahram Khosravi: E-post: Shahram.Khosravi@ceifo.su.se Phone: 00.46.8. 16 26 95
Z: Masoud Kamali, researcher, Persian Jew, phone 00.46.18. 471 63 94, But this phone belong to Uppsala Universtity.
-Yes!.. Because the Uppsala university belong to the Zionist leagues. E-post: masoud.kamali@multietn.uu.se
Z: Azam Qarai, active betrayer at the Anti-Iranian leagues, smuuggles the so called Persian Jews to Western (why not to USrael or Jew York?)... Kvinnors Nätverk, Dalila-Kvinnors Nätverks tjejprojekt, Box 2242, 103 11 Stockholm Phone: 00.46.8. 411 78 55 and 646 10 70 Dalila-Kvinnors nätverks tjejprojekt Phone: 00.46.8. 556 390 19 azam@kvinnonet.org, majgreitz@kvinnonet.org
Z: Leila Qaraee: vice organizer by her sister Azam and moved to a second bureau to earn second salary. Clever?! Postal address; Kvinnors Nätverk, Box 2019, 103 11 Stockholm Phone: 00.46.8. 411 78 55, fax: 646 45 21 Leila’s new visitaddress: Mäster Olofsgården, Stortorget 7,-2 tr, Mariatorget, Stockholm E-post: leila@kvinnonet.org , Z: Soma Reazi, Persian Jewish student
Z: Mohammad Noori, Persian Jew, have insider missions by the Jewish Party Fp
Z: Johan Raber, imported from Iran, works for Jewish party Fp.
Z: Azadeh Shokohi: phone: 00.46.709622940 fixed to import the relatives, too; example; Kiomars Baradaran-Shokohi; Tel. 0171-440993 Slånbärsv. 174, 745 61 ENKÖPING. Shahrzad Shokohi; Tel. 08-6281215 Lötsjöv. 23, 174 43 Sundbyberg. Hamid Shokohi Ghadim Tel. 031-532286 Alkaliev. 13A, 445 33 BOHUS All these parasites don’t want to work because the Jewish lobbies steal the Swedish tax-payers’ wealth and pay to these imported doggies.. Zionist Mammele Azadeh worked by the side of Nobel prize shurk committee members and therefore a traitor woman get prize, who calls Shirin EBADI neo-TALMUDIAN, struggles against the muslims.
Z-AL: Maryan and Mahyad TAVAKOLI, Studerande i Kalmar, c/o. F.Kassan, 391 84 Kalmar, Sweden and Ingrid Tavakoli works at The Veritas technique commercia bolaget i Sth/Veritas A.B. Iranian Jews
Lapon halkının azılı hasımlarıdır bu konvert-Yahudi yalakaları...
Yani, yagmacı import iran çingenesi asalaklar da Lapon kültürünü köklemek için kullanıldılar; yoksa TelAviv'den havalanan radyasyon silahlarla donanmış uçaklar değildi kullanılan, daha da performe olanı varken...

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

...daha neler neler; ilaveten Türklük kimligini suistimal eden birçok kişiliksiz asalak süprüntüler, masonlar, dönmeler, yelpazeler; sahte ögretim görevlisi Durusoy YAZAN'lardan sahte gazeteci çingeneler Emine ONATLI&Sakine BOHÇACI-MADON&Ülkü HOLAGO lesbo-homo sapıklar kategorilerine dek devşirmeler; "gerçek babalarım Yahudi imiş", diyen ilticacı Kürtler...
- Bu bir markettir efendiler, bu bir endüstri; bu performe-piyasada insanlıgını/ahlakını yitiren her kiralık şerefsize yer var; rütbe var, faizsiz kredi var, bonus armagan gazetecilik diploması var...
- Lapon halkinin azili hasimlaridir bu konvert-Yahudi yalakaları...
- Kimler var başka?
- Nerede?
- Dünya kupası elemelerinde!
- Kalede mi?!
- Yok, orta alanda! Yahu, dalga geçme, profillere geç; örnegin bu piyasadaki misyoner tiplerden söz et, biraz da!
- Kimler yok ki!.. Çok!
- Örnegin, en popüler olarak biri!
- Populeri, en yüzsüzleri... "Güney Sanat dergisi yazarları XXX", takma adlı dönme eleman, son günlerde en çok deşifre olan Siyonist misyonerlerden biri... Sahte hristiyanlık broşürlerine desenler uyduruyor; safsalak sol yayınlara (Birgün gazetesine ve sendikalara Eliyas-Cehm HEMIR sahte kimligiyle) sızıp provokator yazılar veriyor; Egitim Sen ve Halkevleri'nde (meslek lisesi ögretmeni imiş gibi) yatıp kalktıgı oluyor ve Jyllands Posten gibi siyon mediasına, islama hakaret niteligindeki karikatürler çizen bu eski ögretmenin gerçek adı: Eliyas-Cehm EMIR, yuvalandıgı mekan ise Avcılar Istanbul, fakat ne hikmetse henüz daha bilmem ne ögretmeni gibi gösteriliyor; artık bu kadar olur yani, toplumla resmen alay edercesine...
Bu COLLABORANT
https://encrypted-tbn0.google.com/image ... AWe64-vUdQ
http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9 ... C3-4U8nqRg
Gay EMIR'in self-caricaturize portresi.
Bu, sahte Güney maipulator merkezinin yazi isleri prop-pezevengi, taaa Danimarka'dan Istanbul'a uyuşturucu armagan (!) yollatan Yahudi direktör, yani sahte Güney Sanat dergicilerinin efendilerinden biri...


Bu Masonların ve üremesi tarikatlarin tapındıkları ortak simge; israelian Davit Yıldızı; tüm dönmeh'ler gibi döner de döner.

Neresinden bakarsak bakalım, ne yazık ki Türkiye, karaktersizler cenneti olma yolunda... Misyonerler cirit atıyor, "höst be melun hayvan!", diyen yok!...
http://g924.probook.de/?seite=0

Üstüne üstlük bir de misyonu var; "Siyonist provokatör Misyoner Sapık Gayhatun Eliyas-Cehm EMIR ve karşınızda son görünüşüyle, pisligin MissSiyon" portresi:

Evet; Ana Katili utanmaz Misyoner Eliyas-Cehm EMIR denilen (ve peruksuz haliyle Fatih ÜREK'in tıpatıp ablasına benzeyen travesti dönmeh soysuzu) mal bu'dur!
Neler neler...

Devşirme dönme'ler var...

mediatik misyoner provokatörler var...

propagandist manipulatörler var; örnegin Almanya sinagoglarından arpalanan "kontraktor" elemanlar var; kiralık sıgınmacılar-beynelmilel beslemeler var; sahte Yılmaz GÜNEY sanat dergisi çıkaran ve bunu siyonist beyin yıkama amacıyla yürüten Eliyas-Cehm EMIR

+ suretinde insanhasımı kuduz it'ler var...
sahte Cerkez gercek Yahudi sadist ìt Kuban Paul SHEAUHMXNN var; onun gay karisi sahte Cerkez gercek Cingene ìt Özcan TOX var vbg vbg var da var...
Yani, yagmacı import turko-çingen asalaklar da Lapon kültürünü köklemek için kullanıldılar; yoksa TelAviv'den havalanan radyasyon silahlarla donanmış uçaklar değildi kullanılan, daha da performe olanı varken...

Selma KOCIVA

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Devlet terörü (eger U$rael devlet ise) direktörleri, satellitlerine bir extra görev veriyor: tüm azınlıklar aydınlar bagımsız bilim adamları ve sanatçılar, özellikle tarihte başkaldırıcı olarak ünlenmiş hakların başında gelen Laponlar, potansiyel sanıktırlar, izleme altında bulundurulacaklar... Buyruga uyan yönetimler, kolayca öngörülebilirler: yani yine ilk sırada bir kukla rejim olan SweCIA PedoKrallıgı sırıtıyor: Mason-Yahudi kontrolündeki kukla bir alyans sirki olan İsveç Parlamentosu, tartışmalı bir yasa olan "dinleme yasası"nı onayladı
Red. LaponNet TV, 10 aralık insan hakları(!!!) günü 2008

İsveç Parlamentosu yurtdışı ile telefon ve E-mail trafiğini denetleme yetkisi veren yasayı onayladı.

143 Milletvekili evet oyu kullanırken 138 ise yasaya karşı çıktı. Bir milletvekili ise çekimser kaldı. Yasanın onaylanmamasından korkan dörtlü alyans mason koalisyon hükümeti, tasarıyı daha önce sürpriz bir şekilde geri çekmiş ve yeniden düzenlemişti. 2009’un başından itibaren yürürlüğe girecek yeni yasaya göre askeri dinleme servisi (FRA) yurtdışı ile yapılan tüm telefon, e-mail ve sms trafiğini hakim kararına gerek kalmadan denetleyebilecek.

Hükümet yeni yasayı zorunlulukla ve dışarıdan gelebilecek tehlikeleri hızlı bir şekilde önleme amaçlı olmakla temellendiriyor. Eleştirmenler ise İsveç’in de yakında bir dinleme ülkesi olacağını belirtirken, insan haklarına yapılan bu müdahalenin hukuken kontrolsüz ve korumasız olması eleştiriliyor.

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Londra'dan yayın yapan Açık Gazete.com yazarları, aydın sorumlulugu ve cüreti görsterererek "resmi tarih / mason endüstrilerinde çatlak ahlak" konusunda tartışmagı sürdürüyorlar; izleyelim!

Nerede Uygarlık/Humanist duyarlılık? Nerede kitlesel tepki? United Nations/Birleşmiş Uluslar Örgütü morgötü babaları, malı götürmede gösterdiginiz beceriyi, kendi elinizle onayladıgınız yasalarınızı yaşama geçirmede göstersenize! Hani, nerede o sayısız yasalarınızın uygulanması? Bize gelince kanı durdurmuyorsunuz/sokaktaki normal it bile çıglıgımızı duydu da, siz beyler-agalar yükümlülüklerinizi suistimalde ustasınız; mazlumlar söz konusu olunca sagırsınız nedense?! Hani ya o hak hukuk denen temeller; ellere var bize yok mu?


Mazlum halklar, kan aglıyorlar!

Eey, güzel insanlık, güzelligini onurluca göster artık/ettigini bulsun siyon denen yaratık!

Jews are killing civilians...watch this clip, for instance; women, children were been executed by IDF (Insanity Death Forces of ZOG)
imglink:judicial-inc.biz/Gaza_women_shot.WMV

Selma KOCIVA

TV’de “Bilimsel tartışmalar yasaklanmadan” programında sayın A.S.L. diyor ki: Bir insana Lazdır, Rumdur, Hristiyandır, Alevidir, Zazadır, Kürttür, Yunandır, Ermenidir diye düşmanlık gütmek, ruhsal sakatlıktır, ahlaksal sapıklıktır, insanlaşamamış olmaktır…

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

“Lazlar kazlar ne fark eder” diyerek soyukırım yürütenler, Kemalizmin de onun bayrağının da anlamını çamura düşürmüşlerdir. Biliyor musun; düşünür Hovard ZINN diyor ki: Masum insanları öldürmenin utancını kapatacak büyüklükte bir bayrak yoktur.



{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Egemen burjuvazi, resmileştirdigi tarih dışında bir gerçek tanımak istemez... Saltanatını, buna baglı olarak görür (görmese de öyledir...)...



Gerçek tarih bilinci kitlelere yayıldıkça, en tepedeki canavardan tutun en kıyıda kalmış bekçisine dek, kendi saltanat tarihinin kısalacagını anlamayacak denli aptal degildir... Hiçbir emperyalist idiot degildir; yani, siyon tohumu, gerizekalılıga özdeş bir terim degildir ve bunun somut sonucu olarak elbette hiçbir sınıfsal kavga raslantı degildir...

Selma KOCIVA ve azınlıkların sesi dayanışma insiyatifi

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…




http://tbn0.google.com/images?q=tbn:SKD ... eality.bmp

- ZOG denilen SiyonÌsgal alanlarının hepsi de F-16 ile soykırıma ugratılmıyorlar; hepsi de ille ki Ortadogu gibi bir simetrik katliam sürecine sokulmuyorlar. Fakat özellikle EU üyelerinin herbirinde görüldügü gibi farklı sosyo-labb işlemlerine sokuluyorlar; entitüSiyonal metod denilen sessiz eliminasyon süzgecinden geçiriliyorlar.... Bir bilge'nin ingilizce vurguladıgı gibi: Unfortunately; EU institutions are stinking... The satellites of ZOG are under this cowardy cover
and behind of this "cloned dildo"

we detect the main cowardiess, masked-coup of Zion Snakes, like that, nowadays operate whole EU




+-+
Londra'dan yayın yapan Açık Gazete.com yazarları, aydın sorumlulugu ve cüreti görsterererek "resmi tarih / mason endüstrilerinde çatlak ahlak" konusunda tartışmagı sürdürüyorlar; izleyelim!
- DemocraZional Sistem, nefret üstüne kuruludur; "gerçek" kavramından bile nefret edenler var!...




- Lapon degerlerini demolize ettiler, bitirdiler, diger kültürlere yöneldiler.. Buna gercek Yahoodi Holocaust endüstrisi denir... Simdi Avrupa ülkelerine örnegin EU üyelerine dadandılar...
- Ne yazik ki öyle! EU üyelerine de girmeyen emperyalizm kalmadi yani...!
- Sizi dinleyenleri de ne risklerle karşı karşıya getirdiginizi öngörmeniz gerek... ... ... - Anlıyorum, demek istediginizi! Lobby denilen etkinlikleri bilen herkes genelde bu düşüncelere katılıyor...
Yani, yagmacı import çingene asalaklar da Lapon kültürünü köklemek için kullanıldılar; yoksa TelAviv'den havalanan radyasyon silahlarla donanmış uçaklar değildi kullanılan, daha da performe olanı varken...


Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…


Bu bir prosedür/prosesSiyon; onlar hedefini belirlemiş; biz ise ne yazıık ki, dogru yolda bile tökezliyoruz... Dolayısıyla Irak gibi, Türk bayragını bile

Türklügün ve islamlıgın düşmanları, yeniden Mammele'lerinin donu gibi desenleyip biçimsizlendirmege hazırlanıyorlar... Kendi kendilerine bazı hazırlıklarını tamamlamışlar bile...




- Sizi anlıyorum! Bu network/şebekeleri tanıyorum ve bundan dolayı size tamamıyla katılıyorum!





Laponia needs liberation from the Jewish Masonry Alliance Imperialims! Set Free Sapmé people from Zionist Imperialism!
-Set Free Laponia from the Jew-ruled SweCIApornoKindom!-
http://www.youtube.com/v/FBxxShwrZnE
Yahoodi-yularli Zionist SweCIA Porno Kralligi yikilmali; Laponia Yahoodi tutsakligindan kurtarilmalidir!

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…
- Nedir bu olay?
- Bu bir çeşit performe olmuş soykırımdır; azinliklara, aydinlara, onurlulara yönelik saddist bir soykırım; NWO'nun kitabindaki tanimiyla: Oppressed Minorities; INDIGENOUS&ABORIGINOUS&LAPONIANS&KURDS&ALEVITIS&PONTOS&Minor Asian Greeks&LAZS etc etc















Yuları elinde tutanlar ise aslında, tarikatlar/vakıflar; arka perdede yer alan finansSiyonal agalar; yani.../Sect


{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Lappe LAPINSON diyor ki: Lapon halkına uygulanmış Yahudi soykırımı yöntemlerini iyi anlarsak, emekçi sendikacı önderlerin sistematik ”temizlenmesinin” ve özellikle Laz öncü figürlerinin yok edilmesinin ardındaki kiralık katil endüstrisi olan GLADIO projeleri ilişkisini daha netçe kavrarız...

Timbro tarikatı, Avrupa kültürünü demolize eden siyonist çetelerden biridir, özellikleri, AKP diktasını andırıyor…




- Sect

Timbro




What does it mean?


Johnny MUNKHAMMAR (MUF, Moderata ungdomsförbundet)
http://www.muf.se/image.php?use=article&id=876

<img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:2w8aOzUFwac2lM<span class="link">http://www.jtsa.edu/images/torahfund/tzbox2.jpg" alt="[linked image]"></span>

Alyanslar/koalisyonlar günümüzde, kanlı tarikatlar/vakıflar/cemaatlar/lobbyler ve vicdansızca çıkarlar üstününe kuruluyorlar!

(unfortunately, this photo was been hacked by convert Jewish Gypsy agent Özcan TOX)


Dinlerle bağlantılı akıl hastalıkları dalında araştırmalarıyla tanınan ünlü teolog uzman Hasan ÖZÜDOĞRU diyor ki: *Militer Mafya U$rael, Kudüs'teki Al-Aqsa camisine girerken nasıl tepki gösteriyorsak, aynı biçimde, Türkomongoloit Islamofaşistlerin Istanbul Haga Sophia kilisesine girip kirletmelerine de kararlılıkla tepki göstermeliyiz. Trabzon'da, Sarıkamış'ta, Kars'ta vbg yerlerdeki kiliselerin camiye ahıra çevrilmesi barbarlığına da karşı çıkma erdemini gösterebilen insan, uygar insandır.*














- Sect


{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

‘Tuncelililer şerefsiz, Aleviler sapık!’
Bu şekilde hakarete uğrayan öğretmenin hak mücadelesi de cezalandırılmak isteniyor…
Red. Demokrathaber.net/ TV 2 Mart 2012

‘Tuncelililer şerefsiz, Aleviler sapık!’

CHP'li Erdemir, basın toplantısında İnegöl'de bir dershanede çalışan Taylan öğretmenin ''Alevi olması'' dolayısıyla karşılaştığı ayrımcılık, nefret söylemleri ve sorunları anlattı.

CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, ''Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'i, eğitim kurumlarında sıklıkla yaşanan ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme süreçleriyle kararlı şekilde mücadele etmeye, gerekli önlemleri almaya davet ediyorum'' dedi. Erdemir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Taylan öğretmenin, 2009-2010 öğretim yılında İnegöl'de bir dershanede çalışmak üzere sözleşme imzaladığını, öğretmenin ''Alevi olması'' dolayısıyla çalıştığı sürece öğretmenler ve dershane yöneticilerinin nefret söylemi, ayrımcı davranışlarına maruz kaldığını savundu.

Erdemir, Taylan öğretmenin, yaşadıkları nedeniyle Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğüne şikayet dilekçesi gönderdiğini, müdürlüğün dersane şubesine kınama cezası verdiğini, İnegöl savcılığına yapılan suç duyurusunun ise ''kovuşturmaya yer olmadığı'' kararıyla sonuçlandığını, karara itiraza ise henüz yanıt gelmediğini anlattı.

Dershanenin genel merkezi ve İnegöl şubesinin, olayın basına yansıması nedeniyle Taylan öğretmene 5'er bin liralık iki ayrı tazminat davası açtığını belirten Erdemir, dershanenin Taylan öğretmenden özür dilemesi ve tazminat davasını geri çekmesini istedi.

Erdemir, ''Artık Türkiye'de insanlar yalnızca ayrımcılığa ve nefret söylemine maruz kalmamakta, maruz kaldıkları ayrımcılıkla mücadele ettikleri için de cezalandırılmaktadır. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'i, eğitim kurumlarında sıklıkla yaşanan ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme süreçleriyle kararlı şekilde mücadele etmeye, gerekli önlemleri almaya davet ediyorum. Artık eğitim kurumlarımızda nefretin pedagojisi değil, eleştirel akıl ve insancıl değerler rehber olsun'' diye konuştu.

Erdemir, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkaran kanun teklifine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, gelişmiş ülkelerde eğitimin niceliği değil niteliğinin tartışıldığını söyledi. Erdemir, ''Türkiye'de de gönül isterdi ki eğitimin içeriğini tartışalım. Ama ne yazık ki hiçbir ön hazırlık yapmadan, katılımcı demokrasi adımları atmadan, bir çırpıda eğitim sistemini yaz boz tahtasına çeviriyoruz'' dedi.

Aykan Erdemir'in konuşmasının tam metni şöyle:
Bugün sizlerle Bursa’nın İnegöl ilçesinde bir öğretmenimizin yaşadığı nefret söylemi ve ayrımcılık deneyimini paylaşmak istiyorum. Mağdur öğretmenimizin kendi isteği üzerine tam adını kullanmayacağım ve kendisinden Taylan Öğretmen olarak söz edeceğim.

Taylan Öğretmen, 2009-2010 öğretim yılında İnegöl Kültür Dershanesi’nde çalışmak üzere bir yıllık sözleşme imzalar. Alevi olması nedeniyle çalıştığı süre boyunca gerek öğretmenler gerekse dershane yöneticilerinin nefret söylemlerine ve ayrımcı davranışlarına maruz kalır. Örneğin bir öğretmen kendisine “Tunceliler şerefsiz oluyor, Alevi ve Kürt oldukları için isyan ediyorlar” der. Bir başka öğretmen ise “Alevi ve Şiilerin hepsi sapık” der. Bir müdür yardımcısı ise Taylan Öğretmen’in çok başarılı bir öğretmen olduğunu ancak iş yerindeki huzuru ve öğretmenler odasındaki sinerjiyi bozduğunu, toplu sohbet ve toplu namazlara katılmadığını ve diğer öğretmenler ve işyeri müdürünün Alevi bir öğretmen ile aynı ortamda çalışmanın günahını artık taşımak istemediklerini belirtir. Biliyorum ki tüm bu yaşananlar nefret söylemini siyasetin bir aracı yapan ve kindar nesil yetiştirme çabası içinde olan Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarında hiç de şaşırtıcı değildir. Şaşırtıcı olan ise mağdur bir öğretmenin hakkını arama sürecinde başına gelenlerdir.

Taylan Öğretmen, haklarının bilincinde olan her sorumlu yurttaşın yapması gerekeni yapar ve inancı dolayısıyla maruz kaldığı sistematik ayrımcılık ve ötekileştirme nedeniyle Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne şikayet dilekçesi gönderir. Yapılan incelemeler sonucunda, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce dershane şubesine ‘KINAMA’ cezası verilir. İnegöl Savcılığı’na yapılan suç duyurusu ise ‘Kovuşturmaya Yer Olmadığı’ kararıyla sonuçlanır. Bu karara 5 Eylül 2011’de yapılan itiraza ise Yalova Ağır Ceza Mahkemesi henüz yanıt vermemiştir.

Dershanenin Genel Merkezi ve İnegöl Şubesi olayın basına yansımasını gerekçe göstererek Taylan Öğretmen’e 5’er bin liralık iki ayrı tazminat davası açmıştır. Bu tazminat davalarının Taylan Öğretmeni sindirmek ve davadan vazgeçmesini sağlamak amacıyla açılmış olduğu kuşkusu uyanmaktadır. Tazminat davaları, hakkını ve hukukunu meşru yollarla savunan Taylan Öğretmeni sistematik bir mağdurlaştırma süreciyle karşı karşıya bırakmaktadır. “Mağdurlaştırma”, insan hakları literatüründe “bir kişinin ayrımcılığa uğradığı gerekçesiyle yaptığı şikâyet sonucunda kötü bir davranışla karşılaşması veya farklı muamele görmesi” olarak tanımlanmaktadır. Artık Türkiye’de insanlar yalnızca ayrımcılığa ve nefret söylemine maruz kalmamakta, maruz kaldıkları ayrımcılıkla mücadele ettikleri için de cezalandırılmaktadır. Toplum olarak takdir etmemiz gereken yürekli yurttaşlar, nefret ve ayrımcılık karşısında susmadıkları için mağdur edilmektedir.

Yaşanan bu ibret verici gelişmeler sonrasında sizlerin huzurunda şu üç davette bulunmak istiyorum.

Kültür Dershanesi Genel Merkezi’ni ve İnegöl şubesini Taylan Öğretmen’den özür dilemeye ve tazminat davalarını geri çekmeye davet ediyorum. Maddi güçlükler içinde bulunan mağdur bir öğretmenin 10.000 lirasını almak bir eğitim kurumuna yakışmaz. Unutmasınlar ki ağlayanın malından kimseye hayır gelmez. Atalarımızın dediği gibi: “Alma mazlumun ahını, gökten indirir şahini”.

Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer’i eğitim kurumlarında sıklıkla yaşanan ayrımcılık, nefret söylemi ve ötekileştirme süreçleriyle kararlı bir şekilde mücadele etmeye ve gerekli önlemleri almaya davet ediyorum. Artık eğitim kurumlarımızda nefretin pedagojisi değil eleştirel akıl ve insancıl değerler rehber olsun.

Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı nefreti ve ayrımcılığı körükleyecek eylem ve söylemlerden uzak durmaya, sekiz yıldır sürüncemede kalan Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu’nu ve Ulusal İnsan Hakları Kurumu’nu hayata geçirmeye ve Nefret Suçları Yasası’nı bir an önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine getirmeye davet ediyorum.

Nazım’ın da dediği gibi: “Bu davet bizim! Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür. Ve bir orman gibi kardeşçesine. Bu hasret bizim!” (T24)
http://www.demokrathaber.net/siyaset/tu ... h7363.html

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Bir çeşit Timbro tarikatıdır bu AKP diktatörlügü...
http://www.humanist.de/humanist/gb-1140.html
http://194.245.102.185/publikationen/m/2002/06/26.html
http://www.factnet.org/discus/messages/ ... 1059974357
http://www.internetrights.org.ua/index. ... -gram&n=22
http://www.pul.nu/debatt31.htm
http://www.stefan-tcholakov.com/index.p ... disk+r%E5n+
http://hnn.us/comments/28717.html

http://sweden.indymedia.org/newswire/display_any/52745
http://www.network54.com/Forum/65142/thread/1110537594/
http://www.bankrattsforeningen.org.se/polis93.html
http://www.otr.org/_disc2/00000002.htm
http://www.karlsson.at/pers/friendsonly ... rihet2.htm
http://www.sbg.ac.at/oim/docs/03_6/03_6_08

http://www.analyskritik.press.se/rattoc ... le/pul.htm
http://www.cr-international.com/
http://www.theregister.co.uk/2003/11/27 ... tightened/
http://www.taylorwessing.com/topical/in ... bodil.html
Tıpkı Laponlara karşı yürütüldüğü gibi, gittikçe daha acımasız ve daha performe olan siyonist silah endüstrilerinin Gladio yöntemleri öteki azınlıklara karşı da aynı vicdansızlıkla yürütülüyor...
Bu deşifre edici belgeselle ilgili olarak KHG-Karadeniz halkları tartışma grubu administrasyonu, güncellediği bir dökümanter klibi yeni skandallarla destekleyerek yayınlayıp acı gerçeği vurguluyor: Kocaeli'de Lazların malı mülkü ırzı, özellikle Kars'tan getirilen yagmacı tarikatçı çingene caniler tarafından yagmalanıyor. Koceli'de pilot hırsızlık bölgeleri Kefken, Derince, Derbent, Kartepe, Maşukiye ve Eşme olarak mimlendi. Lazların evleri Rum evleridir denilip tıpkı Sarıkamış'ta işgal edilen evler arsalar ormanlar gibi işgal ediliyor... Talan var, bu sadist talan,1915'te başlayan soykırımın berdevamıdır... Bunun ucu taa NATO Gladio mimarlarının gizli projelerine dayanıyor; Lazlar, Rum Ermeni kökenli olarak hedef gösteriliyor; yağmacı barbarlar cüretlendirilip kışkırtılıyor... BOP projesinin yan projelerindendir diyebiliriz... NATO Gladio projelerinin mimarları, azınlıkları azınlıklara boğdurma aşamasından bir üst aşamaya geçtiler; şimdi tüm kin ve nefret içinde pişmiş olan her çeşitten mezhep, Türklere karşı kışkırtılıyor. Yani, düm nasıl ki Türkler, Emneilere karşı kullanıldılarsa bugün de aynı mimarlar, kısacası yahudi finans gücü, her çeşit devşirme karaktersizi silahlandırıp Türklüğe karşı soykırım başlatmış bulunuyor... NATO start verdi; sıra geldi Kemalist laikliği gömmeğe Türklük de tarihten silinecek; ilginçtir, müslüman geçinen tarikatlar da onayladılar; çünkü bunların şefleri aynı borsalarda aynı kağıtlara oynuyorlar; ortaklar!.. Özetle; Jew OBAMA + Tahrip ERBOĞAN'ın çocukları + Musa'nın sair gayrimeşru çocukları + NATO'nun tüm şefleri aynı Stock Exchange borsaları kategorisinde kolkola plasmanlar gerçekleştiriyorlar, bunlar mason finans birliğinin üyeleri durumunda bir nevi gizli tarikat üyeleri durumundalar; BILDERBERG kibar smokinli mafyası, NATO bağımlısı borsadan yalnızca bir yapraktır, en çok deşifre olanıdır; kalanını öngörebilirsiniz...



Rize Muhalefet diyor ki: Doğa, Karadeniz Sahil Yolundan İntikamını Alıyor! Hukuk Yoksa Doğanın Adaleti Var! Öfkesi Doğayı Katledenlere...


Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

http://www.voxfux.com/archives/00000058.htm

http://researcher.se/archives/2004/05/b ... et-fr-pul/
http://www.sidley.com/cyberlaw/features/euprivacy.asp
http://www.legal500.com/devs/uk/it/ukit_155.htm
http://www.hro.org/editions/edri/22/index_5.php


Daha nice kirli oyunlar var daha açığa vurulamayan!
(unfortunately, this photo was been hacked by convert Jewish Gypsy agent Özcan TOX)
...
Böyle zamanlarda diktatör Tahrip ERBOGAN'ın ikinci standart suratı gelir karşıma ve düşüncemi yeniden fişletmekten korkarım, öyle ya ben de insanım, ben de çekinirim; hatta aklım durur bazan, susarım... Fakat sahneyi de terk etmem, daha önce düşüncesi için kellesini vermekten çekinmemiş bir düşünürden borçlandıgım kurşun gibi özlü bir söz atarım sahnenin ortasına. Aradaki bagıntıyı gören görür, görmeyen boş gözlerle bakmagı sürdürür ve demokrasi oyunu harala gürele sürer gider:

James BOVARD diyor ki: *Demokrasi, iki kurtla bir kuzunun akşam yemegini öngörebilme konusunda seçim oyunundan çok daha başka birşey olabilmeliydi!*

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

http://www.scaraye.com/article.php?rub=6&sr=14&a=60
http://www.clic-droit.com/web/editorial ... art_id=241
http://www.social-law.net/article.php3?id_article=436
http://www.europainstituut.leidenuniv.n ... ?m=19&c=71
http://www.frg.eur.nl/personal/cheungta ... qvist.html
http://www.venables.co.uk/n0405ecommerce.htm
http://www.onrec.com/content2/news.asp?ID=3248
http://p096.ezboard.com/fneworder57168f ... =888.topic

http://members.tripod.com/indianheart/_ ... 00004b.htm
http://www.zip.dk/gaeste/bog.php3/15226/
http://indymedia.se/newswire/display/47558/index.php
http://members.tripod.com/indianheart/_ ... 00004e.htm
http://www.humanist.de/humanist/gb-1065.html

http://members.boardhost.com/Bulgaria/m ... 89704.html
http://p208.ezboard.com/fneworder57168f ... =897.topic
Sects' instruments at task, everywhere...
Usually, when "DominaZional Power" assassinates anybody, it's a kind "operation" and it's tabu to critize such affairs... But when people try to stand-up or any movement try tyo build the resistance group, wow, at least it'll be labelled: "terrorism"...












This snake is not danger than Stig WALLIN (CMR's Mo$$ad Chief)... Do you understand, where is the biggest poison center in the EU?!





{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Uydu-yönetimler, giderek her anlamda NWO'ya uydular; extra kerhane gibi kullanılmaktan başka bir işlevleri yok; utanma kavram zaten pratikte yok; anayasaları da göstermelik, bagımsız demokrasi falan oldukları da.../Satellite-countries used by ZOG, for example Sweden looks like a kind extra bordello of TelAviv Mafia and Municipality Stockhomo city/ SDF Hägersten-Liljeholmen still driven by pedofilo-judeokurd Abxt DÜNDXR and his officially kinky-customers





FABRICAZION FORUM
(unfortunately, this photo was been hacked by convert Jewish Gypsy agent Özcan TOX)
MACHINERY

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

http://judicial-inc.biz/False_Flags_summary.htm






...buraya dogru gidiyorlar; erekleri bu, kendi satanistik saltanatlarının bayragını dalgalandırmak:

Olmazsa ikinci bir bayrak önerileri var; utanmazların:


<img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:s0baN13RPf4IXM<span class="link">http://www.southwest-connection.com/swcnews2/tsm.jpg" alt="[linked image]"></span>

Hayınlar/import enstrumanlar/sogukkanli tetikciler/politik orrosspular/ köşebaşlarına yerleştirilirlerken aydınlar temizleniyorlar... Ìnsanı insan yapan degerler dejenere ediliyor; ahlak kavramı aşagılanıyor; cünkü ancak onurlu insan bilincli tepki gösterebilir ve elbette düşman, aptal degil; tepki ortamı yaşanmasın isteniyor; yine bir bilge'nin ingilizce originalinde dedigi gibi: "eliminates good characters and reliable persons completely dismissed under heavy pressur cases, many of them living in a trauma to go to the elimination machinery, also fake jobcenters etc projects of system"...

Laz aydınlar ve Ermeni Rum etc aydınlar her zaman dayanışma gereğini ve bilincini korudular. Bu bilinci baltalamağı amaçlayan BOP’çu egemenler ise aydınları elimine ettiler; elimine derken de en kalleşçe yöntemleri uyguladılar, hayın Laz türünü, onurlu Laz arkasından beşinci bir kol örnegi tam anlamıyla iki ayaklı çakal gibi kullandılar…

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting…

Harun KARADENİZ anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

*Anımsayalım; ayrımsayalım!*

Harun KARADENİZ ölümünün 39. yılında anıldı
Red. Haber.Sol.org/ 15 August 2014

Yurtsever gençlik önderi Harun Karadeniz, ölümünün 39. yılında ailesi ve mücadele arkadaşlarının katılımıyla anıldı.
1975 yılında tutuklu olduğu sırada yakalandığı hastalık nedeniyle yaşamını yitiren yurtsever gençlik önderi Harun Karadeniz, ölümünün 39. yılında mezarı başında anıldı.
İstanbul'da Karacaahmet Mezarlığı'nda biraraya gelenler tarafından anılan Karadeniz, emperyalizme karşı gençlik eylemlerinin ön saflarında yer almış ve yurtsever kimliğin sosyalist bir çizgiyle buluşmasının simgesi haline gelmişti.
68'liler Birliği Vakfı ve ailesinin düzenlediği anmaya, sosyalist siyasetçiler, bazı milletvekilleri ve Karadeniz'in izinden giden gençler de katılım gösterdi. Mehdi Beşpınar, Sönmez Targan, İstanbul Mimarlar Odası Eski Başkanı Mete Akalın ve CHP Milletvekili Mahmut Tanal da konuşma yapan isimler arasındaydı.
Mehdi Beşpınar yaptığı konuşmada, Harun Karadeniz'in mücadelesinden örnekler verdi. Beşpınar, "Harun Karadeniz'in en önemli özelliğinden birisi Kartal İşçi Birliği'nin kurulmasına sunduğu katkıdır. 61 Anayasası'nın ortamı içerisinde, 1963'te TİP kurulmuş ve Deniz, Harun, Mahir ve Sinan gibi saygıyla andığımız devrimci gençlik önderleri çıkmıştır. Yapılan tüm eylemleri hangi grup yaparsa yapsın bütün sosyalistler ile devrimciler katılmış ve birlikte hareket etmişlerdir. Hapishanelerde hiç kimse grup ayrımı yapmadan dostça ilişkiler içersinde geleceği planlamaya çalışmışlardır. Tümünü saygıyla anıyorum" dedi.

Harun Karadeniz kimdir?
Harun Karadeniz 1962’de İTÜ İnşaat Fakültesine girdi. Öğrencilik yıllarında Öğrenci Derneği başkanlığı ve İTÜ Öğrenci Birliği başkanlığı yaptı. Birçok anti-emperyalist eylemin en ön saflarında, boykotlarda, okul işgallerinde kitlelere öncülük eden isimlerden biriydi.
Dönemin en büyük öğrenci yürüyüşü olan "Özel okullar devletleştirmelidir" yürüyüşünde yer aldı ve kampanyasında etkin rol oynadı. Eğitim sistemindeki reformları gerçekleştirmek için yapılan üniversite işgallerinden biri olan, "İlkokullardan Üniversiteye Dek Eğitim ve Devrim" sloganıyla yapılan "İTÜ işgali"nde öncü oldu.
Amerikan Altıncı Filo'sunun Dolmabahçe önlerinde denize döküldüğü eylemlerde etkin rol oynadı ve yakın arkadaşı Vedat Demircioğlu'nu kaybetti.
Diğer öğrenci hareketi liderlerinden farklı olarak, Gençlik hareketlerinin sınıf hareketinden bağımsız olamayacağını söylüyor ve öğrenci eylemlerini emekçilerle buluşturmak için yoğun çaba sarf ediyordu. Ekonomik bağımsızlık olmadan ülkenin sömürgelikten kurtulmuş olmayacağı anlayışıyla "Onlar Ortak, Biz Pazar, İşte Size Ortak Pazar" kampanyasını yürüttü. İşçi grevlerini destekledi.
12 Mart Darbesi (1971) sonrası TKP ve Dev-Genç davalarından yargılandı. Dev-Genç davasından tutukluyken hapishanede ciddi bir hastalığa yakalandı, tedavisine izin verilmedi. 15 Ağustos 1975’de öldü.

Sıkıyönetim Adli Müşaviri: “Ölsün istiyoruz!”
Harun'un bu günleri yazıya şu satırlarla geçirdi:
"İstanbul'a geldikten sonra öğreniyorum ki, ben içerideyken karım Istanbul Sıkıyönetim Adli Müşaviri Turgut Akan'a çıkmış ve: "Kocamı hangi suçla tutuyorsunuz? Sağlığı iyi değil, hayati tehlike söz konusu. Sağlık kurulları ve klinik raporları bu durumu belirtiyor" demiş. Adli Müşavir'in cevabı ise benim Ankara öykümün içyüzünü açıklamaya yeter de artar bile: "Ölsün istiyoruz" demiş Adli Müşavir. "O eline silah almadı; eğer eline silah alsaydı işini bitirmek çok kolaydı. O bizim için eline silah alanlardan daha tehlikeli ve onun için de ölsün istiyoruz." Bu sözler 1972 yılı sonbaharında söylendi. Şu an yıl 1975 ve aylardan şubat. Benim sağ kolum kesildi ve fakat ölmedim..."
Harun Karadeniz geride şu yapıtları bıraktı: Yaşamımdan Acı Dilimler, Eğitim Üretim içindir, Kapitalsiz Kapitalistler Yerimizi Bilelim, Türküler Yalan Söylüyor, Özel Yüksekokullar ve Ardındaki Oyun, Olaylı Yıllar ve Gençlik.
http://www.youtube.com/watch?v=nukCwb1C7-o#t=36
Yorumlardan seçmeler:
Bayan Döne ERTAŞ diyor ki: Bir yanıyla Türkiye de devlet sayıldığından aynı potaya koyarsak, hemen tüm Avrupa ülkeleri, asla demokrasiye ulaşmadığından oligarşik krallıklarla yönetiliyor; kralların sultanların padişahların soytarıları diyebileceğimiz parti amblemli oligarşik kuklalar tüm klasik sömürgen despotlarda olduğu gibi, var olan bir ordunun hükmünü sürdürebilmesi için halkın silahsızlandırılmasını gerçekleştiriyorlar, polisi askerleştirip halkın üzerine sürüyorlar, çaldıklarını legalleştiriyorlar, gerisi şov.

Akın DURAN diyor ki: Osmanlı’dan bu yana etiketler değişti; içerik değişmedi: evet, haramiler değişti, sistem aynı kald; en büyük uyuşturucu aygıt olarak kullanılan din, oligarşinin temel bastonudur ve bugün de bu ülke islami usüllere göre soyulmaktadır. Sisteme, yani komğle BOP’a ve NATO’cu sömürüye karşı çıkan mı var; öncü figürler gibi harcanırlar; geride kalan sürüye birşey olduğu yok ondan da çogunluktan tepki yok. Oligarşinin dinden sonra en büyük yatırımı, akrepleştirme propagandasıdır. Batı’dan az farkı, orada daha süslü, bizde az daha kanlıca…

http://haber.sol.org.tr/soldakiler/haru ... beri-95882

Harun Karadeniz (1942, Armutlu, Alucra, Giresun - 15 Ağustos 1975, Istanbul) 1960'lı yılların devrimci gençlik hareketlerinin öncülerinden biridir.
1962’de İTÜ İnşaat Fakültesine girdi. Öğrencilik yıllarında Öğrenci Derneği başkanlığı ve İTÜ Öğrenci Birliği başkanlığı yaptı. Kısa süre içinde anti-faşist oluşumların militan kadrolarına girdi. Birçok anti-emperyalist eylemin en ön saflarında, boykotlarda, okul işgallerinde kitleleri yönlendiren isimlerden biriydi. Köylü ve işçi direnişlerinin içinde yer aldı.
Dönemin en büyük öğrenci yürüyüşü olan "Özel okullar devletleştirmelidir" yürüyüşünde yer aldı ve kampanyasında etkin rol oynadı. Eğitim sistemindeki reformları gerçekleştirmek için yapılan üniversite işgallerinden biri olan İTÜ’nün işgalinde öncü oldu. Altıncı Filo'yu Protesto Olaylarında etkin rol oynadı ve bu eylemde yakın arkadaşı Vedat Demircioğlu'nu kaybetti. Ancak özelikle bu eylemle birlikte, dönemin diğer öğrenci liderleriyle ve yakın arkadaşlarıyla fikir ayrılığına düştü. Diğer öğrenci hareketi liderlerinden farklı olarak, Gençlik hareketlerinin sınıf hareketinden bağımsız olamayacağını söylüyor ve öğrenci eylemlerini emekçilerle buluşturmak için yoğun çaba sarf ediyordu.
12 Mart Darbesi (1971) sonrası TKP ve Dev-Genç davalarından yargılandı. Dev-Genç davasından tutukluyken hapishanede kanser hastalığına yakalandı, tedavisine izin verilmedi.
15 Ağustos 1975’de hapishanede kanser den öldü.
Olaylı Yıllar ve Gençlik, Eğitim Üretim İçindir, Devrimcinin Sözlüğü, Yaşamımdan Acı Dilimler ve Kapitalsiz Kapitalistler gibi dönemi anlatan teorik kitapları kaleme almıştır. En fazla tanınan kitabı, Olaylı Yıllar ve Gençlik 'de 1968 gençliğini ve deneyimlerini anlatmıştır.


{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting…

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Londra'dan yayın yapan Açık Gazete.com yazarları, aydın sorumlulugu ve cüreti görsterererek "resmi tarih / mason endüstrilerinde çatlak ahlak" konusunda tartışmagı sürdürüyorlar; izleyelim!
Related Swedish documentary/temporary transferred clip
"Irk-sanayi" hayır yetenek, ne de gerçek bir diploma / başlığı gerektirir emperyalizmin en karlı bir alandır; "Eğer başarılı ne kadar işe / yatırım / teşvik / süt." Bu makineyi meydan isteyen birisi bağımsız bireyler, daha sonra, "zihinsel", çalışma hayatından kapatamazsın gibi etiket, izole edemez değil, bir "Nazi" olarak asarak cesur kişiyi ortadan kaldırmak için etkili yöntemler vardır; Yapamam , assassinera vs vs .. evet, neo-demokratik faşizm bu gambit karşı olanlar cesur temizlemek için shikorsky helikopter indirmek gerekiyor

CIA+Mo$$ad propaganda bürolarından en başta gelen azılı çeteler SIOS, SIUM, Expo sivil siyonist NWO gangsterleri, operasyonlarını en pervasız olarak Laponia'da yürütüyorlar

Fitne merkezleri...
- Katılıyorum ! İlk olarak İsveç'te , ben orada bir propaganda periodik , " Hümanist " denir amatarikatın tümüyelerinin temel insanlığı nefret tanık oldu ...
-NMR / CMR / Expo false terminoloji ve bilet kötüye beri Devrimci veri cin yoldaşlar , böyle iyi AIPAC / ADL enikleri gibi manipülasyonlar , ifşa ediyor .
- Neden ?
- Örneğin, genelevlere ama belirtileri kendini " FARR , mülteciler melekler " yapar , evet , bu kanalizasyon fareler salak değil , emin olun ,kokusu ulaşmak çekiyor ve bu hayvanlarındoğru yolu öylesine doğru bulabilirsiniz ... Bu kârlarını çarpın böylece koruyucu meleği olmak kazanıyor ... Resmi Kaçak sanayiaynı klan üyeleri bu bölümlerinde yapan çünkü İsveç Af şirkete benzer FARR ..
-Işareti ve gıcırtılı terminoloji aldatmasın insanlar ...
- Emin , hümanizm gibi davran ! Geleneksel olarak , kurnazcakamuoyunu aldatmak ... Hümanizm insanları soymak içinklasik yöntem ... Bu uyanmaksaf kitlelere maalesef uzun sürer vecephe gerisinde olan birini görmek ... Örneğin, bu FARR , mültecilerin Amerikan Yahudi provokatör ajan Michael WILLIAMS çete ve çeşitli liglerde geçmiş benzer insani maskeli adam mafya değil, en az af şirketi tarafından şekillendirilen fare kapanı ... Gelin vesıçanların yüzüne yakından bakmak ! Eğer onlar gerçekten kim tanıdınız mı ?
- Evet ,ana karakterler Evanjelist - Yahudi piçler ...
- Katılıyorum ; heyhat!

- Lapon degerlerini demolize ettiler, bitirdiler, diger kültürlere yöneldiler.. Buna gerçek Yahoodi Holocaust endüstrisi denir...
- Ne yazık ki öyle! Bunlar engerekler ve çıyanlardır; bunlar aşımıza-ekmegimize-namusumuza gözkoyanlardır; birçogu subyancıdan türeme ahlaksızlardır; yalnızca bunlara tükürmek yetmez, suratlarına da işemeli!



- Eğer küstahlık görüyor musun?! Yahudi pedo-köpekler Dirty Mandela'nın adı çok!
- Özür dilerim!.Pazarın karakteri bu gibi ve daha suçluların mantarlar Avrupa alanlarda azgın ile tanık oluyoruz ...
- Sahte iltica ile ödüllendirilir Eşit iğrenç pestspridar-kanalizasyon sıçan, tüm sözde yoluyla ithal "Tel Aviv-profil belgeler" ...
Yalan mekanizması etiketli "kurumlar".
- Ha, lanet kerata! Tittutt, Billy ALIN zamanda kendini Sourze Enstitüsü etiketledi!
- Aynen öyle!Mafyanın yasal yüzü! .. Yeni bir şey moda dünyada var ve birkaç gülünç örnekler de vardır SweCIA PedoKingdom gibi yerlerde


"Dancing $nake$' Imperial" historieförvrängare yaşayan kurnazca sorunsuz olacaktır resmen maskeli propaganda serpme yılanları gerekir…

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

İşte inanılmaz satanist var, hatta ORWELL başarılı değil linande yaşayan canavar bir şey tahmin:
- Gemi ruttnas, hayvanların her türlü parti yer ..
- Sistem tarihi düşüşünden önce Napoli son anlarında gibi kokuyor ...








sveç Pasaport Exploits-Yahudi-domuzlar Kommittéd İnsanlığa karşı, bu gibi bilet kendileri gibi "İsveçliler tamamen Sağılan-Yahudiler insanların godfäders eşek binmek için akıllı ä, aptallar" mümin olarak cesur roller oynamak için tamamen ücretsiz; can sıkıcı arsız:


{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Yorumlar:
Dersim İnsiyatifi diyor ki: Demek ki, emperyalizm dipçiği altındaki her coğrafyada her çeşit soykırım projeleri uygulanmıştır. Laponya örneğin, kuzey kutbunda Dersim yoktur sananlara, çok ürpertici ve çok şaşırtıcı acılı bir yanıttır. Var da, yöntemi değişik; Lobotomy ve Sterilizasyon yoluyla jenosid. Iskandinavya'nın gerçek egemeni olan emperyalist Yahudiler, bu vicdansız projeleri hem İsveçlilere ve hem de daha savunmasız konumdaki Sami Lapon halkına uyguladı... Kuşakların bellekleri tamamıyla yok edilemediyse de en uygun deyimle "iğdiş" edildi. Siyonizm, Europen Heritage denilen humanist kalıtı (mirası), tıpkı Jesus'u haça germiş oldukları gibi çivilemiştir; demolize etmiştir...
"Aldrig mer Kristallnatt", skriker den skurkeliten men i verkliga livet ser vi att de begår "Alltid mer Kristallnätter" som systematiskt utövas över hela världen

Utanmazca propaganda lobbyleri EU-boslujklarini isgal ediyorlar; bu bir çeşit NWO projesi, direkSioyon mu: Tel Aviv Militer Mafia



Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kürtlerin onurlu kesimine yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Londra'dan yayın yapan Açık Gazete.com yazarları, aydın sorumlulugu ve cüreti görsterererek "resmi tarih / mason endüstrilerinde çatlak ahlak" konusunda tartışmagı sürdürüyorlar; izleyelim!


- Kürtler Artık ayrık Iki cinstir ARKASINDA yahudi Emperyalizmi sırıtmaktadır cinsin İKİNCİ ettik; Laponya'lı Bir bilimadamının ingilizce betimlemesiyle: Ben Kürtleri gördüm! Hayır, değil sıradan sığınmacılar, 'onlar Yahudi finans lobilerinin desteğiyle şey aramak çünkü ... Bunlar çoğu İsveç tercih Tel Aviv-made-kağıt üzerinden hareket. (!) Bu uydu ilçe ... Mesela olarak etiketlenmiş Neo-Siyonist propaganda merkezi her türlü işler için en uygun olan "Kürt kütüphane ve destekçileri (bütün hayatı herhangi bir kitabı okumak hiç ironik) kendilerini arayarak:" Kütüphaneleri Arkadaşlar / yerine "zog resmen genelevleri arkadaşlar" "Kurdiska bibliotekets vänner" ...

<img src="http://www.sqi.gu.edu.au/kimages/Animat ... 20.gi<span class="link">http://www.learner.org/jnorth/images/gr ... inland.jpg" alt="[linked image]"></span>

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

- Lapon degerlerini demolize ettiler, bitirdiler, diger kültürlere yöneldiler.. Buna gerçek Yahoodi Holocaust endüstrisi denir... Şimdi Kürtlere dadandılar...
- Ne yazık ki öyle! Mazlum Kürtlere de girmeyen stajyer ajan kalmadı yani...

<img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:g9y_ecI4OIDFHM<span class="link">http://www.fkks.se/kevn/opp/wene/fredrik_malm_22.jpg" alt="[linked image]"></span>

=COLLABORATORS
>


=INFORMANTS
http://img.shopping.com/cctool/PrdImg/i ... 2000593573




=CONTRACTORS




Bir meslek gibi sunuyorlar, meslek ciddiyeti içinde sürdürüyorlar
<img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:L9iQZKEnSbNUKM<span class="link">http://files.blog-city.com/files/aa/237 ... _lobby.gif" alt="[linked image]"></span>

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Neo-libos marketler piyasasında bu mallardan çok var...
Immi, Immigrant-institute,







The Big Steal/Büyük hırsızlıklar artık görkemli yaftalar ardında gerçekleştiriliyor... Ali Baba 40 haramiler masalları çocuklara kaldı, ICJ etc yetişkinlere:







- Bilinmeyen ne kaldı; evet, bunun da maskesi düştü; Bordello-ICJ maskeli Mammele örnekleri sergiliyor Farzaneh DEHDARI

Mari Ann ROOS

Mo$$ad-yularlı-yarıuniformalı polit-kerhanecilik; başka şey degil...
- ?!

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Officially Holocaust on Human Heritage

Mazlumlar ayaga kalkarsa birgün...

Index'e bakalım; ansiklopedi dizini gibi, "en tehlikelisinden enstrumanlar"; başta insanlıgın ve uygarlıgın en bilinen yeminli hasımları, gelenekleri geregi uyanıklar; üstlerine düşeni, kaniçicilik projelerinin gereklerini aksatmadan acımadan aralıksız yürütüyorlar...
Yahudiler/Masonlar/çanaklarını yalayan fasonlar/taşaronlar...lobbyler ve tetikçiler hemen her zaman hep bir aradalar. Bunların altında inim inim inleyen mazlumlar ise henüz akıl almaz bir kafa karışıklıgıyla darma dagınıklar, ördek gibi şaşkınlar; inanılmaz derecede gereksizlikte küçük ayrıntılarda takılıp kalıyorlar...
http://abbc6.com/person_index-frames.htm
http://alandalus.files.wordpress.com/
- Actually, The Incompetant Horny Tyrants that rule over us, irrespective of these Sadists masqued by NGO/Foundations or XXX sects
- Pardon! Anlayamadım...
- Ondan işte; temelde ondan!
- ?!
- Kolay anlayamadıgından..
- ?!

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…





- !¿!¿!¿!

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Duble (çift) tıklamalı ve dinlemeli, bu Ron PAUL ustadımızı, who tells on the officially lies of judaized Imperialism:
<object width="425" height="350"><param name="movie" value=""></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="350"></embed></object>
http://www.youtube.com/v/15DSJX4jVBo






http://praxeology.net/DividedWeStand.bmp
Zog Smash!Yahudileştirilmiş Emperyalizme karşı mücadele! Dayanışma içinde mücadele! Öz-Savunma Hakkı Temel İnsan Hakları ve Hakikat En Büyük Silah!



<img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:jh8e_QSk6QJ8RM<span class="link">http://jinge.se/bild4/demo.jpg" alt="[linked image]"></span>


U$rael bayragı, öteki bayrakları gölgede bırakmış; hepsinin üstüne çıkmış gösteriliyor...
<img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:-BeDCTPoRo8NeM<span class="link">http://www.theglobalist.com/images/flags/mix170x240.jpg" alt="[linked image]"></span>
Hevesleri, kursaklarında kalacak çakalların; bilincinde degiller...
http://video.google.com/videoplay?docid ... 30&q=fraud

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Slow Motion Genocide on Minority Rights

Lazca TV yayını ve Lazların umudu
Red. Acikgazete.com/ Selma KOÇİVA, 8 şubat 2013

Geçtiğimiz sonbaharı Lazona’da geçirdim. Güneşini yağmurunu ruhumda hissederek, toprağın yağmur sonrası kokusunu içime çekerek. Yeşilin envai çeşit tonunun farkına varıp, ilgi ile izlemek sevdiğim diyarı. Adeta bir yenilenme gibi geldi bana. Istanbul’a dönmek zorunda olduğumda yine lanetleyerek şehir yaşamlarını ayrıldım toprağımdan.

Babamın hastalığı nedeni ile kasım ayını Istanbul’da geçirdim. Bir kez daha şehir yaşamına ne kadar yabancı olduğumu anladım. Bir kaç güzel etkinlik ve Laz kültür Derneği’ndeki ( LKD ) ‘Yürekli Bir Laz Kadını- Bedia Xala’ kitabımın kahramanı Bedia Xala ile birlikte yaptığımız söyleşisi İstanbul günlerimi dayanılır hale getirdi diyebilirim.

Dortmund’daki yaşam alanıma döndüğimde anlaşılmaz bir sevinç yaşarım. Kadın olarak özerkliğimi kazandığım bu şehirin her köşesi aynı zamanda derin Lazona özlemleri ile bezenmiş. Sanırım bu Ruhr havzası şehirinde onyıllarca
yaşamasaydım bu kadar yazamazdım, anadilimde. Yazıdilini yeni pekiştirmekte olan Anadilim Lazca yazma serüvenimin merkezinde, yaşamıma anlam katan bir güzellik olmazdı.

Mendranoba monç’arapams komişkun! / Uzaklık yazdırıyor bana biliyorum.

Sonbahar sonu Dortmund günlerime alışmakta iken, çalışma arkadaşım, LAZEBURA e.V ‘nın yeni Başkanı, Mahir Yıldız’ın telefonu beni yarına dair umutlandırdı. ‘Abla, Gelişim Tv, 24 saat Lazca Yayına geçiyor’. Bir süre duraksadım, duyguğumun gerçek olup olmadığını düşünerek.

Evet Gelişim Tv, Ardeşen’deki Yerel Televizyon, tam gün Lazca Yayına geçmek için karar aldı. Bu Lazları sevince ve umuda boğan haber, aslında
Laz Kültür Hareketi’nin vardığı aşamanın bir göstergesidir.

Sonbahar 1984 de Lazuri Alfabe bröşürünü Wolfgang Feurstein hoca ile birlikte Lazebura Çalışma Grubu adına bastırdığımızda, Lazlar açısından, Anadilimiz için önemli bir sürecin başlangıcı olduğunu belki de bilmiyorduk. Ancak Anadilde yazma olanağını kazanmamız sadece Türkiyeli Lazları değil yöremizin komşu kültürlerini de pozitif olarak etkileyecek verimli bir adım oldu.

Bir süredir Hemşinli Kültür Aktivistleri kendi kültürleri üzerine çalışmaya başladılar. Hatta Apolas Lermi örneğinde olduğu gibi, Anadili Karadeniz'in en eski dillerinden olan Pontus dilinde şarkılar duymaya bile başladık. Bu olumlu etkileşim yöremiz halklarının kardeşçe birarada yaşamasının bir ifadesi olarak bizleri sevindiriyor.

Bu gün Laz Dili ve Kültürünün yaşaması için özveri ile çalışan bir çok Dernek, Grup, Çevre, İnternet Platformu, Laz Kültür Hareketi’nin çok yönlü yapısını oluşturuyor.

Bu alanda merkeziyetçi bir örgütlenme olmadan, otonom çevrelerin aynı doğrultudaki çalışmalarının görüyoruz. Bir çok dernek kuruldu.Onlarca kitap basıldı. Bir çok müzük grubu Lazca ve yöre dillerinde, Gürcüce, Hemşince, Pontusca, Karadeniz şivesi ile Türkçe, müzük yapıyor.Gençler tulum çalmayı öğrendi. Gençkızlar tulum çalmaya başladı.Ve bir çok değerli müzik albümü elimizde. Bu emeğin ürünlerini internet ortamında da izlemek mümkün.

Birbiri ile ortak çalışmada başarılı olmasalarda bu otonom çevreler aynı amaç için özveri ile çalışmaktadır. Aynı Derelerimizin Karadenize doğru akması gibi.
Anadillerin ve halkların kültürlerinin yarşaması ve yarına taşınması için adeta bir imece var.

Bu Kollektif Emek olmasaydı, bugün Gelişim Tv Lazca Yayına geçme kararaını alma koşulları bulamazdı. Son 30 yıldır yöremizin geçirdiği kültürel yenilenme bir Lazca Tv'nin altyapısını oluşturdu.

Bunun da ötesinde Anadolu Halklarının özellikle Kürt Halkının kendi özgürleşme mücadelesi, genelde yöremizi dolayısı ile Laz halkının Anadiline ve Kültürün sahip çıkmaya başlamasında bir olumlu etki yaratmıştır. Bu alanda yaşanan süreci değerlendirecek olursam: Kürt halkının kendi mücadele biçimleri birebir örnek alınmadan, kendi coğrafuamızın gerçeğine göre, şiddet karşıtı, bir direnç biçimi ortaya çıkmıştır. Bu açıdan bir Kültür Hareketinden söz eder olduk.

Gelinen aşama, ülke genelindeki siyaset ile de son derece alakalı. Her nekadar Erdoğan Hükümetinin Anadiller ve Halkların Kültürlerine dair politikası kesinlikle demokratik olmasada, kimi reform adımları toplumsal gelişmenin önünü açmaktadır. Bu reform adımları aslında Avrupa Birliği sürecine endeksli olsada, pratikde fazlası ile pozitif bir etki yaratmaktadır.Örneğin Lazca’nın Seçmeli Ders olarak ifade edilmesi bile, Laz halkında bir rahatlama etkisi yaratmıştır. Oysa biliyoruz ki uygulamada Lazca Seçmeli Derse engel olan da kendileridir..

Lazca Tv yayını da bir reform olacaktır. Anadilimiz Lazca için halkımız içinde sonderece olumlu bir etki olacaktır. Bunun da ötesinde Lazca’nın yeniden canlanmasına olanak hazırlayacaktır. Özellikle kadınlara ve çocuklara yönelik yapılacak programlar dilimiz açışından yaşamsal bir öneme sahiptir.

Bir Halkın Anadili engellendiğinde, toplumsal hafızası da dondurulur. Bir insanın bitkisel hayat yaşaması gibi bir durum bence. Anadilde Tv Yayını bu dondurulmuş hafızayı yeniden yaşama kazandıracak kadar önemli bir etki yaratabilir.

Tv Yayınlarında işlenecek içeriğin yöre gündemine göre hazırlanması ise bir diğer önemli konu. Halkın yayınlarda kendini bulabilmesi için halkın yaşadığı toplumsal sorunların Tv Programlarında işlenmesi gerekir. Örneğin yörede HES lere yoğun bir tepki varken, bu konuların ele alınmaması Halkın Tv Yayını Lazca olsa da kendini ifade edememesi demek olacaktır.

Geçtiğimiz Sonbahar Lazona’da geçirdiğim haftalarda önemli bir gözlemim oldu. Aslında Laz Halkının gündemini belirleyen Çay Üretimine dair sorunlardır. Kadınlarımız adeta günün tümünü Çay daki kota, çayda taban fiyat gibi üretime dair sorunları konuşmakla geçiyor. Lazona’da üretim nerde ise hala kadınlarımızın üzerinde.

Ve derelerin satılması olarak özetlenen HES'ler meselesi, Halkın yediden yetmişe ayağa kalktığı, sahil şeridindeki eylemlilikleri belirleyen bir mücadele alanı.

Lazca Tv. Lazona’nın bu iki can alıcı sorununa değinmese, kendi toprağına yabancı bir yayın olur. Lazca şarkıları ve parodileri Tv'den izlesek de bu böyle olacaktır. Tv Yayını, Lazca üzerine bir nostalji yapacak ise Laz halkının toplumsal yaşam mücadelesine dair sözü olmayacak ise şu an taşıdığımız umut maalesef yarım kalacaktır.

Benim Lazca Tv yayınından beklentim budur.

Bu çerçevede şahsen bana düşecek her mütevazi göreve hazır olduğumu belirtmek istiyorum. Lazcanın yazı dilinin gelişme sürecini onyıllardır izleme şansı olan biri olarak, bu önemli adımda Gelişim Tv’ye başarılar diliyorum.
http://www.acikgazete.com/yazarlar/selm ... ?aid=50266



{(*`.,´*)\

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting…
Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

http://www.nsm88.com/
http://russia.bloodandhonour.net/
http://content.answers.com/


http://www.concealedposition.com/
http://www.wisdc.org/

http://www.nupge.ca/
http://tn3-2.deviantart.com/
http://solarider.org/

{(*`.,´*)\
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting…
Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Islamist Vandalism triumphed…

NWO denilince akla timsah gözyaşlarıyla şovmen AKP hırsızları geliyor: Irak-Libya-Suriye oradaysa ÇORUM MARAŞ burada; bakınız; Aleviler kendi topraklarında korkunç bir biçimde insanlık üzerine kan yağdıran NATO soykırımı benzeri bir performe faşizm altındalar; yıllardır sistematik fişlenme-izlenme ve eliminasyona uğruyorlar; benzeri azınlıkların haklarını savunan destekleyen aydınlar da aynı derecede saddistçe zulümlere uğratılıp inim inim inliyorlar...


irAcaip Tahrip ERBOGAN'ın NATO terröristleri, Suriye'li Alevi ailelerin çocuklarını, Alevi olmak suçu(!)ndan dolayı öldürüyorlar...
https://fbexternal-a.akamaihd.net/safe_ ... jpg&jq=100

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…


http://gardener.blogg.se/


https://fbcdn-sphotos-b-a.akamaihd.net/ ... 8693_n.jpg
Susma, sustukça sıra sana gelecek! Ìnsanlık onuru, işkenceyi de sömürüyü de yenecek! Humanity shall overcome!...
http://www.the7thfire.com/
Struggle against the judaized Imperialism!
<img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:PL9HuQj5NDJEzM<span class="link">http://www.fas.org/irp/world/para/hizbollah.jpg" alt="[linked image]"></span>
http://oak.cats.ohiou.edu/~aa342389/hizbollahlogo






ÌNSANLIK BÌRLEŞMELÌ!... GÜCÜNÜ ARTIK GEREGÌNCE GÖSTERMELÌ! MÌLÌTARÌZE BARBARLIGI YERLE BÌR ETMELÌ!



http://ramibashar.jeeran.com/

?w=455&h=193

|\/\/\/\/|
| |
| |
| (o) (o)
C -)
|,___|
| /
/___\
/ \





{(*`.,´*)\
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting…
Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

- Öykülerimizin, eregimizin-emegimizin, gelecegimizin hasımları uzakta degiller...
- Yılan içimizde!
- Kimi kime anlatıyorsunuz, yoldaşlar?!.. Türkiye'deki egemen güç, U$rael'in kucagına oturmakla yükseldigine inanan bir sürüden oluşuyor... JWO Emperyalizmi, ulusların bayraklarını bile bozup kendi Mammele'lerinin donuna dönüştürürken biz henüz daha mediatik uyuşturucudan burnumuzun dibini göremiyoruz; aç artık gözlerini Allah aşkına, bak şöyle çevremizde döndurülen dümenlere-dolaplara!
- Topraklar, Filistin işgal bölgesi gibi düşünülüyor, hatta bayragı Yahudi Emperyalizmine satmaga hazırlanan onursuzlar var. Kızılderilileri anımsayalım; bugün Ulusal Park denilen toplama kamplarında yaşayan bir-iki kabile kaldı; o da turistik gelir sagladıgı sürece nefes almalarına izin veriliyor; resmen Zoo. Bugün kendi ülkesine, kendi halkının kültürel ve ahlaksal degerlerine, kendi bayragına sahip çıkmasını bilmeyenler/bilinçsizler, belki Kızılderililerden daha acınası durumlara düşecegimizin bir aygıtıdırlar, basamagıdırlar, hatta suçortagıdırlar...


{(*`.,´*)\
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting…
Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

- Görünen sahne, bilet gerektirmez! Bak, izle; biraz da vicdan lütfen; degerlemesini kendin yap; herşey ortada artık! Dünya sivilizasyonu yeni bir yörüngeye girdi; JWO, bazıları NWO dese de... Öz türkçesiyle, manzara, kan kokulu, bundan cıkar saglayan cevreler örgütlenirken halk ve emek güçleri parçalanıyorlar, zayıflıyorlar... Zayıf duruma düsen her kim olursa olsun, iki ayaklı canavarlara lokma oluyor.. Genelde, tüm bölücü/ parçalayıcı/ kardeşkanı akıtıcı kışkırtmaların ardında büyük Siyon/ Mason lobbyleri var; emperyalist planlar var.. Günümüzde emperyalizmin patronu U$rael Military Mafia'sıdır.. Big Brother, U$rael'dir; onun altında gem vurulu yaratıklar çiftligi durumundaki U$A ise Brother falan degil Big Brothel'dir; yani büyük mafyanın en büyük kerhanesidir... Kısaca; acı gerçek: Türkiye'deki kanlı entrikaların yatırımcıları fazla uzagımızda degiller; haritalarını ve Büyük Ortadogu Projelerini yayınlamaktan çekinmeyecek evreye ulaştılar... Bu, insan maskeli çakal cinsi yaratıklar, bir çeşit yagmalama ereksiyonu yaşıyorlar; zevkten esrimişler; gözleri dönmüş... New World Order/ Yeni Siyon Düzeni, dünya genelinde en kanlı genelevleştirme prosedürünü uyguluyor...



Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting…
Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Lapon people alive today ’cause they escape from Turcomongoloid Humanbutchers in the right time

Laponlar, Asya'dan ilk göçen göçebe Türk kökenli kavimlerdir, sav'ı (iddiası, söylemi) tipik Türk yalanıdır.
Dogrusu:
Laponlar, Asya'dan ilk göçen göçebe Orta Asya kökenli kavimlerdir.
Laponlar, Asya'dan ve HunTurkoMongoloid barbarların kitlesel kırımlarından ve yagmalamalarından ilk kaçan kurtulan göçebe Orta Asya kökenli kavimlerdir.

Laponlar, Avrupa'nın kuzeyde ilk kurucuları ve gercek ilk Avrupalı ama çok eski köken olarak göçebe Orta Asya kavimlerdir.

Laponlar, Avrupa'nın kuzeyde ilk kurucuları ve gerçek ilk Avrupalı ama çok eski köken olarak göçebe Orta Asya ile baglılığı kalmamış olan kavimlerdir. Asyayla ilgileri yoktur; çok ilginç gelecek, bugünkü anlamda Avrupalılıkla da ilgileri yoktur çünkü bugün Avrupa kültürü, Kaballah Yahudi pìç kültürüdür, yani Avrupa kültürü köklenmiştir.

Laponlar, kökeninde Shman oldukları için bunlara;
hristiyanlar vurmuş, yakmış yıkmış, zenginliklerini çalmıştır;
hristiyanları güden güç Yahudiler, Laponlara en acimasizca vurmuş, yakmış yıkmış, zenginliklerini çalmış; üstüne üstlük yakılan tapınakların üzerine sahte kiliseler (gerçek işlevi sinagog olan iblisin evleri) yaptırtılmıştır, finansmanı da kurbanlara yüklenmiştir;
migration maskesi altında import kriminal müslüman yagmacılar da Laponlara vurmuş, yakmış yıkmış, zenginliklerini çalmıştır; migration denilen demolizasiyon projesi sürdükçe yıkım da sürecek görünüyor...

Kısaca; nasıl ki Ortadogu'da Aleviler yakılıyorsa kuzeyde de Laponlar aynı insafsızlıkla elimine edilmişlerdir; orada da buradad da NWO, sözkonusu soykırımı sürdürüyor...

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting…
Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Holocaust ongoing on Heritage Rights of Laz people

Lazlar ikinci sınıf Zenciler, üçüncü sınıf Laponlardır; çünkü, Lazların ata kanlarıyla yıkanmış öz topragına görünmez zincirlerle baglı sessiz köleligi, ilk sayılanların yeryüzüne yayılı dayanışma platformu bulan konferanslarla ve sergilerle canlı çıglıga dönüşmüş köleliginden üç derece daha acıklıdır; üç kez daha aşagılayıcıdır..








Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

- Belgesel öyküden yola çıkarak varacagımız sonuç ne olabilir?
- Arada sorulması gereken, öncelikle "insanlıga yararlı olan bir yoldan mı geciyoruz; yani, dogru yolda mıyız?"
- Sömürüsüz bir yönetime, bilinçli-örgütlü emege, yagmalanma tehdidinden soyut bir kültür zenginligine; kısaca insana yaraşır bir gelecege giden yolu nasıl bilmeli/bulmalı?
- Kamrat Che GUEVARA'nın dedigini yapmalı!
http://members.aol.com/instudies/images ... harris.bmp
İnsancıl tepki göstermeli!...

Hiç değilse Network anlamında tavrını sergilemelisin; örneğin, forumlar ve tv kanallarına katılmak düşünülebilir.. Bu amaç dogrultusunda, önemli tv kanallarinda en çok aranan (ve en çok yasaklanan) YAŞAYAN ÖYKÜLER/"LIVING SAGA examples on tv channels", listesini de verecegiz.


{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

- Aslında karşı yandakilerden de bilgi almak ve böylece bilinenleri tamamlamak olasıdır; verirlerse elbette.. Ìnsanlık hasımı denildiyse aptal da degiller ya; ellerinde birçok bilgi ve belge var, bunlar icinde insanlıga gerekli olanlar var... Yılanın karnındaki altın yüzük gibi cok degerli kanıt ve dokumantasyonlar da bazan o karşı yandakilerin en derin yerlerinde gizlidir; almak gerek, alabilirseniz; isteyenin bir yüzü kara, vermeyenin yüregi kara, domuzlukları tutmazsa bir kez ilişki kurup da bu stüdyoda anlatılan öyküleri tamamlayıcı bilgiler ele geçirilebilir... Hatta; United Nations denilen Birleşmiş Uluslar örgütünden tutun da sözde hayvanları sevenler organizasyonlarına dek her yere gidilip bu öykü anımsatıldıktan sonra ilişkin bilgiler saglanabilir..




MADIMAK HAAALA YANIYOR

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Saudi-siyon Islamism driving demolisation and masslaught on the Laz people

Daha başka karşı-arşivler de var; belki elde edebilirsiniz, başlarındakiler domuz olmasalar...
Sitelerine bir kez ugrayınız; görürsünüz ki;

- Lapon degerlerini demolize ettiler, bitirdiler, diger kültürlere yöneldiler.. Buna gercek Yahoodi Holocaust endüstrisi denir... Simdi Ortadogu ülkelerine örnegin Suriye'ye hatta Iran'a dadandılar...
- Ne yazık ki öyle! Mazlum Ortadogu halklarina da girmeyen emperyalizm kalmadi yani...
- Degerli izleyiciler, yarın aynı program bandında bir daha görüşmek umuduyla bu arada sizlerden ayrılıyoruz; tv ile ortaklaşa yayınlardan örnegin FM kanallarından ya da Internet ortamlarından dinleyenlerimiz; sizlere minnet duyguları taşıyoruz!.. Umudu ayakta tutan güç sizlersiniz!... Hoşcakalınız!.. Bir tartışmanın daha böylece sonuna geldik... Cüretli insanlar, deneyimlerini kamuoyuna aktararak üleşme uygarlıgı gösterenler, önemli bir demokratik işlevi yerine getirmiş oluyorlar. Katılımcılar, bir olgunlugu ve hoşgörüyü de simgelemekteler, fakat bu demek degildir ki bu yayınlarımızdaki görüşlere ille de körükörüne katılacaksınız!.. Tersine!.. Bu bir platforumdur; kendi icinde bütünlükler gösteren "Living Story" öykülemelerdir; mekanik dogma aksiyonu degil!.. Daha ayrımlı görüşte ve anlayışta olup da dile getirmek isteyenler, hatta karşıt görüşlerini burada sergileyenler, sansur görmezler, yalnızca saygımızı kazanırlar.... Fakat bu sayfanın alt ve üst yanlarında tanık oldugunuz üzere, pislik saçanlar/lagımsıçanları da var; onlar da bir anlamda kendi kafalarının içindekileri sergiliyorlar; lütfen silmeyiniz kalsın.. Kalsın ki, ikayaklı yaratıkların her cinsinden söz ederken kanıtlamamıza bilmeden katkıları bulunmuş olsun!... Kanıttır; namussuzlar, kusmuklarını buralara dek bulaştırıyorlar; görüyorsunuz... Ìnsanlıga ne kazandırabilirler?.. Ellerinde karşıt belge varsa ve kendilerinin daha insancıl olduklarını ileri süreceklerse; buyursunlar, sahnede herkese yer var; kan dökmeden, sömürmeden.... Birbirinin bogazına sarılmadan, ilkel yöntemlere başvurmadan her çeşit tepkiyi de sogukkkanlılıkla izleyebilmeliyiz... Unutmayalım, iyiniyetli insandan her zaman ögrenecegimiz birşeyler var, onun iyiniyeti de öncelikle bizi dinlemesiyle somutlanıyor; bize düşen, bilmediklerimizi de görmege-dinlemege açık olmak... Yeni görüşlere, yeni studyolarımızda ve yeni tartışma ortamlarında yeniden merhaba diyebilmek umuduyla hep dostça düşüncelerle yaşayınız; hep insancıl yanınızı geliştiriniz; ruhca da güzel ve esen kalınız!.. En iyi günler, en olumlu düşünenlerin olsun!..
Teşekkür borçlu oldugumuz linkler:
http://www.network54.com/Forum/380909/t ... 110483037/
http://prague.tv/forum/the-saga-of-a-du ... zerpe:4984
http://www.stefan-tcholakov.com/index.p ... disk+r%E5n+!
https://sphotos-a.xx.fbcdn.net/hphotos- ... 2651_n.jpg

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Holocaust on Human Heritage
http://i.cnnturk.com/c/q/i/80/0x0/53bd1 ... 15ec0d33f9
Londra'dan yayın yapan Açık Gazete.com yazarları, aydın sorumlulugu ve cüreti görsterererek "resmi tarih / mason endüstrilerinde çatlak ahlak" konusunda tartışmagı sürdürüyorlar; izleyelim!
Teknik, bir yönden ilerliyor; birileri de buna paralel, yeni paketlerle sahneleniyor... Vakıfları var;cemaatleri var; sahte can simidi pazarları var... Gerçekte kim kimi kurtarıyor; açıklamıyorlar.. Bakınız: "Living History"?! Ne menem histeri bu organizaSiyon "Living history"? Açıklayayım; bence şöyle: NGOlar GNGOlaştırılıyor; örnegin ICJ. Peki niye? NWO diye.
- O da ne, dersen; özlü bir Lapon sözüyle yanıtlarım: Az çalanın ayagına pranga vuruyorlar; çok çalanın ayagını öpüyorlar ve buna Uluslararası NWO Hukuku diyorlar.
- Evet, böyle-siyone genel merkezler de var...
Specially the Forum of Living History/Levande historia center of Stockholm spread histerical lies and the staff think we ordinary peoples are dummies. Only these two-legged jackals are clever to drive the institutions/ foundations etc.
...new profets need new profitees...
and as you witnessed, at all the first: "all form Racism", yes, it is the most best bloody industry of the judaized Imperialism! Without Racism no any single Zionist Financial Tower could be survive!

The Big Steal continues by many different sects and under performed mask-techniques like ICJ-Swedish section-SIDA laundry... It looks like a kind Forex Worldwide Firm for example Swedish Jewry Masonry thieves built Kenyan/ Ethiopian/ TelAviv ICJ files and thus chain works simply laundry industry...

All these thieves etiquetted themselves "Jurists' network", indeed we detect only JewishCo. affairs, legalized fraud, looting; nothing else... Malicious looting driven by Jewish&Co lobbies and it is still ongoing on all the areas of the ZOG.
- As you testimonied! ICJ etc are simly labels on the fake wares! Actually, all the oppressed peoples are working like donkeys, meanwhiokle the well-organized DominaZional sects are swallowing everything like crocodiles!
- I know this Bordello-ICJ. There are a lot of flexible Mammeles beyond this dirty mask, for instance Jewish master whore Farzaneh DEHDARI is swallowing better than all others!
- ?!
https://fbcdn-sphotos-b-a.akamaihd.net/ ... 4034_n.jpg

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

- DAYANISMA/SOLIDARITY tüm gereksinimimiz! Elele, bir zincir gibi!
HUMANIST onur KAZANACAK!..


- "Yaşayan öyküler/Living saga" linkleri tanıtarak yayınımızı sürdürecegiz... Linkleri sunmadan kısa bir deginme de bizden, dokumantasyon grubundan: şuna inanıyoruz ki, yapıcı tavırlar, uygarlıgın yapıtaşlarıdır.. Yine, unutmayalım ki, buna, yani insanın her çeşit erdemlerine ve kazanımlarına karşı "gönüllü köpeklik" düzeyinde bir hayınlıkla savaş yürütenler, sapık yöntemlere başvuranlar çıkıyor; daha da yeni örneklerine tanık olunacak, ne yazık ki, dünyada yaglı kemik kaynakları varoldukça, ellerinden geleni arkalarına koymayacaklar... Onlar, kan ve gözyaşıyla doyuma ulaşmagı sevenlerdir; insanlıgın yeminli hasımı gibi davranmaları, temel nitelikleridir; "prototip"/birbirine benzer, beyni yıkanmış yaratıklardır; insan kimligi kullanıyor olmaları, kimseyi yanıltmasın. Kirli kimliklerine ilişkin örtülü gercegi dile getirseler de getirmeseler de, bilseler de bilmeseler de, faşist kuklalardır... Cogusu, tradiSiyonal dogma'lara tutsak kalmış kafalardır; o kafalardan da başka ne üreyebilir ki, elbette, fırsat buldukça size-bize, kardeşligimize, emegimize her zaman hayınlık duydukları gibi, saldırıyorlar ve saldıracaklar, sömürecekler; en azından medyatik aygıtlarını kullanıp çamur atacaklardır.. Kitleler arasında maskeli etkinlikleri olacak elbette, en çok tanık oldugumuz gibi, "polit-whore/polito-tip orospu" denilen kiralık enstrumanlar, rollerini oynayacaklardır ve görünen de en yaygın biçimiyle ne yazık ki, sözkonusu trend'in yükselişidir... Bu da onların en önemli işlevidir; çünkü bir virüsün canlılıgını sürdürmesi için en azından o kokuşkun ortamın sürmesi gerektigini, dar mantıklarıyla da olsa anlayabiliyorlar; yani, aptal da degiller... Bu kadarını ancak ayrımsayabiliyorlar ve tehlike de burada yatıyor; ufukları dar; çıkarcılar; tarihsel deneyimleri var, işbirlikçilik genlerine girmiş, kemikleşmiş pragmatist karakter taşıyorlar ve analarını-çocuklarını bile, amaçlarına uyarlı gördükleri yerde, satmaga hazırlar... Başka bir dille anlatan yoldaşlarımızın bugün burada studyoda vurguladıgı gibi, kendi dillerinden yineleyelim: Unfortunately, there are many sadist monsters who hate Human Being!..
- Anladıgımız ve tanık oldugumuz; özetle, Laponlar, Lazlar, Rumlar, Molokanlar ve antisiyonist Kürtler de tıpkı işgal altındaki Filistinliler gibi, bir anlamda birbirlerini andırıyorlar... Kültürel soykırım altındalar...
- Aynısıyla öyle! Kültürel soykırım altında inliyorlar...
- Ne yapılmalı, sorusunun yanıtı da yine belgesellerde ve kendi dillerinde verildi; o bölümü çevirelim: What should we do against all these enemrild: Well!.. Unity, Comrados!.. Joint movements; produce documents on barbarity!.. There are many good examples... Do it!. Follow the Independent Intellectauls and scientical works!.. Visit tv studios; inform honoured people!.. Tv Solidarity Laponia recommends the selected short films and living saga broadcasting on Internet...
Ìzleyelim!..
http://filmstripinternational.com/
imglink:www.imajx.com/resimler/ID-broadcast_video/cuk_canli.wmv
http://afghanistanwar.com/showthread.ph ... ost1598666
http://www.akuaku.org/archives/2000/11/ ... ties.shtml
http://amazingforums.com/forum/BPGERMAN/6.html
http://www.boardbot.com/boards/MSA/4.html
http://www.boardbot.com/boards/MSA/8.html
http://www.boardbot.com/boards/skitzoid/9942.html
http://www.communigate.co.uk/twc/guestb ... alistparty
http://www.cs.toronto.edu/~andria/guest ... _2005.html
http://www.delphigl.com/forum/viewtopic.php?t=4665
http://p096.ezboard.com/fneworder57168f ... =893.topic
http://delphigl.com/forum/viewtopic.php ... 23e347e649
http://www.factnet.org/discus/messages/ ... 1099320363
http://forum.subversiv.com/index.php?id=182644
http://globalguest.com/gb1/RADYO22/guestbook16.html
http://globalguest.com/gb1/RADYO22/guestbook21.html
http://guestbook.homewithgod.com/cgi-bi ... 89472:19:0
http://hnn.us/comments/28205.html
http://hnn.us/comments/28717.html
http://hnn.us/comments/27875.html
http://www.humanist.de/humanist/gb-1130.html
http://www.iainfisher.com/kane/_disc/00000153.htm
http://www.iot.nl/forum/read.php?f=1&i=3158&t=3158
http://www.jabse.com/spellcheck.php?did ... 4%9E%AB%9A
http://www.koxuz.org/koxuz/articlecomme ... cle_id=143
http://www.kurdinfo.com/nivis/aturan4.htm

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Ayşe UYSAL diyor ki: Azerbaycandan en azgınları olmak üzere yagmacı çingene kabileler yani Türkmenistan’dan şu istandan bu istandan devşirip toplama çöp insanlar, sistematik getirildiler, Küçük Asya’da henüz ayakta direnmekte olan uygarlıklardan kırıntılar da elbirliğiyle yok ettirildier... Hele özellikle Laz halkından geriye ne aklınıza gelirse bu onurlu savunmasız insanların tüm kültürel degerlerini resmen yaktılar, talan ettiler, soykırımdan geçirdiler...

http://members.asmarino.com/drreesomgb/_GB/000003ae.htm
http://www.network54.com/Forum/10266/me ... 178329640/
http://www.network54.com/Forum/193756/t ... 120644241/
http://www.network54.com/Forum/294605/m ... 126103906/
http://www.network54.com/Forum/120309/m ... 016185629/
http://www.network54.com/Forum/294605/m ... 120328496/
http://www.network54.com/Forum/294605/m ... 119368477/
http://www.network54.com/Forum/294605/m ... 117466244/
http://www.network54.com/Forum/145962/t ... 131700954/
http://www.network54.com/Forum/3301/message/1167419503/
http://www.omogenia.com/forums/printthr ... /type/post
http://prague.tv/qa/shite/dirty-portrai ... eak-p:2080
http://prague.tv/forum/culturnobel-comm ... tion-:4987
http://site.nissr.com/zeino/forum/index ... 1007036493
http://www.stefan-tcholakov.com/index.p ... disk+r%E5n+!
http://www.singlestalkshop.com/messages/23830.html
http://www.truth10.com/NewsServer/Artic ... leID=12570
http://www.yutopian.com/wwwboard/messages/2924.html
http://www.che-lives.com/home/modules.php?name=idiotson
Mesaj/yorum forumuna bir not yazabilirsiniz, buyurun! Öykümüzü, aşagıda listelenen forumlarda tartışalım:
http://www.network54.com/Forum/500001/post
http://www.network54.com/Forum/513702/post
http://www.network54.com/Forum/518670/post
http://www.network54.com/Forum/518675/post
http://www.network54.com/Forum/518614/post
http://www.network54.com/Forum/221238/post
http://www.network54.com/Forum/352340/post
http://www.network54.com/Forum/4481/post
http://www.network54.com/Forum/27576/post
http://www.network54.com/Forum/88449/post
http://www.network54.com/Forum/120309/post
http://www.network54.com/Forum/193756/post
http://www.network54.com/Forum/193762/post
http://www.network54.com/Forum/193765/post
http://www.network54.com/Forum/193769/post
http://www.network54.com/Forum/193772/post
http://www.network54.com/Forum/238025/post
http://www.network54.com/Forum/238025/post
http://www.network54.com/Forum/393207/post
http://books.dreambook.com/boa100/boa102.sign.html
http://www.vsekiden.com/news.php?topic=3&id=16736
http://www.oran-gutan.com/index.php?itemid=112
http://www.forumromanum.de/member/forum ... threadid=2
http://www.webvoter.net/se/guestbook/ny ... 074&view=0
http://www.network54.com/Forum/11537/post


http://www.vnnforum.com/image.php?u=579 ... 1152936567
Boykot edelim ManipulaSiyonal kültürsüzlügü: Don't read the Jew-made-books! Don't pay the bills of Jewish museums! Don't allow the Jewish propanda-media! Don't listen to Jews! Ignore the masters of hypocrisy! Don't give job to the animalo creatures of Jewish flock! Shoot down their opium-centre institutions, museums, NGOs, fradulent machinery lobbies; build humanity monuments instead of these shame symbols!



Bir Lapon bilgesi diyor ki;
Az çalanın ayagına pranga vuruyorlar; çok çalanın ayagını öpüyorlar ve buna Uluslararası NWO (JewWorldOrder) Hukuku diyorlar.
https://fbcdn-sphotos-h-a.akamaihd.net/ ... 7175_n.jpg
Lazlar, Türkiye’nin Laponlarıdır…

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı anlatı
https://www.youtube.com/watch?v=2BYUcFp1b4M
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Holocaust on the cultural wealth of oppressed peoples .e. poor Lazs…
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kızılderiliere ve Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Dinler ve paranoidal hastalıklar ilişkisini araştıran akademisyen uzmanlardan Hatice KIVRAK diyor ki: *Sanata ve sanatçıya “şeytan işidir” diye çamur atan karanlık çakallar dini, elbette ki anıtları ve yontuları (heykelleri) gereksiz bulacaktı; fırsat bulunca da kaldıracaktı; Trabzon’da ve Ordu’da yapılan gerici saldırının kökenindeki güdü işte bu bagnazlıktır…*





Mirror links/Marxist Yugoslavian/Real Historians/Independent Scientists'/Solidarity Groups online:
imglink:www.imajx.com/resimler/ID-broadcast_vid ... sondak.wmv
http://www.network54.com/Forum/41973/me ... 158772545/
http://www.wsws.org/tr/2006/feb2006/pipe-f15.shtml
http://www.network54.com/Forum/193761/
http://www.network54.com/Forum/193756/t ... 131914592/
http://www.network54.com/Forum/193764/t ... 100889354/
http://www.network54.com/Forum/10266/me ... 170841819/
http://www.network54.com/Forum/193762/t ... 171936386/
http://www.network54.com/Forum/120309/m ... 006249943/

Satellit-ülkelerin mediatik-aygıtlarla uyuşturulmuş yıgınları, yani büyük insanlık, büyük koşum atları gibi ölümüne koşuyor, agababaların gösterdigi dogrultuda, dörtnala ömrünü tüketiyor

, aynı anda aynı düzenegin üste gelen katmanlarında, bu kirli okyanusunun büyük köpek balıkları siyon-itler&domuzdan alçak işbirlikçiler, ellerine ne geçerse sömürmekteler

... Manzara budur; gören gözlere, duyarlı yüreklere, yani algılayabilene... Arkası yarın...


Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Holocaust on the cultural wealth of oppressed peoples i.e. poor Lazs…
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kızılderiliere ve Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…


Kartallar şarkı söylüyor sanıyordum; dinledim; SON LAPON'un çıglıklarıydı, jojk'larıydı (Jojk/yoyk; ballad/agıt)

Shaman Lappe LAPINSON agıtlarından düzyazıya dökersek, sarsıcı bir sorgulamayla birlikte der ki; "Ìdam yoktur diye reklam yapıyorlar resmi tarihte; gerçekte ise, liderlerimizden Aslak HÄTTA'nın başı baltayla kesilerek idam edildi. Shaman kültürel zenginliklerini yaktılar ve onun külleri üstünde halk ileri gelenlerini katlettiler... Aslak HÄTTA en çok bilinen, en cesur simgelerden biridir...
Suçu; ben kültürümle ve halkımla birlikte bir bütünüm, kimsenin çizmesini öpmem, zenginlik kaynaklarıma, atalarımdan emanet aldıgım ve gelecek kuşaklarıma borçlu bulundugum bu topraklara, Lappland'a sömürgenleri sokmam, dedi.
- Var mı başka bunun gibi düşünen, diye sordu işgalci...
Dereler kan akıyordu... Ses çıkaracak kimse kalmamıştı; herkes aslında HÄTTA gibi düşünse de...
Monsy SOMBY çıktı ileri, gitti yoldaşının yanında dimdik durdu;
- Ben varım, dedi!
- Başka?
...çıt yok!
Ìkisini de akıl almaz bir barbarlık töreni sonunda idam ettiler; evet, baltayla başlarını kestiler ve sonra cesetlerini de çalıp sakladılar...
- Nerede oldu bu?
- Iskandinavya'da pardon işgal topraklarında, Laponia'da...
- Ìnanmam; benim okudugun resmi tarihte başka yazıyor.. Daha dogrusu resmi tarihte hicbirşey yazmıyor... "Beyaz zambaklar ülkesi" falan beyaz yalanlar fantazyası ötesinde...
- Beynimiz zambak! Laponların toprakları kültürleri isgal altında, bizim de beynimiz
- Pek iyi anlayamadım!
- Son sözcügün senin en dogrun! Kavrama zorlugu ceken bir modern sistem cenderesindeyiz, NWO sistemi...
#
Yok edilmekle yüzyüze bulunan Laponlar anlatıyorlar: Jesus Christ gelecek dediler.. Yahudiler ve işbirlikçi cellatları geldi; çadırlarımızı yerle bir ettiler; geyiklerimizi sürüyle öldürdüler; derilerimizi, madenlerimizi çaldlar... Kurtarıcı beklemiyorduk; ille kurtarmaga geldik dediler; bizi liderlerimizden kurtardılar(!)... Shaman kalıtlarını ve gömütlerini yerle bir ettiler; bugün de biz Laponların bir tek müzesi olmayışının bir nedeni, her degerimiz yakılmıştır; yerinde iz bile kalmamıştır... Yine de ille de sizi kurtacagız dediler, çocuklarımız zorla götürüp lobotomi ameliyatlarından geçirdiler; bunu icin en büyük düşmanlarımız içimizden çıkmıstır; şasıracak bir yönü yoktur... Bizi bize yediriyorlar şimdi; tıpkı Suriye'de başardıkları gibi...
- Demokrasi getirecegiz dediler, her silahla geldiler, insanlıgımıza tecavüz ettiler; itiraz edenleri yok ettiler!
- Paralarımızı, ziynetlerimizi, kadınların altın süslemelerini aldılar, kendi paramızla kendimize kilise adı altında beyin yıkama merkezleri yaptırdılar; bugün tüm Lappland ülkesinde her köye en mükemmel laboratuvarlar ve tepeden izleme kuleleri mobeseleri, aydnlar sanatlar is yasamndan yoksun etme AF'leri (iş ve işçi registrasiyon büroları, sistemle çelişenleri attırmak için etkindir; baska bir işi ya da işsize iş bulması yoktur; zaten Lapon'a geyik çiftçiliginden başka iş kesinlikle yasaktır) ve bilgi işlem merkezleri/bizi izleme bilgisayarları depoları kurulmuştur; ana kumanda ve bilgi-işlem merkezi, TelAviv'le eşgüdümlü işleyen bu çeşniden kiliselerdir, en ilginci de yönetenlerin tamamı Yahudilerdir, tek hristiyan yok.
- Kilise var Iskandinvya'da fakat hristiyan istihdam edilmez; nasıl olur bu?
- Tarikatları tanıdıkca anlarsın, nasıl oldugunu... Yalnızca, tabelası kilise!
- Yani bize Jesus getirecek(!) olan egemenler aslında daha eski tarihlerde Jesus'u da katleden, hristiyani da izleyen/registrasyondan ve elemeden geçiren sadist flock'tan/sürüden baskası degil...
- Tamamıyla öyle! Kafası çalışan önderlerimizi yani Aslak HÄTTA'yı katleden de bunlardır; Else Laula RENBERG&Hans Magnus NILSSON&Mons SOMBY gibi nicelerini yok edenlerle bugün bir arada Scandinavia'da barış(!) icinde yasıyoruz; bizim barış'ımız bu modeldir; beyni alınmış kaz'lar gibiyiz... Kaz güdenlere tüylerimiz veriyoruz rahat yastıklarda uyusunlar diye; geyiklerimizin etini veriyoruz pastırma yiyip semirsinler, anamızı daha iyi bellesinler diye... Öylesine bir barış; tepemizdeler, görmege göz ister, insan gözü, cesaret de ister... Aslak HÄTTA ile Mons SOMBY'nın kafalarını gözümüzün önünde kestiler, biz ise yıllardan sonra sözde mahkeme kararlarıyla; o da herhangi bir müzede sergilememek koşuluyla ancak alabildik ve bu yönetimin adına da demokrasi dedirtiliyoruz..
- Biz Inka'ların çocukları; biz, Aztek'lerin çocukları; biz Apache'lerin çocukları; biz Laponlar, kısaca, Suyun ateşin ruzgarın çocukları; güneşi bekliyorduk...
- Aynı yöntem diger azınlıklara da uygulandı. Bize de aynı sahtekarlık ve soykırım projeleri uygulandı; hatta, simdi azınlık ettirilme prosedürüne sokulan gercek İsveçlilere de aynı teknikler uygulanıyor; inceleyiniz, tanıksınız!
- Dolandırıldık! Jesus gelecek dediler, yalan söylediler; çadırlarımız yakıp kiliseler diktiler ama o kiliselere ise gerçek hristiyanlar gelmedi, gelemezdi...
- Görünen köy kılavuz istemez; yahudilerin iktidar aygıtı bu sahte tapınaklar.
- Daha güzel özetlenemezdi! Evet, Ìsa'nın hasımları onu bir kez daha kullanıyorlar, bu en utanmaz dinsel manipulasiyon yatırımlarla...
- Bunları, kendi aramızda olsun söylemek için dilimiz yok artık...
- Bizim var mı sanki?! Bunu anlatmak için tv'miz radyomuz olacak diye vergi toplandı; palavradan baska hiçbirşey yok... Birleşmiş Uluslar Yargılıklarında dosyalarımız var; sonuç yok.... Bize gelince yok... WWII denilen kanl yagma'dan sonra Alman hapisanelerinden kaçan yüzkızartıcı suçtan hükümlülere akla gelmez güvenceler var da, bize kendi topraklarımız üzerinde kendi gelecegmizi belirleme hakkı yok; neresine BM diyelim bu dalaverenin?!
- Ama birşey var, evet öldürüldük, bir sessiz soykırıma ugratıldık ama bir farkla, insan düşmanlarını kahreden bir önemli fark; YENÌLMEDÌK! Bizim tarihimizi düşmanlarımız ve beyni yıkanmış bir kesim media maymunu Ìsveçliler, medyatik narkomanlar, masturbasiyon yapar gibi işkembeden yazıyorlar; kendilerini aldatıyorlar; çünkü şarkılarımızı haala daha biz yazıyoruz...
- Onların kiliseleri Tanrı'yı da aldatacaklarını sananlarla kolkola, esrimiş (zevk sarhoşlugundalar); biz ise gerçeklerin ve bilginin yolgöstericiligine inanıyoruz; kendimiz gibi olana inanıyoruz; NWO emperyalizminden inim inim inleyen Libya'ya, Suriye'ye, Irak'a, Afghan'a, altta kalana, yagmalanan ve dünyadaki tüm namuslu emekçilere, alt katmanlara inanıyoruz...
- Düşman bir, biz dagınıgız! Onlar da Yahudi'nin silah ve savaş üretme endüstrisi NATO altında inlemiyorlar mı?! Onların da iniltisi kısılmaga çalışılıyor bizim de!
- Laponya tipik örnektir; acık laboratuvardır! NWO'yu analiz için somut turnusoldur! Burada bizim topragımızın üstünde simdi Judiska Museet (Yahudi müzesi) var; Judiska teatern (Yahudi tiyatrosu) var; üstüne üstlük, elemanlarnn giderlerini de bize ödetiyorlar.. Nedir bu; ne bu utanmazca ahlaksızca alay ediş; kime uyar bu gelenek?!
- O malum sürüye elbette!..
- Sanıyorlar ki dünya aptal, bir bunlar aklı üstün...
- Tevrat'ta Ìblisin seçilmiş yaratıkları var, insana düşmanlar...
- Temellerinde var; geleneklerinde var; belki de gen'lerinde var... Dünyaya soykırımlar uyguluyorlar, sonra kendileri çıglık atıyorlar... HITLER bizi gazladı, diye geçen yüzyılda tüm dünyayı dolandırdılar...
- Yahu, bir normal Alman çıkıp da diyemedi ki; "Agalar, gazlanıp öldünüzse sesiniz nerenizden çıkıyor. Savaştan önceki asalak sayısına bakıyoruz, bir de savaştan sonrakine; Yahudi miktarı dörde katlanarak çogalmış; hani gazlanmıştılar; gaza getirilen kim acaba gerçekte"?! Sivrisinegi de sollamışlar namussuxlar, tahtakurusunu da...
- Zehirli mantara yakın bir Guinness Records sayısı...
- Gedigine oturdu; agzına saglık1 Zaten ne demişler büyüklerimiz; "Yalann kulpu yok"; yuvarlanır büyür gider; yalnız bunlarınki biraz haddini aşarak gitmiş...
- Soranlar oldu olmasına da, barbarca engellendiler! En ilginci, HITLER'den sonra dünyaya gelmiş Yahudi nasıl olur da Alman çalışma Kamplarında çalışmış olsun, diye merak etmek yasak; dahası, çalışmak neden ceza görülüyor, diye tartışacak babayigit asla yok..
- Yani, ben çalışacagım, sen çalışacaksın; normal; Yahudi çalışmayacak ve tüm bankaları elinde tutacak; bizi yolacak; var mı böyle bir yogurt gölü, yasaı, anayasası?! Varsa bilelim!
- BOP-tiri dünya taslagı gibi! Kanlı bir sirk! Medya, genelde Siyonizmin megafonu, bizim, gözümüz degilse de agzımız kapalı...
- Kurnaz hırsız evsahibini bastırır, diye bir atasözü var...
- Dogru demişler eskiler... Kendi yaptıkları-uydurdukları holoco$t propaganda merkezleri kendilerini ele veriyor; bundan daha somut kanıtlar, biz ezilenler istesek bile kuramazdık, yani kendilerini ele veren yeterli somut kanıtlar var; dileriz gelecek kusaklar tartısmagı basarsalar!.. Bizim tv'miz yok; süslü reklamlarla bezeli yalanlarımız da yok; biz var'ız!
- Ìnsanlıgın da vicdanı var/kulakları var/gözleri var; yani antene ne gerek var...
- Güzel betimledin!

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere ve kuzey Avrupa’da da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

- Birgün daha cok Aslak HÄTTA&Mons SOMBY&Che GUEVARA&Adolf HITLER'ler ileri çıkacaklar; o kadar! Al sana Jesus Christ o zaman seni gidi sahtekar ibrani virüsü, diyecek namuslu tarihçiler de var (olacaklar)!
- Bence de!. Bugünün Alamo'su kuşatılmış ve iligine dek sömürülmüş yoksul Laponya'dır. Isveç'in ve Isveç halkının da, Norveç, Fin, Damimarka halklarının da tepesinde çöreklenmiş olan Mason Alyans diktatörleri, kuzey Ìskandinavya'yı NATO'ya askeri deneme alanı olarak kiraya verdiler; bedelini bakalım uyanmakta olan Lapon çocuklar sonra geriye nasıl ödetirler.
- Gün ola harman döne!
- Yeni silahlar denemek, istedigi biçimde bombalamak serbest; haber yapmak yasak. Modern günümüzde ve demokrasiden söz edilen bir Avrupa'da; evet!
- EU utanmazlıgı ve çifte standardı desek mi?
- Bir adım ileri; daha korkunç!
- çakalların ereksiyonal "Golden Age/Altin dönemi"dir; barbarlık, en sınırsız, umursamaz ve en ahlaksız dönemini, en dorukta yaşıyor.
- Bu bir buzdagının görünen ufak parçası, bana kalırsa. İnsanlıgın kültürel mirasını savunanlar ile insan hasımları arasındaki savaş!
- Savaş sözcügü pek uymaz; masonların ordusu silahı var, soykırımdan geçirilen halkların tankları uçakları yok... Önderleri de tek tek yok ediliyorlar..
- Dünyann orasında burasnda düşman ortak, biz ayrışmışız ve zayıfız ne yazık ki! Düşman NWO sistemidir ve hem orada hem de burada Laponya'da bazı metodlar bundan dolayı birbirini andırıyor...
- Benziyor, evet, idam yok artık kagıt üstünde çok ülkede, fakat yitenlerin nasıl yitirtildiklerini açıklayan da yok.
- Insanlık tehdit altında genelde, Alamo bir tane degil artık; denebilir ki tüm alttakiler bu barbarlıktan inim inim inliyorlar, adları yerleri ve üzerlerinde uygulanan projeler farklı.
- Fark ayrıntılarda; başka fark yok; NWO Filistin'de dogrudan dogruya fosfor bombaları atarak yakıyor insanları, Laponya'da ise NATO denemeleri biçiminde bir başka kılıfa bürünerek...
Set Free Laponia from the Jew-ruled SweCIApornoKindom!-
http://www.youtube.com/v/6ZmgdVZd-Ts

- Mazlum Lapon halkı sonsöz olarak ne diyecek bakalım?
- Ne diyelim; Yahoodi-yularlı Zionist SweCIA Porno Krallıgı yıkılmalı; Laponia Yahoodi tutsaklıgından kurtarılmalıdır!
- Siz ne diyorsunuz sayın izleyiciler?
- Aynı sistemde övütülüyoruz ve dogallıkla aynı şeyleri düşünüyoruz; NATO bombalayacaksa emperyalist Yahoodi ürünü basterd Masonların köşklerini bombalasın; yoksul ve köle Laponların ren geyigi yaylama otlatma alanlarını degil!
- Laponların sonu, Mohikanların sonuna benziyor...
- Daha vahim! Mohikanlar som insana dek savaşarak yok oldular; Laponlar ise kilise ve medya önünde resmen bogazlanarak, sessiz sedasız tükeniyorlar... Yoyk-agıt söylüyormuş daglar başındaki kartala, o kadarını Kürtler de yapıyor...
Lazlar da Laponlar gibi yok edilmeyen direngen azınlık kategorisinden bir dayanıklı azınlıktır…

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Holocaust on the cultural wealth of oppressed peoples

Dünya yeni bir Millenium'a giriyordu, 2000'e ve Uluslararası yargılıklarda kangren olan bir dava vardı; Mons SOMBY ile Aslak HÄTTA'nın kemiklerinin şu anda yaşamda bulunan Sami aile üyelerinden torunlarına verilmesi davası, karara baglandı. Sonradan, ilk kez 2006 yılında dokümentar filmi de (yasak olmasına karşın) yapılan bu ilginç mahkeme kararından tümceler; nasıl bir "deep state" düzeneginde yaşadıgımızı belki biraz açıga vuracaktır:
Iskeletler (Mons SOMBY ile Aslak HÄTTA'nin) beden kemikleri geri verilecek; kafatasları geri verilmeyecektir.
Sapmé halkı bu konuda kafatası vbg ilintili temyiz hakkı kulanamayacaktır.
Kemikler götürülürken ve gömülürken dinsel sözcükler dışında bir söylev ya da konuşma, özellikle sisteme yönelik eleştiri yapılmayacaktır.
KEMIKLER HIÇBIR ZAMAN HIÇBIR MÜZEYE KONULMAYACAKTIR (esasen müze kurma hakları da yok öyle bir bina düşünelemez bile)...
Kemiklerin gömüldügü yere özel bir yer islemi yapilmayacaktir; özel semboller ve bayrak gibi girisimler olmayacak; bunu da Isveç-Norveç-Fin polisi degil, Sapmé belediyelerinin aylık verecegi özel güvenlik birimleri yerine getirecektir.
Gömülecekleri yere niye idam edildikleri konusunda bir yazı yazılmayacak; adından başka bir sözcük kullanılmayacaktır.
Ve 2000'e girdi Avrupa-!!!-
2006'da kısa metrajlı bir film yapıldı; bu filmde dökümanter özelliklere raslandı; filmin adı: Ìskeletlerimizi verin bari!

Daha sonra Norveçli bir film grubu biraz cesaret etti ve Ìsyan, Laponların Ayaklanması ve dize gelmesi
FIlm; The Kautokeino Rebellion (2008)

Filmin gösterimine Isveç'te de izin verildi; cünkü politik hiçbir sözcük ya da mesaj içermiyor; birileri mezbaha gibi öldürülüyor ama...

Başka da film yok; çünkü kaynaklar da köklendi... Mohikanlar ile Molakanlar ve Sami'lerden kalanlar; belki en fazla agıtlar...ve insanlık uygarlıga girecek; umuluyor; hepsi o kadar!



Bugün NATO savaş uçaklarına fosforlu ve radyoaktif silahlar yükleyen Alyans yönetimi (Isveç'teki Mason koalisyon kendine Alyans diyor) Libya'ya demokrasi saçıyor tepeden; Lappland'a ne menem demokrasi "ihsan eylediklerini ifşa" etmeden. Afghanistan'a Suriye'ye Irak'a sözde demokrasi import yapan bu NWO enstrümanları, Lappland'daki demokratik emperyalizmin açıklamasını da yapsalardı bari, dünya kamuoyunun bilmedigi birşey kaldı mı; ögrenseydik!

Kaynaklar:
http://www.fido7.net/cgi-bin/forumm.fpl ... &num=94362
http://www.fido7.net/cgi-bin/forumm.fpl ... &num=94387

http://www.antiwarsongs.org/canzone.php?id=9200〈=it



Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Geçmemiş zaman olur ki, utancı cihan değer!
KARABÜKLÜ KATİL ZİYA’YA, LAZLARI AŞAĞILAMAK İÇİN HÜKÜMET YANDAŞI YAVŞAK MEDYADA “LAZ KATİL” BAŞLIKLARI YAYINLATTIRILDI
ABD'li Sarai Sierra'nın cinayet şüphelisi Ziya Tasalı'ya Neden “Laz” diyorlar?
Red. OfHayrat.com/ 19 Mart 2013

Türkiye'nin çimentosu, demiri olan Doğu Karadeniz insanına günümüzde bazı mahfiller savaş açmış durumda. ABD'li Sarai Sierra'nın cinayet şüphelisi Karabük'lü Ziya Tasalı'ya kasıtlı laz diyorlar

Doğu Karadenizin Milliyetçi Muhafazakar duruşunu kabul edemeyen bazı mahfiller, ABD'li Sarai Sierra'nın öldürülmesi olayında Katil zanlısı Ziya Tasalı'nın kendisine "Laz Ziya" lakabı takmasını fırsat bilerek Karabük'lü olmasına rağmen "Laz Ziya" yakıştırması ile Doğu Karadeniz halkına hakaret ediyor.

Laz Ziya Lakaplı Katil Doğu Karadenizli (ve Laz) Değildir.. Karabüklüdür...

ABD'li Sarai Sierra'nın cinayet şüphelisi Ziya Tasalı'nın, 'Laz Ziya' lakabı öne çıkarılarak anılması Lazların tepkisine neden oldu.

Sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden tepkilerini dile getiren Lazlar, Ziya Tasalı'dan 'Laz' lakabı yerine adı ve soyadı ile bahsedilmesini istedi.

Rize Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa, İstanbul'da meydana gelen, ABD'li Sarai Sierra'nın öldürülmesi olayı sonrası cinayet şüphelisi olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan kişinin, 'Laz Ziya' lakabıyla anılmasının Lazları "Doğu Karadenizlileri" rahatsız ettiğini söyledi.

Bu kişinin, bir dönem Kurtlar Vadisi'nde oynayan 'Laz Ziya' karakterinden esinlenerek kendisine böyle bir lakap takmış olduğunu ifade eden Ayaz ve Basa, şöyle beyanda bulundular:

"Bu kişinin 'Laz Ziya' lakabıyla anılmasını doğru bulmuyoruz.

Araştırdığımız kadarıyla bölge ve Lazlarla bir ilişkisi ve bağı yok, Kendisi Karabük'lü.

Böyle olsa bile Laz ismiyle medyada yer bulması doğru değil.

Bu kişinin bir adı soyadı yok mu? Adı ve soyadı ile anılsın.

Laz vurgusu yapılarak anılması bizi rahatsız ediyor.

Bir cinayet sonrası Laz vurgusu yapılması rencide edicidir.

Bu yöndeki rahatsızlığımızı dile getiriyoruz."

Istanbul’da kaybolduktan sonra Cankurtaran sahilinde cesedi bulunan Sarai Sierra’nın (33) katil zanlısı Ziya Tasalı ‘canavarca hisle adam öldürmek’ suçundan tutuklandı.

Sierra’nın katil zanlısı Ziya Tasalı öğle saatlerinde getirildiği İstanbul Adalet Sarayı’nda savcılık tarafından sorgulandı. Tasalı, savcılık sorgusunun ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye gönderildi.

Nöbetçi İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan Tasalı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngören TCK’nın 81. maddesinde yer alan ‘canavarca hisle öldürmek’ suçundan tutuklandı. Tasalı tutuklama kararının ardından Metris Cezaevi’ne gönderildi.

"Bütün gücümle vurdum"…
Emniyetteki ilk ifadesinde Sierra’yı öldürdüğünü kabul eden Tasalı, 3 sayfalık yazılı ifadesinde cinayeti tüm ayrıntılarıyla anlattı. Tasalı, şunları söyledi:“Olay günü (21 Ocak) Cankurtaran’daki tarihi surlarda alkol ve uçucu madde aldım. Rayların önünde otururken bir kadın gördüm. Fotoğraf çekerek bana doğru geliyordu. Tam önüme geldiğinde onu öpmeye çalıştım. Bana direndi. Aramızda itişme ve kakışma başladı. Bu sırada cep telefonuyla alnıma vurunca, burnumun üzerinden kan boşaldı. Ona bütün gücümle vurdum.

"Döndüğümde ölmüştü"…
“Sendeleyerek demiryolunun alt tarafındaki dehlize doğru düştü. Kadını dehlizin içine çektim. Dehlizde yarım saat mücadele ettik. Yerden aldığı taşla başıma vurdu. Çok sinirlendim, yerden aldığım taşla kadının kafasına 2 kez vurdum. Kadın hareketsizleşti. Ne yapacağımı bilmiyordum. Olay yerinden kaçarken kadından bir hırıltı sesinin geldiğini duydum. Olaydan bir gün sonra aynı yere döndüm. Kadın ölmüştü. Üzerine iki battaniye örttüm ve kalas koydum. Kadının montunu ve çantasını çöp konteynırına, cep telefonu ve bilgisayarını Sarayburnu’nda denize attım.

Çok pişman olmuş-muş…
Olaydan 2 veya 3 gün sonra ABD’li Sarai Sierra adlı bir kadının kayıp olduğunu duydum. 7-8 gün sonra da Sierra’nın cesedinin bulunduğunu öğrendim. Öldürdüğüm kadının Sierra olduğunu anlayınca el arabasıyla yatağımı ve kıyafetlerimi 60 liraya sattım. Otobüs bileti alarak Karabük’e ailemin yanına gittim. Kardeşimde bir gece kaldıktan sonra Hatay’a gittim.

Yaya olarak Suriye tarafına geçtim. Özgür Suriye Ordusu’na katılarak Esad’ın ordusuna karşı savaştım. Bir çatışmada sol bacağımdan vuruldum. İyileştikten sonra Türkiye’ye dönmeye karar verdim. Geri döndüğümde sınırı geçer geçmez yakalandım.” Tasalı, ifadesinin sonunda “Bütün yaşananlardan pişmanım” dedi. Sarai Sierra’nın katil zanlısı Ziya Tasalı, “canavarca hisle adam öldürmek” suçundan tutuklandı ve Metris Cezaevi’ne gönderildi.

Teslim mi oldu yakalandı mı?
Tasalı, emniyetten adliyeye götürüldüğü sırada basın mensuplarının “Nerede yakalandınız?” sorusuna, “Yakalanmadım, kendim geldim” diye cevap verdi. Emniyet kaynakları, Ziya Tasalı’nın yakalanmasıyla ilgili Emniyet İstihbarat birimlerinin katkısının bulunduğunu, MİT’in herhangi bir etkisinin olmadığını belirtti. Suriye’deki muhaliflere, Türk yetkilileri tarafından Ziya Tasalı’nın arandığının iletilmesi üzerine, şüphelinin muhalifler tarafından Türk güvenlik güçlerine teslim edildiği öne sürüldü.

"Suçluysa teselli bulacağım"…
Istanbul’da cinayete kurban giden ABD’li Sarai Sierra’nın annesi Betsy Jimenez ABD’de yayımlanan New York Times gazetesine konuştu. Jimenez Sierra’nın ölümüyle ilgili olarak yakalanan ‘ Ziya Tasalı’nın, soruşturma devam ettiği için suçlu olup olmadığından henüz emin olmadığını belirtti. Betsy Jimenez, eğer suçlu Ziya Tasalı ise teselli bulacağını söyledi.

http://www.ofhayrat.com/news_detail.php?id=5760

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Bunu daha önce hiç duymamıştım: Türkiye’nin malum Suriye düşmanı dikta yönetimi, Amerikalı Ermeni fotografçı Sara SIERRA’nın katili (sahte Laz, Karabüklü) Ziya TASALI’yı NATO teröristi olarak donattı, görevlendirdi ve Suriye’ye soktu, diyor Arap medyası. Sogukkanlı katil Ziya, kaç Suriyeli sivilin de canına kıydı; kendi biliyor. Fakat şurası bir gerçek ki, Ziya’yı Suriye’liler yakalayıp da Türkiye’deki sınır jandarmasına teslim etmeseydi ne yakalanacagı vardı ne de cezalanacagı… Ziya TANSELİ, Suriye sınırında savcılıga ilk rutin ifadesini verirken de üzerinde NATO askeri üniforması ve ayaklarında Türk askeri yapımı botlar görülüyordu…


http://www.ofhayrat.com/news_detail.php?id=5760

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/
*CRY FOR SCARED CONSCIOUSNESS OF HUMANITY!*

- ♥•`¸¸´•♥- Empathy is humanity -♥•`¸¸´•♥ -

*TurcoMongoloid Islamofascist Dicta must pay compensation to all affected Christians!*
*Yağmacı ve kültürel jenosidin her barbar çeşidinin uygulayıcı, sadist asyatik hun geleneğinin son organize eylemcisi Türkomongoloid Islamofaşist dikta, yüreği yaralı hristiyanlara tazminat ödemelidir!*
*Die korrumpierte Barbarei-Türkei muss Entschädigung an die betroffenen Christen zu zahlen!*
*Turkiet måste betala ersättning till de drabbade kristna!*
* La Turquie doit verser une indemnité aux indemnité aux chrétiens touchés!*
* варварский Турция выплатит компенсации пострадавшим христиан!*
* Vəhşi Türkiyə təsirlənən Xristianlar üçün təzminat ödəməlidir!*

- ♥•`¸¸´•♥-Ignorance is Barbarity-♥•`¸¸´•♥ -

{(*`..´*) {(*`..´*) {(*`..´*)


{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Genelkurmay'dan 'Çerkez' sansürü! Aslını inkar bir acizlik ve karakter sorunudur
Documented by KARADENIZ HALKLARI GRUBU
Atatürk'ü anlatmak için internet sitesi kuran ve burada Atatürk'ün yayınlanmamış birçok resmini yayınlayan Genelkurmay'ın, Atatürk'le Çerkez Ethem'i yan yana gösteren resmi çizdiği ortaya çıktı.

Kurtuluş savaşı sırasında gösterdiği yararlılıkların ardından Ankara'nın bazı politikalarına itiraz ettiği için 'hain' ilan edilen Çerkez Ethem'e Genelkurmay'ın sansür uyguladığı ortaya çıktı. Genelkurmay Başkanlığı'nın Atatürk'ün hayatını anlatmak için kurduğu internet sitesinde Atatürk'ün yayınlanmamış birçok resmine yer verildi.

Fotoğraflarda, 1905'ten 1938'e kadar Mustafa Kemal'in geçirdiği evreler yer alıyordu... Bu resimlerden birinde Atatürk Ankara Garı'nda yanında kalabalık bir heyetle görülüyor. Ancak Atatürk'ün hemen sağ yanında duran kişşinin yüzü bozulmuştu ve kim olduğu anlaşılamıyordu. Orjinal fotoğraf üzerinde oynandığını ve 'sansür' uygulandığını gazeteci-yazar Fuat Uğur deşifre etti.

Fotoğrafın orjinalini yayınlayan Uğur, Atatürk'ün hemen sol yanında duran kişinin Çerkez Ethem olduğunu ve Genelkurmay'ın fotoğrafta oynayarak Çerkez Ethem'in yüzünü bozduğunu ortaya çıkardı. Genelkurmay'ın bu sansür nedeniyle özür dilemesi gerektiğini ifade eden Uğur, Genelkurmay'ın sansüre tabi tuttuğu fotoğrafın Çerkes Ethem Kuvayı Seyyare askerleriyle birlikte Yozgat'taki Çapanoğlu isyanını bastırmak üzere Batı Cephesi'nden Ankara'ya geldiği zaman çekildiğini ifade etti.

İşte iki fotoğraf arasındaki 'sansür'ü gözler önüne seren büyük fark...

Fotoğrafın orjinali ve manipulaSiyon durumu...

Mustafa Kemalin hemen sağ yanında duran kişinin yüzü bozulmuş ve kim olduğu anlaşılamıyor.
http://www.network54.com/Forum/738748/m ... +sorunudur

{(*`.,´*)\

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Çerkeslere yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Sosyalist Çerkesler 1 Mayıs'ta Kadıköy'de
Red. Haber.sol.org/ 30 Nisan 2013
1 Mayıs’ın kapitalizmin tüm cephelerine karşı direnişin günü olduğunu ifade eden Sosyalist Çerkesler, AKP iktidarının öncülüğündeki Türkiye kapitalizminin tüm halklara yönelik saldırılarına boyun eğmediklerini göstermek için 1 Mayıs’ta alanlarda olacaklarını belirtti.

Kapitalizm, gerici bir kültürel dünya dayattığını vurgulayan Sosyalist Çerkesler, kapitalist kültürün temelinin, itaatkarlığa, rekabetçiliğe, mülkiyetçiliğe, faydacılığa ve bencilliğe dayanmasına rağmen Çerkes kültürünün ise paylaşmayı, seküler bir hayatı ve insanı merkeze alan bir hümanizmi içerdiğine dikkat çekti.

Kapitalizm, halk düşmanı bir sistem olduğunu ve kendini savaşla ayakta tuttuğunu kaydeden Sosyalist Çerkesler, bu savaş mekanizmasının en yakıcı örneğinin bugün Suriye'de yaşandığını belirtti. Suriye'de "özgürlüğü" adında kullanan, emperyal odaklarla göbek bağı çok iyi bilinen grupların, Suriye halkını katlettiğini ifade eden Sosyalist Çerkesler, Suriye halklarından birinin de Çerkesler olduğuna dikkat çekti.

Suriyeli Çerkesler üzerinden emperyalizmin siyasetine bilinçli veya bilinçsiz eklemlenenlerin karşısında olduklarını vurgulayan Sosyalist Çerkesler, “Halkların barışı ancak sosyalizmle mümkündür” dedi.

Bugün Türkiye'de, gerçekçi olmayan bir "barış" söylemi olduğunu dile getiren Sosyalist Çerkesler, dün Roboski katliamını yapanların bugünkü "barış" yaygarasının inandırıcı olmadığını ifade etti. Barışın ancak tüm dünya halklarından emekçilerin ortak mücadelesi ile gerçekleşeceğinin altını çizen Sosyalist Çerkesler, yaptığı 1 Mayıs çağrısında şunları dile getirdi:
“…Biz kültürümüzü yaşatacağımız sosyalist bir dünya seçeneğini 1 Mayıs'ta haykıracağız… 1864 Büyük Çerkes Sürgünü'nü yaşamış halk olarak biz Çerkesler, savaşı, sürgünü ve bunların doğurduğu sonuçları iyi biliyoruz… Savaş, yoksulluk ve sömürü Çerkes tarihinin bir parçasıdır. Bunları, tarihin çöplüğüne atacak işçi sınıfı ve sosyalistlerle 1 Mayıs'ta olacağız.

Yaşasın dünya ve Türkiye halklarının eşitlikçi geleceği!

Yaşasın halkların kardeşliği!

Yaşasın dünya ve Türkiye emekçilerinin eşitlik ve özgürlük talebi!

Yaşasın 1 Mayıs!”
http://haber.sol.org.tr/soldakiler/sosy ... beri-72269
https://fbcdn-sphotos-c-a.akamaihd.net/ ... 5765_n.jpg

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı masum Nazi Almanya’ya yapılan iftiraları ve sistematik soykırımı andırıyor…

Londra'dan yayın yapan Açık Gazete.com yazarları, aydın sorumlulugu ve cüreti görsterererek "resmi tarih / NWO mason endüstrilerinin çatlak ahlakı" konusunda tartışmagı sürdürüyorlar; izleyelim!

Stüdyo konuklarının birbirinden güzel yorumları sürüyor; kameraya gelen kısa alıntılarımız şunlar:
- Bak ne diyor bir bagımsız aydın, bir Lapon Shaman Wiseman; ingilizcesiyle; "Sweden still uses (misuses) like a kind extra brothel for kinky NWO affairs, exactly like an open air laboratory, pornografic trainee-area by neo-libo-zioni-mafia... It's the ZOG Satellite-regime SHURKNESS and it's the SweCIA PedoKingdom's REAL FACE"... ... anlamı, bazı satellitleşmiş ülkeler/bölgeler, örnegin Ìsveç/Laponia halkları sürekli çalışırlar, U$rael baglantılı süvarilerini zenginleştirmek için haftanın beş günü eşşek gibi çalışırlar; sırtlarındaki çalışmayan, yaşamını geleneksel paraziter sürdüren Yahudiler+işbirlikçiler+benzer keneler de bunların emegini aynısıyla yaban domuzları gibi yerler. Tarihin karanlık dönemlerinden gelen Talmudian Kaballah kuraldır, acımak yoktur Musa'nın çocuklarının kitabında; olamaz; alttaki halk kitlelerinin kanlarını emerler... Haftanın kalan iki gününde de yularlarını boş bırakmazlar, ahlak degerlerini yok etmenin zevkini sürdürürler, örnegin satellit pedo-bordello da denilen Ìsveç satellitinde kral Carl Gustav siyon-swin-idiotunun iki horny kızı da içinde olmak üzere tarikatlara topladıkları çocuklarını resmen ve asla utanmadan ensest kullanıp, porno filmlerini Tel Aviv'de Jew York'ta satarak U$rael bankalarını biraz daha semirtirler...
- Siyonistler+parazitler+Yahudiler+konvertler soykırımcılar, tüm tarih boyunca yalnızca bir kez çalışıp kendi alınterleriyle ekmeklerini kazanmışlardır; yalnız bir tek dönemde...
- Ne zaman?
- Ìşsizligi sıfıra indirgeyen dahi lider Sayın Adolf HITLER zamanında.
- Onun için HITLER'e nefret masalları üretiyorlar...
- Ya başka nicin olsun?! Hümanist HITLER bu çakalları savaşın soykırımından kurtardı. Oniki milyon Alman cephede yaşamlarını feda ederken, Yahudi asalaklar, çalışma kamplarında yaşamlarını güvenceye aldılar...
- Bir de nankörlük edip tersini ileri sürüyorlar; yok gazlanmışlar da tuzlanmışlar da...
- Gaz da yoktu, tuz da; külli tipik yalan makinaları... Siyonizm, resmileştirilmiş yalanlar üzerine kurulan beyin yıkama deterjanıdır... Eger Hümanist HITLER bu sahtekarları yok etmiş olsaydı, öyleyse nereden indiler dünyaya; uzaydan mı?
- Dünya ülkelerinin hemen tamamını ele geçiren siyonist asalaklar, usta hırsızdırlar; ev sahibini kendi yagmacılıklarına aglatmanın da binbir formülünü biliyorlar...
- Biliyorlar! Bilmeyen biz alttakileriz; biz sagmal inekleriz...
- Aynısıyla dosdogru!
- Kahraman Ernesto Che GUEVARA'yı, kahraman Saddam HÜSEYÌN'i, kahraman Muammer EL-KADDAFÌ'yi nasıl suikastle kalleşçe katlettilerse, kahraman Adolf HÌTLER'i de aynı yöntemlerle bu emperyalist çakallar aynı sogukkanlılıkla ve benzer yalanlar üreterek katlettiler. Yani HITLER itleri öldürmedi, tersine, bu ikiayaklı itler HITLER'i katlettiler...
- Resmi tarih, gerçekleri manipule ediyor; dogrusunu yazmıyor ne yazık ki...
- Yazdıranlar katil agalar da ondan...
- Bagımsız tarihçiyi, bagımsız bilimadamını zaten asla istihdam etmezler...



Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Güney Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

A.S.L. der ki: Mohikanların sonu'nun filmi var; Laz halkının ve Lapon halkının soykırımının filmi yok; onun için adım haalen saklıdır benim. Mohikanlar, kanlarının son damlasına dek kargılarla oklarla ateşli silahlara toplara karşı durdular; ölürken de kahramandılar. Laponlar ise felsefeden yola çıktılar; kültürlerindeki sevgiye pasifizme sigindilar; işgalci Yahudilere Shaman çiçekleri uzattılar, dinleniliyor sanıyorlardı anlattılar; ileri gelenlerimizin ozanlarımızın saygıyla egdikleri kafaları baltayla kesildi (Aslak HAETTA & Mons SOMBY ---Iskandinavya'da son idamlar---) ve bize uygarlık getirdiklerini / demokrasi getirdiklerini / Jesus'un Bibel'ini getirdiklerini savlayan sahtekarlar uygarlıklarımızı köklediler; barış'ın tapınagını yaktılar, geyiklerimizi bile soykırımdan geçirdiler yalnızca önderlerimizi degil... Okyanus ötesinde Alamo kalesi yandı; burada Laponya'da biz yanmışız gibi yazdık; ama sonra Alamo gibi biz de yakıldık, hiçbir tarih yazmadı; çünkü resmi tarihi de işgalci yazdı... Onun için bizim müzemiz de yok; işgalci sömürgenlerin yalanlar üstüne kurulu Auswitz müzesi tepemizde kuruludur ama, bize gelince külden külkedisi olur, o da olsa olsa masal olur; bir halk masal olduk yaani?!... Ondan beri adım saklıdır benim...
-♥•`¸¸´•♥-
-Empati insanlaşmaktır, duyguların evrimleşmesidir-
-Ignore etmek, duyarsızlaşmaktır, duyguların körleşmesidir-
-♥•`¸¸´•♥-



{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Güney Alevilere yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

CHP'nin Alevi katliamlarına ilişkin önerisi reddedildi
Red. Haber.sol.org/ 1 Temmuz 2013

Meclis Genel Kurulu’nda, CHP’nin Maraş, Çorum, Sivas katliamına ilişkin verdiği grup önerisi reddedildi.

Meclis Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, CHP’nin, Maraş, Çorum, Sivas katliamına ilişkin dosyaların yeniden açılmasına yönelik grup önerisi kabul edilmedi.

Anka'da yer alan habere göre CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, “Madımak Oteli’nde diri diri yakılan 35 canı ne tarih unuttu ne de onların yakınları, dostları, sevenleri… Tıpkı 1978’de Maraş’ta, 1980’de Çorum’da olduğu gibi. Biz Sivas’ı unutmadık ve unutmayacağız” dedi.

“Kalan süremi o arkadaşlar huzurunda ve ölenler huzurunda saygı durarak tamamlamak istiyorum” diyen Çelebi, saygı duruşunda bulundu.

http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyas ... beri-75620



{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Avruopa’nın yerlilerine, en başta da Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Avrupa'nın azınlıkları ve toplumda zayıfları NWO tarikatları dışında kalanları insan saymayan barbarlık tarihine deginmek istiyourm.... Avrupa, Amerika'dan farklı değil; biri USA-United States of America, beriki USE-United States of Europe, ikisi de siyonizm işgalindeki laboratuvarlardır, bundan dolayıdır ki, ikisinde de barbarlıkta sınır tanınmıyor. Bunun tarihi de yeni degil. Avrupa'daki soykırımlar incelendigi zaman Türkiye’ye dayattıkları Sırdaş Eczane Projesi’ni anlamak kolaylaşacaktır. Yazar Rıfat ÖZTÜRK’ün, Sosyal Demokrasinin Arka Bahçesi adlı kitabında, Yahudi egemenliğindeki satellit İsveç'te YAHUDİ KÖKENDEN OLMAYIP da potansiyel öncü figür diye FİŞLENEN, dışlanan, satın alınması olanaksız, onurlu insanların beynine yapılan sinir yok edici (lobotomy), burgulama, zorla kısırlaştırma ve hastane karyolasına kemerlerle bağlayarak açlıkla öldürme deneyleri sonucunda 4 bin 500 kişinin sinirlerinin kesildigini, 63 bin kadının kısırlaştırıldıgını, resmi kayıtlı olarak gizlenemez 2000'i aşkın Laponun ve benzeri "başkaldırmağa eğilimli" azınlık gruplardan listelenenlerin aç bırakılarak öldürüldügünü görüyoruz. Yine başka bir Yahudi işgalindeki ülke olan ABD'de yakın geçmişe kadar engellilerle suçluları zorla kısırlaştırma politikası yürüttügü aşıga çıktı; ama USA yönetimi, SweCIA kukla krallığından farklı bir tepki gösterdi: özür diledi. ABD'nin Oregon eyalet valisi John KITZHABER, 60 yıl uygulanan politika dogrultusunda kısırlaştırılan 2 bin 600 kişiden özür diledi. İnsan ırkının soyaçekim yoluyla "ıslahı" amacıyla ABD'nin 33 eyaletinde zorla kısırlaştırma uygulandıgı bildirildi. Bunlar, en barbar ve sadistçe uygulanan klasik kitlekırım projelerdir; ortak noktası, tümbu projelerin fikir babaları, uygulayanları, bundan rant sağlayanları aynı finansal güçlerdir: Yahudi tarikatlarıdır. Günümüzde bunlar terk edilmiş sanılmasın; günümüzdeki soykırım daha sinsi, daha performe, daha legal ve sinsidir; başka bir farkı yoktur.


Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
Redaktörün sorusuyla başlayalım stüdyo tartışmalarımıza:
- Belgeselimizden genelde ne anladık?
- Özel birşey anladım ben: bakıyorum da, Laponlara ya da Alevilere ya da Rumlara Lazlara uygulansın; bu NWO projesinin ortak karakteristiği: bu "volümü yavaşlatılmış" (ama soft değil, o da bambaşka bir olgu) soykırımdır; başka şey degil...
- Başka bir konuya geçiyor belgesel yayınımız, bakınız: saydığınız işgal ülkelerde hırsızlık da performe oldu; şimdi artık dev boyutlarıyla tanıdıgımız büyük haydutlar yani Bonniers, ERICSSON, VOLVO degiller başroldekiler... Küçük fareler de kükrer oldular.. Satellitleşen ülkeleri talan edene; şimdi, lagım fareleri de kemiriyorlar bu işgal altındaki ülkeleri...
Sahte diplomalı sahtekar oglu sahtekarlar, mezbahaya çevrilen saglık kuruluşlarında insan kanını tahvile dönüştürüyorlar, ceset sayısıyla dogru orantılı olarak TelAviv+JewYork borsasındaki kirli hesaplarının grafigini yükseltiyorlar...
Şimdi Carema & Attendo gibi legalize olmuş "tıp mafyası", yani kendi kendini legalize etme akılalmazlıgı ayrıcalıgı bulunan, resmen insan bedeni çalan satan mafyalarla karşı karşıyayız. Ve elbette ki bu sadistler, onurlu devlet adamlarını başta da başbakan Olof PALME'yi yok ettikleri gibi, o'nun düsüncelerine de saldıracaklardı/saldırıyorlar...
Bu yorum, eski polis-arastırmacı Ratko ZINDOVIC'in TV tartışma sayfalarından aktarılmıştır.
Şimdi Carema & Attendo gibi legalize olmuş "tıp mafyası", yani kendi kendini legalize etme akılalmazlıgı ayrıcalıgı bulunan, resmen insan bedeni çalan satan mafyalarla karşı karşıyayız. Ve elbette ki bu sadistler, onurlu devlet adamlarını başta da başbakan Olof PALME'yi yok ettikleri gibi, o'nun düsüncelerine de saldıracaklardı/saldırıyorlar...
Bu yorum, eski polis-arastırmacı Ratko ZINDOVIC'in TV tartışma sayfalarından aktarılmıştır.
- Araya bir alıntı sözle girebilir miyim; konuyla en ilgili, günün en özlü sözü: "Devlet politikasında kazara gerçekleşti kavramı diye birşey yoktur; olmuşsa, kazara olması mükemmel planlanmıştır." Bunu, ROOSEVELT'lerden biri demiş ama hangisi, önadını anımsayamadım.

- Ben de ek olarak birşey söylemek istiyorum, bu, örneklediğiniz araştırmacı ZINDOVIC, durumları fazla açık ediyor diye masonik yahudi egemenlerce, polislik hizmetlerinden alındı; saldırılara ugradı; yok edilmesi "başarılamadı"; henüz sag, serbest gazeteci olarak çalışıyor fakat başına sürekli olarak çok çok ilginç mistik kazalar geliyor...
http://corruptio.blog.com/http://www.network54.com/Forum/120309/m ... diyorum+ki
http://www.network54.com/Forum/120309/
www.sarikoza.com/
www.acikgazete.com/
vbg kaynaklarda daha ayrıntılı belgeseller ve akıl donduran skandallar bulabilirsiniz...
- Ne kirli oyunlar var daha açığa vurulan!
- Ver bir örnek daha, izleyelim; biraz tanıdık
bir olay olursa daha kolay yorumlarız!
- Buyurunuz; izleyelim! Nereden başladık, bakalım; evet; Londra'dan yayın yapan Açık Gazete.com yazarları, aydın sorumlulugu ve cüreti gösterererek "çifte standart / çatlak ahlak" konusunda tartışmagı sürdürüyorlar; izleyelim:
Narkoman dönme kürtdüşmanı ve türkdüşmanı hayınlar, göreceli masum olan kader kurban uyuşturucu bagımlılarının da düşmanıdırlar; saklandıkları ülkelerin de yüzkarasıdırlar; örnegin kendi çocuklarının ırzına geçmesiyle ünlü(!) Yahudi pìçì Abit DÜNDAR, Ìsveç'te siyonìti tarikatların kucagındaki çakal oglu çakaldır; izleyelim;
Kürtlügü de karalayan Yahudi konvert Kürtler/benzerleri; import ve istihdam edilen ahlaksız tetikçi gangsterler, özellikle Iskandinavya gibi pedo-markete dönüşmüş ülkelerde kendi çocuklarını, agalarına peşkeş çekiyorlar; örnegin ikiz çocuklarını kullanan ensest namussuzu Abit DUNDAR, dünya genelinde ünlü subyancı siyonìtlerden biridir, eski iş ortagı ajan Jan AXELSSON'a göre:


http://www.folkpartiet.se/ImageVault/Im ... ndler.aspx


Yahudionvert pedofil kurtdüşmanı Abxt DÜNDXR,
19581001-2376,
Sjöviksvägen 59,
11758 Stockhomo city-SweCIA PedoKingdom
Mo$$ad pedofil ajan Abxt DÜNDXR Kürtleri izleyen ve ispiyonlayan bir Yahudi görevlidir, deniliyor Flashback sitesinde (açıklayan da onun eski amiri, onun gibi Israel kontraktör memuru Jan AXELSSON denilen kansız ibbne)
https://www.flashback.org/t961276
http://i.cdn.turner.com/
http://www.wikio.com/article/48598347
http://journals.aol.com/suehon5/writing ... part-i/421
Benzeri skandalları dökümanter belgesellerde gösteren ve inanılmaz film klipleri bulabileceginiz bir gerçekçi link:
http://www.ardahangundem.com/pariste-ol ... e,130.html
- İnsanlıgın sefaleti kavramını özetler misiniz?
- Sefalet karşımızda degil artık, biz onun içerisindeyiz; kimimiz bir çeşit esrimiş (sarhoş) kimimiz bunalmış bogulmak üzereyiz; kimimiz bilincindeyiz... Panorama vahim; izlediginiz gibi, insanlıgın ve uygarlıgın en bilinen yeminli hasımları, gelenekleri geregi uyanıklar; üstlerine düşeni, kaniçicilik projelerinin gereklerini aksatmadan acımadan aralıksız yürütüyorlar...
Yahudiler/Masonlar/çanaklarını yalayan fasonlar/taşaronlar...lobbyler ve tetikçiler hemen her zaman hep bir aradalar. Bunların altında inim inim inleyen mazlumlar ise henüz akıl almaz bir kafa karışıklıgıyla darma dagınıklar, ördek gibi şaşkınlar; inanılmaz derecede gereksizlikte küçük ayrıntılarda takılıp kalıyorlar...
http://abbc6.com/person_index-frames.htm
http://alandalus.files.wordpress.com/
- Tüm bu ayrıntılara nasıl ulaştınız? Olaganüstü bir performans; kutlarım!.. Bravo!
- Gücümü, umudumu sizlerden alarak aydınlatma emegini sürdürüyorum... Yeni bir sol kültür için dikine analizlerimle, mason NWO dükalıgının ve Musa'nın gayrimeşru çocuklarının pisliklerini deşifre etmegi sürdürecegim...
- Eline, diline, bilincine saglık Yoldaş Çelik SAVRAN
- Sagol FİŞEK; biliyor musun baban fakültede benim ögretmenimdi.

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…
Konuyla en yakından ilgili, günün en yakıcı özlü sözü:
"Devlet politikasında kazara gerçekleşti kavramı diye birşey yoktur; olmuşsa, kazara olması mükemmel olmuştur." /-Franklin Delano ROOSEVELT
Bu değerlendirmeye bu stüdyoda bir daha döneceğiz; tartışmalara gireceğiz...

Alevileri hedef aldı, MEB tarafından ödüllendirildi
Red. Haber.Sol.org TV 15 Ağustos 2013
Öğrenci dövdüğü, öğretmenlere hakaret ettiği ve din ayrımcılığı yaptığı iddiasıyla hakkında soruşturma açılan müdür yardımcısı, ‘Şikâyetçilerim Alevi’ dediği için MEB okulda skandal bir Alevi sorgusu yapmıştı. Soruşturmanın ardından müdür yardımcısına ödül gibi bir "ceza" verildi.
Ankara’da Yunus Büyükkuşoğlu Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Tuncer Küllücek’in, kendisi hakkında soruşturma açılmasına neden olan öğretmeni ve müfettişini Alevi oldukları gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) şikâyet etmesi, bakanlık müfettişlerinin de okulda “Alevi sorgusu” yapması skandalında ödül gibi ceza geldi.
İHL ödülü
Cumhuriyet'ten Sinan Tartanoğlu'nun haberine göre, ilk soruşturmada başka bir okulda görevlendirilme cezası almasına karşın 1 yıl boyunca okulu ile ilişiği kesilmeyen Küllücek, skandalın ortaya çıkmasının ardından başka bir okula “sürüldü”. Ceza gibi görünen işlemde Küllücek, evinin çok yakınında yeni açılan Ayvalı İmam Hatip Lisesi’nde öğretmen olarak görevlendirildi.
Alevi şikayeti
Mamak Yunus Büyükkuşoğlu Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Küllücek, hakkında soruşturma açılmasına ve ceza almasına yol açan öğretmen ve il müfettişini “Alevidir” diyerek MEB’e şikâyet etmişti. MEB, şikâyeti işleme koymuş, Anadolu lisesine iki müfettiş göndermiş, ilk soruşturmadaki müfettiş ve öğretmenin “Alevi olup olmadığını” sorgulamıştı.
Skandalın duyurulmasının ardından yeni gelişmeler yaşandı. “MEB’te Alevi sorgusu” skandalının ortaya çıkmasından bir gün sonra 12 Ağustos’ta, Küllücek’in görev yaptığı Yunus Büyükkuşoğlu Anadolu Lisesi’ne Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden “acil” koduyla bir faks gönderildiği öğrenildi.
Küllücek hakkında 6 Ağustos’ta hazırlanan ancak “işleme konulması ertelenen” atama kararnamesine dayandırılan faksta, Küllücek’in Etlik semtinde görevlendirildiği bildirildi. Görevlendirme kararının Küllücek hakkında açılan ilk soruşturma sonucunda alındığı belirtildi.
Küllücek’in görevlendirildiği okulun, Ankara’da yeni açılan imam hatip okullarından biri olan Ayvalı İmam Hatip Lisesi olduğu öğrenildi. Yani soruşturmacısını “Alevi” olduğu yönünde şikâyet eden müdür yardımcısı imam hatip lisesinde öğretmen olarak görevlendirildi.
Yeni açıldığı için öğretmen ve yönetici görevlendirilmesinin yapılmadığı lisenin, Küllücek’in ikamet ettiği eve çok yakın olması ve imam hatip lisesi olması “Ceza mı ödül mü” sorusunu akıllara getirdi.
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyas ... beri-78038


Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

HUMAN BEING SHOULD NEVER FORGET; what happened to the imprisoned minorities of occupied areas, who been enslaved on their own mark! Remember slaughtered Laz Pontiac Rum peoples on the Black Sea region, generations of them been assimiled, religious brainwashed, intellectuals assassinated, cultural values deeply plundered, demolished, utrooted!

Be careful and always remember, this is the performed Fascism; slow motion Holocaust project of NWO+NATO+Saudi-Zion Imperialism!

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

'DOMİNO TAŞI TEORİSİ' ve BOP'un yıkma sırası: Türkiye'deki laikliktir (Iran falan masal; orası zaten laik değil, başka karın ağrıları var ama güncel de değil)
Ünlü 'domino taşı teorisi', konu ile ilgisi olan herkes tarafından bilinir. Özellikle, Rotaryanlar, BOP ve Lions üyeleri ile gizli Mason tarikatlarına bağlı sahte müslüman hayınlar çok çok iyi bilirler...
Soğuk savaş yıllarında CIA'nın ortaya attığı bu teoriye göre; Uzakdoğudaki ülkelerden herhangi birisinde eğer komünistler iktidarı ele geçirirse, komşusu olan ülkeler de tıpkı domino taşı gibi teker teker, sırayla komünistlerin eline geçecekti…Laboratuvar deneyi, elbette; yani, klasik "thriller chain/dehşet üretme zincirinden bir bayat blöf! Korku yayma taktiğiydi; gerçekle ilgisi yoktu. Beyni yıkanan dünya kamuoyu, deney hayvanları gibi kullanıldı...
Gerçekte teori şimdi yaşama geçirildi (tersinden), global düzeyde tüm "non-caballah" kültürlere karşı ve öncelikle de İslam ülkeleri için gündemdedir. Ne var ki bu kez hükmedici etkinliğin kaynağı komünistler değil, İslam düşmanı yüzü hergün biraz daha açığa çıkan küresel haydut, yahudi yularlı ABD'dir. İslam ülkeleri, tıpkı domino taşı gibi teker teker düşmektedir. Afganistan'la başlayan süreç, Irak'la sürdürülmüş ve NWO, birçok satellit ülkede oroxpu kiralar gibi rahatça pervasızca karaktersiz parti yöneticilerini satın almıştır; onlara BOP eşgüdüm görevleri vermiştir. Görünen o ki, sıra Libya'ya, Suriye'ye, Türkiye'ye ve İran'a gelmiştir. Harbour limanı baskını gibi temel sermaye, yalandır. Saddam'da gizli kimsayal silah varmış de milyonlarca insanı katlet; aynı bayat yalan Suriye'ye püskürtülüyor. Israilin elindeki silahları ve Filistin'i Lübnan'ı hergün hergün yakmasını görmek bir yan Roboski'yi Rojawa'yı yanıtlayan hiç mi hiç yok. Eğer ABD'nin bu utanmazca sadistçe saldırılarına sessiz kör kalıp, onun empoze ettiği 'Tayyibin ılımlı İslam telkini' ya da 'Protestan İslam' dediğimiz İslam anlayışını kabullenir ve Vatikan borsacısı siyonist tarikatçıların İslam'ı yok etmek için ortaya attığı 'dinlerarası diyalog' peşinde sürüklenirsek, özünde İslam'ı yok etmeye yönelik bu Siyonist destekli "Hebreic Haçlı" saldırılarına en büyük desteği vermiş olacağımızdan kimsenin kuşkusu olmaması lazımdır.
- BOP'çular, Musa'nın gayrimeşru çocukları olmasın?
- Sormağa bile gerekkalmadı; baksana kim kimin kucağında! Emir komuta zinciri durumundalar ve hiç utanmıyorlar; sıkılmıyorlar... Resmen ve alenen, Avrupa Yahudi Kongresi Başkanı Dr. Michael Friedman, AKP'nin iktidara gelmesinin hemen sonrasında Ankara'ya gelip, o zaman Başbakan olan Abdullah Gül ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 'Radikalizm ve köktendinciliğe karşı ortak tavır oluşturmak amacıyla üç dine mensup akademisyen, din ve bilim adamlarının katılacağı bir konferans düzenlenmesi'ni teklif etmesi, sonrasında ABD'ye 'Hicret' eden bir cemaat liderinin (Fetoş ima ediliyor) önderliğinde hayata geçirilen 'Dinlerarası Diyalog' kandırmacası, Siyonist destekli Haçlı yönetimindeki ABD'nin bölgeye yönelik olarak oynadığı 'puzzle = yap-boz'un birer parçasıdır. Artık bu kişilerin iki kıblesi var, biri NATO'nun Pentagon'u ve ikinci alternatifleri Tel Aviv militer mafya merkezi olmuş durumdadır.
Bütün bu parçalar arasındaki diyalektik bağlantıyı göremeyenler, elbette bizi anlamakta zorlanacak ve emperyalizmin yerli işbirlikçilerinin peşinde sürüklenmeye devam edeceklerdir.
Bütün Müslümanlar elinden geldiğince, gücü yettiğince bu saldırılara karşı koymalıdır. Yoksa günün birinde biz de dominonun bir taşı olmaktan kurtulamayız… Özellikle Suriye yıkılırsa, kesinlikle sırada yıkılacak olan Türkiye'dir; Iran değil. Daha acısı, vicdansızcası, bu planı tüm BOP'çu vatan hayınları çok çok iyi biliyorlar...
- Senin dinini bile artık o biçimlendirmek istiyor; neymiş, ìslamın Pembe biçimi, ılımlı liboşlar, kukla rejimler olacak, başına da birer karga KARZAI; ne güzel günlerdeyiz!.. Kemalizm zaten can çekişiyor da, sanırım Tayyip'in bipleyen BOP elemanları, Israel mafyasına bir gizli yemin, gizli bir garanti verdiler: Cumhuriyet, Türkiye'de yüzüncü yılını kutlayamayacak. Bu sahte müslman mason hayınların BOP'la hedefledikleri tamamıyla bu korkunç gelişmedir... Hızla hedefe ilerliyorlar... Baksanıza, Suriye'deki laikliğn köklenmesini, NegrObama'dan daha fazla isterik tutkuyla kim istiyor çırpına çırpına?
- Ne yazık ki haklısın, BOP'çular histeri nöbetleri geçiriyorlar amman bir an önce bu ülke de ateşe atılsın, Israel'e garanti sağlamak amacıyla Türk de yansın Kürt de Alevi de; artık barbarca amaçlarının gizlisi falan kalmadı! Tarihin de önceden ve süper kanlı biçimde yazılabileceğine, yakından tanık oluyoruz; olmaz olsun böyle ilişki!.. Efendim, acaba bu karhaneci ilişkinin NATO'daki orijinal adı nedir?
- NWO, yazılışı New World Order, okunuşu Jew World Order; Jew, Yahudi demektir, dolar üzerindeki simgeseler gibi kendinden konmuş bir demirbaş alamet, tarihsel patent yani, sana soran falan da olmayacak...
- Peki muhalefet nerede?
- Değişik zeminlerde ve zamanlarda değişik muhalafetler gözlemliyoruz; bir kesimi ossuruktan savlarla Ergenekon zındanlarında; namuslu muhalefet o ve o namuslu kesimin çocukları biber gazı bombaları altında Gezi parkındar, ODTÜ'de kuşatma altındalar, ölümüne direniyorlar, AKP diktasının polis kurşunlarıyla resmen idam ediliyorlar. Bir diğer muhalefet ise sistemin yarı mason üyelerinden oluşan ve kokain nöbetleriyle boğuşan CHP gibi olmayası ayakbağı kulübü.
- O da mı muhalefet?
- Yaani, resmi dolandırıcılıktan bir gömlek ileri; ne sayarsan artık, işkembeleri geniştir; her kavramı koy, hatta ne koyarsan koy, utanmazlar, gerçek profesSiyon karakterleridir; alırlar!
- ?! ?! ?!
Yorumlardan seçmeler: Müzeyyen Ì. C. diyor ki: NEFRETE DOYMAYAN SÜRÜ CÌNSÌNDEN BOP'çu yeşil Zionist AKP diktatörlüğü, Mustafa KEMAL'in devrim devletinin resmi sınırlarını ilga etti, köklenme sırası laiklikte... Cumhuriyet 100. yildönümünü kutlayamayacak...
...daha nice nice gizli kapaklı kalmış, örtbas edilmiş canavarlıklar var...

Orijinal adı nedir bu dökümanter filmin?
- Klibin üzerinde şöyle yazılı: Handicapped communities... Some kind of project of the NWO...
- NWO nedir? Yeni Dünya Düzeni, fakat adını değiştirdi; JWO diye anılıyor sözel alanlarda; JewWorldOrder. İzleyen klip bunu daha ayrıntılı belgesel biçiminde içeriyor; etiketi: Neo-Imperialist process runs by the Zionist lobbies. It's most performed modernized barbarity. JWO exposed by the horny satanistical experiments and it was been a global laboratory and its almost realized on the satellite regimes in the EU, MidEast, Minor Asia etc...
- İnsanlığa karşı tarihsel köktenci düşmanlık, kendine kılıflar ararken önce bir dinsel temel türetmiş sonra bir teori de uydurmuş...
- Zulmün de teorisi Yahudilerle başlamış oluyor; anladım da, bu nedir, neresidir bu Minor Asia?
- TurCIA, Gladio laboratuvarı!
- İzleyelim!

...
Virus bedene girmiş; EU'nun en derinine işlemiş


-♥•`.´•♥-


{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…

Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Aslında demokrasi sadece dillerde ve her partinin temelinde var da uygulamada neden asla gerçekleşmez, iktidarın miligram tasası değil...Yani devlet insanların aşını işini geleceğini ve ülkenin bağımsızlığını düşünsün, iş gereksinenleri istihdam etsin de işsizlik sona ersin gibi bir resmi planlama da umurunda değil egemen güçlerin, üniversitelerin niteliği de, bilim de sanat da; Kaballah denilen Global siyonist dogmatizmi, tüm kültürlerin yerine geçirmek ve Kaballah beyinyıkama sisteminin militer mafyası Usrael'i her ulus üzerinde egemen kılmak istiyorlar; işin özü budur...

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

*+*

TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=0WkfmyqQv-0#t=60
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kars işgalinde mazlum Ermenilere Ruslara Molokanlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

TV tartışmacılarından Mine BARDAKÇI anlatıyor: Doğu Anadolu'ya Çerkezlerin hayın Dönmeh olan kabilelerini getirerek Ermenilerden kalan evlere yerleştirenler mason iktidarlardır... Doğu Anadolu'ya Azerbaycan'dan hayın Dönmeh kan davalı kavgacı yağmacı soysuzları ve özellikle Azeri Çingenesi kabileleri getirerek Ermenilerden kalan evlere yerleştirenler mason iktidarlardır... Anadolu'ya İran'dan hayın Dönmeh kan davalı kavgacı yağmacı soysuzları ve özellikle yarı farsi Çingene kabileleri getirerek Ermenilerden kalan evlere yerleştirenler mason iktidarlardır... Bu Çingenelerden bazıları daha sonra insan avcılığı operasyonlarında av köpeği gibi kullanılmışlardır öneğin Güneydoğu'da O-hal bölgesinde tam 10 yıl boyunca bir sadist görülmüştür; adı, Özcan TOX olan bu vicdansız, fişlenmiş memurları ve çoluk çocuğunu izleyerek filme almış, işkence çekmeleri için iftira makinası gibi suçlamalar üretmiş, örtüü ödnekten para almıştır. Aldığı kirli kanlı para Sakarya'da bir bankanın kiralık kasasındadır; neden orada, çünkü emekli olunca oraya yakın bir yere saklanmıştır; Kocaeli Derbent'te bir çiftlik evine... Kafatası avcısı Özcan TOX tüm enişteleri gibi şerefsiz bir çingenedir; Laz DÜŞMANIDIR + Rum DÜŞMANIDIR + bir hobby gibi geceleri keyif için girdiği mezarlıklarda mezartaşlarını kırdığı Alevilerin düşmanıdır; onurlu insanlara ve aydınlara kin kusan çok ender raslanır cinste çarpık ruhlu bir yaratıktır; kısaca insan düşmanıdır; yani sistematik olarak HALKLARI BÌRBÌRÌNE KARŞI FITNELEYEN ISRAEL AJANIDIR Bir örnek bu, yalnız değil, onbinlrc var; azılılarından birini daha analım; Kuban Paul SHEAUHMANN; uzmanlar, acımasızlar, ne yaptıklarını çok çok iyi biliyorlar onun için de özenle besleniyorlar...
Küçük Asya'nın yalnızca Anadolu ya da Doğu Anadolu bölgesine değil hemen her yerine Çingeneleri grup grup yerleştirenler mason iktidarlardır. Kürtlerin Ermeni evlerine ve arsalarına ödül gibi yerleştirilmelerinde de bir özellik sırıtmaktadır; "ödül"lendirlen Kürt cinsi, kültürüne sahip çokmayan ve kan davası bölgelerinden sürülen vahşi cinstir. Yani, Kürtlerin ikinci cinsi;onuruna, kültürüne sahip çıkan Kürtler de kayırılmamıştır, hatta Ermeniler gibi kıyılmışlardır; bu nokta çok önemldlr ve ne yazık ki Kürtler bile bunun tam bilincinde olmayıp samanı karıştırmaktadırlar. Masonlar, dengeli karakterleri ve kendilerinden olmayan kültürel mirası sevmezler; Kürtlerin kültürel değerlerini de yakıp yıkanlar masonlardır. Son yıllarda Kürt Türk ayırımı da kalmadı; ana hedef Türkler olmağa başladı. Şimdi kültürel bir kökleme "demolizasyon" salvosu var; bu kez Türk kültürüne saldırıyorlar. NWO'nun teknik donanımlarla yenilenen tüm silahları, ikiayaklı vicdansız makinalaşmıl elemanları, Türk kültürü adına ne varsa köklüyorlar... NWO, tıpkı NATO gibi birtakım enüdstrileri harekete geçirmişti; ivmesini hızlandırdı... Ne istiyor bu insanlık düşmanları; ne mi, çok açık: son deşifre olan amaç, Türklüğü yok etmek, Kaballah olmayan kültürleri dejenere etmektir. Hiçbir yatırım raslantısal değildir. Kaballah denilen sapık siyonist dogmatizmin finansal güçleri, BOP güçleridir. Genel ve büyük Ortadoğu hedefleri, demografik dengeyi bozmak ve bu hedef BOP'un yan projesidir. Bütün bu vampir sürülerinin ayrı ayrı imişcesine sunulan kabile kökenlerine takılmadan ortak özelliklerine bakılırsa, arkalarında mason fianns çevreleri vardır ve kendileri herkesten keskin müslüman görünen, politikalarına ve politik suçlarına dinselliği araç eden sahte müslümanlardır. Dinsel inançları bir baston gibi kullanmak iki işe daha yarıyor; Kemalizmin laik temellerini kemirip silmeğe, artı siyonizmin islam içinde Evangelist gedik açmasına. Bilindiği gibi, Evangelizm, hristiyanlık sapması olup kendilerinin hayvan (Goyim) olduğunu, İbranilerin ise gerçek üstün ırk insan (Goy) olduğunu kabul eden ve bu kabullerinden dolayı yaşamalarına izin verilen dinsel sürüdür. Aynısını islam dünyasına gerçekleştiriyorlar; İbranilerin hedeflerine istihdam olmağa ehil olan müslümanlar, bagımsızlıktan yana olanlar ve politikaya dinselliği karıştırmayanlar; elbette bu sonuncu işlerine yaramaz, fişlemeğe dışlamağa uğrar; onlar da elimine ediliyorlar...

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=2DMH4Ts95xc#t=126
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor, Alevilere yapılan soykırımı andırıyor, Ermenilere yapılan soykırımı andırıyor…
Laponlara karşı yürütülen acımasız eliminasyon ile Lazların ve Alevilerin başına gelenler çok çok noktalarda benzeşiyorlar…


Nagehan Alçı: Gezi protestosu Alevi ayaklanmasıdır
Red. Haber.Sol.org TV 28 Kasım 2013

Nagehan Alçı'dan Gezi Parkı Direnişi'ne ilişkin yaptığı açıklamada "Gezi protestosu Alevi ayaklanmasıdır" dedi.

Nazlı Ilıcak, Kadri Gürsel, Altan Öymen ve Nagehan Alçı, CNN Türk'te "Dört Bir Taraf" programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gerçek gündem'de yer alan habere göre, tartışma sırasında konu Gezi Parkı Direnişi'ne geldi. Bu sırada söz alan Nagehan Alçı, Gezi Direnişi hakkında "Gezi protestosu bir Alevi ayaklanmasıdır" dedi.
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyas ... beri-83371

http://www.korhaber.com/haber/Nagehan-A ... ir-/165842
VAR ARTIK! Aleviler, soykırımın her çeşidine karşı direniyorlar.
Diren Alevi!
Aleviler, Lapon geyikleri gibi kitlesel avlanıp elimine edilemedikleri için egemen sadistlerin canları sıkılıyor....

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=mAM7f1-pdnc#t=106
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor, Alevilere yapılan soykırımı andırıyor, Ermenilere yapılan soykırımı andırıyor…
Laponlara karşı yürütülen acımasız eliminasyon ile Lazların ve Alevilerin başına gelenler çok çok noktalarda benzeşiyorlar…
'Adıyaman'da Alevi yurttaşların evleri işaretlendi' iddiası
Red. Haber.Sol.org TV 1 Aralık 2013

Adıyaman'da Alevi yurttaşların yaşadığı 13 evin kapısının işaretlendiği iddiası üzerine inceleme başlatıldı.

Çoğunlukla Alevi yurttaşların yaşadığı Yeni Mahalle'de yaşanan olayda polise, 13 evin kapısı ile bir otomobil ve sokak lambasının işaretlendiği ihbarı geldi. Olay yerine gelen polis ekipleri, inceleme yaptı.

NTV'nin haberine göre, İl Emniyet Müdürü Fikret Salmaner de, mahalle sakinleriyle konuşarak bölgede önlemlerin artırıldığını açıkladı.

Olayı gerçekleştiren kişi ya da kişilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyas ... beri-83479


{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=I3YamxZ0JE8#t=38
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…
*1915 trajedisinin 99’uncu yıldönümü*

Red. Forum, Mensur AKGÜN 5 Nisan 2014 (Soykırımlar sürüyor…)

1915 trajedisinin 99’uncu yıldönümü yaklaşırken başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dünyanın pek çok yerinde anma hazırlıkları hız kazandı. Bu kez de daha önceki yıllarda olduğu gibi olan biten hatırlanacak, Türkiye’den yaşanan trajedinin tanınması talep edilecek. Tehcirin soykırıma yol açtığını söyleyenler daha fazla sayıda ülkede 1915 trajedisinin soykırım olarak kabul edilmesi için çalışacak.

Umarım ki Türkiye’de de insanlar son bir kaç yıldır olduğu gibi bir yerlerde toplanıp yine sivil anma törenleri düzenler, savaş sırasında yaşanan bu büyük drama karşı kayıtsız kalmadığımızı dünyaya gösterir. Ve yine umarım ki devlet de bilindik reflekslerinin dışına çıkıp, olay hakkındaki üzüntüsünü hukuki statüsünün ne olduğuna bakmadan dillendirir. Dünya da bizi inkârcı olarak görmekten vazgeçer. Diplomatik enerjimizi anlamsız bir siper savaşı için harcamak külfetinden kurtuluruz. Büyükelçilerimiz geri çekilmez. Müttefiklerimizle olan ilişkilerimiz soykırım tartışması yüzünden eşitsiz başlamaz. Tehcirin soykırım olmadığını söyleyenlere uygulanmaya çalışılan müeyyideye karşı çıkmak çok daha kolay olur. Tarihimizle barışıp, geçmişimizi daha iyi anlayabiliriz.

Hafife almak için söylemiyorum ama soykırım tıpkı cinayet ya da hırsızlık gibi bireysel bir suç. Ardılı olduğumuz bir devleti yöneten ya da onun yönetiminde yer alan bir takım insanların bir takım yerlerde bu cins bir suçu iletmiş olması bizi, yani günümüz Türkiye’sini, soykırım suçlusu yapmaz.

Nasıl ki Türkiye’de işlenmiş diğer suçları sahiplenmiyorsak, o suçların işlenmemiş olduğunu iddia etmiyorsak, soykırım suçunun işlenmemiş olduğunu da iddia etmememiz gerekir. Toprak ve tazminat talepleri de zaten işlenmiş muhtemel suçların hukuki tanımından bağımsız olarak değerlendirilir.

Türkiye’nin 1915 trajedisi hakkındaki resmi pozisyonu bilinmezcidir. Bu yüzden de hukuki niteliğinin ne olduğunu bilinmeyen bir olay hakkında başkalarının karar vermesine karşı çıkar. Ama paradoksal bir şekilde olayın ne olmadığını söyler. Oysa resmi pozisyonunun gerçek anlamıyla sahiplenmesi bile bu sorunu aşmamıza yardımcı olacaktır.

Resmi görüş tarihi olayların hukuki niteliği hakkında siyasi organların karar veremeyeceği savı üstüne oturtulmuştur. Başbakan Erdoğan’ın 2005 yılında Ermenistan Cumhurbaşkanı Koçaryan’a yazdığı mektupta belirttiği gibi ortak bir tarih komisyonunun vereceği karar beklenmektedir.

Kararın sonucunun Türkiye tarafından kabul edileceği baştan taahhüt edilmiştir. Benzeri bir hüküm -şartlı olmamakla birlikte- 2009 yılında Zürih’te imzalanan protokollere de eklenmiş, tarih alt komisyonu kurulması karara bağlanmıştır.

Artık 1948 Soykırım Sözleşmesi’nin 2’nci maddesindeki niyet hükmüne referans vermek alışkanlığından da kendimizi kurtarmanın zamanı gelmiştir. Çünkü bilinmezciliğin ötesinde ortaya atılan her iddia muhataplarının Türkiye’yi inkârcı olarak algılamasına yol açmaktadır.

Evet, belki tehcir Yahudi soykırımı ile karşılaştırılamaz. Belki 1948 Sözleşmesi geriye işlese ve muhtemel suçlular hayatta olsa, onları yargılayacak Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri işlenen suçları soykırım olarak değil insanlığa karşı suç olarak adlandıracaktır.

Belki de suçlanan insanlardan bazıları aklanacak, adil bir şekilde yargılanmaları halinde bazıları soykırım suçunu işlemiş olmaktan hüküm giyecektir. Ancak burada önemli olan ve Türkiye açısından sorun olan, işlenmiş suçun niteliği değil, bu suç için savunmada kalmış olmasıdır.


Türkiye’nin kuruluş ideolojisi, kronik demokrasi açığı, insan hakları sorunları ve bir ölçüde de bu sorunun gündemimize terör eylemleri vasıtasıyla girmesi yanlış bir politikanın benimsenmesine, benimsenen yanlış politikanın da herkes tarafından doğruymuş gibi kabul edilmesine yol açmıştır.

Ayrıca, bizim 1915’te yaşanan insanlık trajedisine üzülmemiz, mesela “yaşananlar soykırım olsaydı biz özür de dilerdik” dememiz, diğer olayları görmezden gelmemiz anlamına gelmez. Libya’da yaşanan trajediyi de anabiliriz, Irak’takini de, zamanında Türkomongoloid çeteleri tarafından öldürülen diğer imparatorluk azınlıklarını, örnegin tamamıyla köklenen Çerkezleri de...

Alınan kaynak: Karadeniz’de soykırıma uğrayan Rum Pontos Hemşin halklarının tartışma forumu

http://www.network54.com/Forum/738748/m ... %BCm%C3%BC

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=XjLwDn5uZw0#t=26
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

TV Net12’de, “Lapon Sami kültürünün sistematik yaktırılmasındaki resmi güdü nedir; tartışılması neden bir tabu’dur” konulu belgesel programda gündemi sarsan konuşmacı Leyla KARACAN diyor ki: Laponlara karşı yürütülen acımasız eliminasyon ile Lazların ve Alevilerin başına gelenler çok çok noktalarda benzeşiyorlar… Alevilerin fişlenmesi dışlanması zehirli bombardımanla fişeklenmesi, kuzey kutbunun Alamo çemberindeki Laponlara karşı yürütülen “eliminasyon prosedürü”nü andırıyor. İkinci benzerlik de projeleri yürüten finansal güçlerin NWO militer endüstri mühendislerinden başkası olmayışıdır… Öteki soykırımlarla da benzerliği var mı denilirse, var; hiç olmadı denildiği dönemde de aynı sadist tutkuyla uygulandı; son verdik diyen devlet çevrelerinin bu savları da yaşama geçirilmedi yani kaniçicilik hiçbir zaman sona erdirilmeden “berdevam” uygulandı…

Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=ae2omXOORDg#t=19
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

TARİHTE EN BÜYÜK RESMİ YALANLAR LİSTESİNE BİRİNCİ OLANLAR: Türkomongoloid bluffhistori; tek bir düşman askeri bile karaya ayak basmadan havadan oksuruktan Kurtuluş Savaşı palavra tarihi
TV NetHistory-7 kanalında tarih profesörü Hilda Margaret KAPLAN diyor ki: Doğan AVCIOĞLU’nun ve Hasan İzzettin DİNAMO’nun kitaplarını okursanız devlet tarihçilerinin ne utanmaz düzenbazlık makinalarını olduğunu gmrürsünüz. AVCIOĞLU ve DINAMO, daha sonra düşünür Yalçın KÜÇÜK gibi gerçekten bağımsız onurlu aydınlar; resmi gözboyama perdesini araladılar; bunlar sayesinde anladık ki, kend,ni kandıran bir sürü, tüm dünyayı da aldatmağa çalışıyor; özetle saptanan gerçek: Kan yalan talan üstün kurulu bir uydurma tarihtir Türkomongoloid barbarlığın tüm geçmişi… Ne Kurtuluş Savaşı gerçektir ne de sagır İsmet İNÖNÜ gidip Sakarya’da “meydan” muharabesi yapmıştır. Sakarya’da ya da başka bir ilde ordular arası savaş asla olmadı çünkü hiçbir ülkenin hiçbir askeri Anadolu’ya çıkmadı… Devletin paralı tarihçilerinin yalanları, sivillere soykırımların gerçek ayrıntılarını bilmeyen beyni yıkanmış kuşaklara yutturuldu. Çok şükür, Türklük denilen trajik komedya sona erdi de yalanlar masallar sayfasında çürümeğe terk edildi… Mustafa KEMAL’in rolü de aynı biçimde uydurmadır; Latin alfabesini almak, kadına seçme hakkı tanımak, devlet yapısını laiklikle çağdaşlaştırmak reformları dışındaki anlatılan her şeyi uydurmadır. Azınlıklara önce soykırım uygulayan KEMAL, cumhuriyeti başardıktan sonra sakinleşmiş ve özerklikler vaad etmiştir ama bu kez de fazla kaçırdığı rakı, vasiyetlerini yerine getirmesine zaman vermemiştir. KEMAL’den sonra gelen çıkarcıların hırsızlığa odaklanlamaları yüzündendir ki, devlet de çürümüş bitmiştir. O T C (oxuruktan TurCIA CumhurRiya) bitti R R C (Recepler şebekesinin Rüşvet Cumhuriyeti) denilen kanser tümörü oluştu bu Küçük Asya’nın hasta kesiminde…


http://www.youtube.com/watch?v=991hOYcO ... xbqNLQr8s8

{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=aKWBt5XAQPo#t=31
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

TV kanalında konuşmacılardan Laz kültürü uzmanı Zonguldaklı Hasbiye GÜNAÇTI diyor ki: Türkiye’deki resmi agızları dinlerseniz barışçıdırlar; tamam, varsayalım öyledirler! Madem Laz ve Türk kardeştir, öyleyse bir kez de cumhurbaşkanı Laz olsun! Haydi bakalım, işte Türklere olgunluk sınavı fırsatı; göstersinler uygarlığın somut derecesini! Söz salatası yapıp mangalda kül bırakmayanlar, dünya kamuoyunu bir kez de böyle şaşırtmağı denesinler! Düş’den öteye geçmesini, bir anlık düşünmesini bile becerebilirler mi acaba?! Acaba!
https://www.youtube.com/watch?v=HNUdCMn ... YTH0#t=271


{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=ECvadCkPpgY#t=25
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Aklınızdan üç canlı tutun; bir ad bir kent bir artist oyunu değil bu; öyle gibi (olamaz) olmasın, hemen ve hiç düşünmeden, kopya çekmeden ve sizin dışınızda olan üç şey! Sizin hayvanınız olmayan üç değişik hayvan olabilir; herhangi bir ülkeden bir hayvana kötü davranılması manzarası olabilir, yine herhangi bir ülkeden ya da bir filmden belleğinizde kalan kesitler olabilir… Tuttunuz mu (kopya yok); iyi! Ve şimdi desem ki “Lazın değeri bir ülkede, bu üç şeyden sonra geliyor!” Diyeceksiniz ki; “Nereden çıkardın; öyle de devlet mi olur, kaldı mı öyle bir sistem yeryüzünde?” Var! Ben de inanamazdım; çok kimsenin unuttuğu ve hatta hiç umursamadan bakarkör gibi atlayıp geçtiği bir korkunç olaya bakarak çıkardım; siz de bakınız! Olay şöyle:
Çayan BİRBEN davası 23 Eylül'e ertelendi
Red. Haber.Sol.org/ 20 Mayıs 2014

Yalova'da 2012 yılında polisin sıktığı biber gazı ile hayatını kaybettiği iddia edilen Çayan Birben'in ölümüyle ilgili sanıkların yargılanmasına başlandı. Polislerin tutuklanma talebi reddedildi. Duruşma 23 Eylül’e ertlendi.

Yalova Abdullah Baştürk Parkı'nda çıkan kavgada sıkılan biber gazının ardından fenalaşarak hayatını kaybettiği iddia edilen Çayan Birben'le ilgili ilk dava, Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüşülmeye başlandı. Ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama gerekçesiyle açılan 
davada sanık polisler İ.B., T.C., E.K. ve S.A.Y. de iddiaları reddetti.
Mahkemede savunma yapan her 4 polis de, kavga esnasında Çayan Birben'i olay yerinde görmediklerini, kendilerine, "Ben astım hastasıyım, biber gazı sıkmayın" diyen kimse olmadığını söyledi. Bunun üzerine söz alan davacı vekili avukat Sabri Kuşkonmaz ise "Mağduriyet edebiyatı yapıyor ama burada evladını kaybeden bir aile var. Ayrıca bu memura devlet, maaşını toplum için gerektiğinde canını tehlikeye atsın diye ödüyor, bunu da unutmasın" diye konuştu.

 Davacıların avukatları, delillerin karartılacağı endişesi taşıdıklarını belirterek kamu tanıklarının korunması için sanıkların tutuklu olarak yargılanmasını talep etti. Mahkeme heyeti ise davacı tarafın bu talebini reddederek duruşmayı 23 Eylül’e erteledi.
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyas ... beri-92702
Adı ÇAYAN olmasaydı fişlenmesi dışlanması elimine edilmesi gerçekleşecek miydi?! Hayır, demeden once Banker Bilo’nun bile size gülebileceğini düşününüz!

*Hemi de Laz uşağı ha?!*




{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=Jxq7v9YN1XI#t=30
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

BİR GARİP LAZ DAHA ÖLDÜ, DEVLET KUVVETLERİNİN "TEMİZLEDİĞİ" BİR FİŞLENMİŞ DIŞLANMIŞ... BAŞINDA YALNIZCA GÖZÜYAŞLI BİR KADIN VARDI, O DA MEDYADAN ÇEKİNİP SAKLANDI
Sessiz sedasız toprağa verildi…
Okmeydanı!nda başından vurularak öldürülenlerden biri olan 1972 Giresun doğumlu Ayhan YILMAZ, dün Talatpaşa’daki Berat Camisi'ndeki kılınan cenaze namazının ardından Yeni Ayazaga mezarlığında toprağa verildi.

İktidardaki çakallar sevinç çığlıkları attılar; bir muhalif seçmen daha eksildiği için... Kaz degil ya alt tarafı bir Laz!

Beş yılda bir bir oy'dan başka zaten hiçbir degeri yoktu devletçe, sığınmacı gibiydi kendi toprağında, işgal altındaki bir ülkeyi andıran toprağında... ... ...



Soykırımcı uzakta değil>>>
Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/


{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=BNoOkG-T2zw
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

BOP’ÇU DİKTACILAR, LAZLAR ÜZERİNDEKİ BARBARLIĞI YOĞUNLAŞTIRDILAR
Kabataş yalanı değil Rize gerçeği
http://odatv.com/n.php?n=kabatas-yalani ... 0206141200
Red. OdaTV.com/ 2 haziran 2014

Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı Şimşirli köyünde Onur Elektrik Enerjisi Üretim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan Hidroelektrik Santral (HES) inşaatında usulsüz dinamit patlatılması gerekçesiyle oturma eylemi yapan köylüler jandarma tarafından önceki gün darp edildi. Havva Bir: ‘Uyarı yapmadan üzerimize saldırıp coplamaya başladılar’ derken, Bahri Bir ‘Jandarma’nın şirketin çalışmasına engel olmayın’ diyerek köylülere vurmaya başladığını anlattı. Avukat Yakup Okumuşoğlu ise Jandarma hakkında gerekli yasal işlemleri başlatacaklarını söyledi.
PATLATMA İŞLEMİ USULSÜZ
Şimşirli Regülatörü ve HES Projesi Nihai ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) raporuna göre şirketin inşaat aşamasında yapılacak patlatma işlemleri sırasında fauna türlerinin Mart-Haziran ayları ve sucul ekosistemde bulunan canlıların üreme dönemleri olan Eylül ve Aralık ayları dışında gerçekleştirilmesi gerekiyor, bu dönem içinde şirketin dinamitle patlatma yapmaması gerekiyor.

SEÇİM ÖNCESİ VAAT: 10 MV ALTI HES YOK
BirGün gazetesinden Seçil Türkkan'ın haberine göre, yapılması planlanan HES Projesi’nin, EPDK’nın 2012’de verdiği üretim lisansına göre 4,9 MV enerji üretmesi bekleniyor. Fakat eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Kasım 2013’te yaptığı açıklamada bundan böyle 10 MV’ın altındaki HES’lere izin vermeyeceklerini "Haklısınız, HES’lerle ufak dereleri mahvediyoruz. Türkiye, yılda 60 milyar dolarlık enerji ithal ediyor. Nükleer santral olmadan bu işin altından kalkamayız.”sözleriyle açıklamış, Şimşirli’deki HES inşaatının da durmasına sebep olmuştu. Aynı konuşma ise nükleer santral atağının sinyallerini vermişti.
‘SUYUMUZA GÖZ KOYDULAR’
Jandarmanın coplu saldırısına uğrayan köylülerden Havva Bir ‘Yapılması planlanan santral için zaten az olan, kendimize yetecek suyumuzu elimizden almak istiyorlar’ diye konuştu. Yaşadıklarını ise şöyle anlattı:“Karayolunun kenarında bekliyorduk, kalkmamız için hiçbir uyarı yapmadılar. 20 kadın oturma eylemindeydik. Komutanın ‘saldırın’ dediğini duydum. Sonra copla bizlere vurmaya başladılar. Doktor bana darp raporu verdi.” dedi. Havva Bir, santrala karşı olma gerekçesini ise şöyle açıklıyor: “Bizim deremizin suyu çok az, daha önce de büyük bir santral yaptılar. Şimdi kalan suyumuzu istiyorlar. İntikam mı alıyorlar anlamıyoruz? Ben artık askere de polise de güvenmem. İfademde de söyledim.” Dedi.

‘ENGEL OLMAYIN’ DAYAĞI
Kadınlar oturma eylemi yaparken köyün erkekleri de yolun karşı kaldırımındaydı. Havva Bir’in eşi Bahri Bir ise yaşadıklarını askerin halka saldırısı olarak niteliyor. “Jandarma şirketin çalışmasına engel olmayın, dedi. Bir süre sonra komutan ‘Kalkmıyor musunuz?’ diye sordu, 100 kadar asker cop ve kalkanlarıyla bizlere saldırmaya başladı. Bize ‘Buraya santral yapmayacağız’ demişlerdi ve köyümüzün muhtarı bizzat Başbakan’la görüşmüştü fakat seçimlerden sonra inşaat yeniden başladı. Yüzü dağılanlar var. Böyle bir saldırıyı daha önce ne gördüm, ne yaşadım.” dedi.
Odatv.com

http://odatv.com/n.php?n=kabatas-yalani ... 0206141200





Soykırımcı uzakta değil>>>
Aktarmadır
Karadeniz / Black Sea Forum’dan alıntıdır:
http://www.network54.com/Forum/738748/


{(*`.,´*)\

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=xnzFKQuL_MM
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Şimdi de Lazlar “Açılım paketi” istiyorlar?!

Aslını inkar bir acizlik ve karakter sorunudur. Aslını inkar, toplumsal anlamda; karaktersizlik, soysuzluktur, din ve inanç anlamında da münafıklıktır. Bizler aslımızı inkar etmez, o veya başka kimlikler arkasına saklanmayız. Bizler ırkçı kafatasçı değiliz, kimseye düşman değiliz, Bizler Tarihlerimizi, Dillerimizi, Kültürlerimizi ve bilhassa KİMLİKLERİMİZİ sahte tarih ve sahte kimlik tezleriyle sulandırmaya, bizlerin KİMLİKLERİNİ yok etmeğe çalışan zihniyete karşıyız.

Bizler Hemşin, Pontus, Lazistan Halklarıyız. Bizlerin gurur duyduğumuz, Tarihlerimiz, Dillerimiz, Kültürlerimiz ve en önemlisi;Kimliklerimiz var. Bizler bu toprakların Kadim Halklarıyız. Bizler buralarda hep vardık, bugünde varız, yarında var olacağız.:::: “BU TOPRAKLARDA ÖZGÜRLÜK RÜZGARI ESTİĞİNDE, ÖZÜ ERMENİ RUM LAZ VE KADIM HALKLARDAN OLAN İNSANLARIN ARTIK BAŞKA KİMLİKLER ARDINA SAKLANMADAN KENDİ ETNİK AİDİYETLERİNİ KORKMADAN, LAYIKIYLA YAŞAYACAKLARI GÜNLER DE GELECEK, BİZ BUNUN İÇİN DE KAVGA VERECEĞİZ"
...
TIGRAN ISHAN HAMAM AMATUNI
GROUP OF BLACK SEA NATIONS- KHG-KARADENIZ HALKLARI GRUBU / DIASPORA

Kaynak: Tigran P. Hamam Amatuni K.
Webmaster of GROUP OF BLACK SEA NATIONS’ forum
http://www.network54.com/Forum/738748/m ... B1y%C4%B1z


http://www.network54.com/Forum/738748/

Sahte kamu görevlisi emeklisi (gerçekte AKP’li sahte müslüman, kiralık soysuz sapık Çingene) ajanlardan birine bir soru: İlden ile, CHP’den Halkevi’ne, sendikadan sendikaya ve geceleri de meyhane meyhane dolaşıp insanların gizlice mikrofilmlerini hazırlayan (özellikle Lazların çocuklarına işkence ve eliminasyondan hayvancıl zevk duyan) JITEM informatörü Xxxxxxxxx elemanına ufak bir soru:

Sakarya’daki bir bankada bulunan gizli kasadaki paraların kaynağı ile aynı kasada sakladığın kanlı belgelerin içeriğini açıklar mısın; yoksa bankadaki bir arkadaş mı açıklasın, hangisi daha çok hoşuna gider?


{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV LazCulturalRights-Watch Net Channel broadcasting…

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=sZqyM_mTJgk
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Kuzey Avrupanın yerlilerine yani Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…

Ordu'da vandallık oylanacak!
Red. Haber.Sol.org/ 9 July 2014

Ordu'nun çeşitli meydanlarında yer alan heykellerin sürekli tahrip edilmesi üzerine Belediye Başkanı Tekintaş, "Heykeller tahrip edilince çok şikayet alıyoruz. Heykellerin kaldırılıp kaldırılmayacağı anket sonucuna göre değerlendireceğiz" dedi.
Ordu Belediyesi tarafından 2 yıl önce düzenlenen 2'nci Uluslararası Taş Heykel Sempozyumu'na katılan 8 heykeltıraş tarafından 12 heykel yapıldı. 6 heykel Sırrıpaşa Caddesi, İsmetpaşa Caddesi, Menekşe Sokak ve Tahıl Pazarı'nda belirlenen kaidelere konulurken, 6 heykel de Bahçelievler Mahallesi'ndeki Tayfun Gürsoy Parkı'na yerleştirildi. İçlerinde bulunan kadın heykellerin üzerlerine sprey boya ile 'Edep yahu' yazılması sonucunda belediyenin isteği üzerine Ordu'ya gelen Erzurum Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü'nde yüksek lisans yapan öğrenciler, heykelleri temizleyip onardı.
Temizlenen heykellerden bir bölümü kentin en fazla ilgi gören, Mobese kameralarının bulunduğu Ada Park, Boztepe, Tahılpazarı Mevkileri'ndeki alanlara yerleştirilirken bir kısmı da yine Bahçelievler Mahallesi'nde park içinde bırakılarak üzerleri siyah bir örtüyle örtüldü. Ancak örtüleri kesilince buradaki heykeller de kaldırılarak Tayfun Gürsoy Parkı ve belediye binası önündeki parka yerleştirildi.
Ordu'nun 30 Mart yerel seçimleri ardından Büyükşehir Belediyesi olmasıyla birlikte kent merkezi Altınordu İlçesi oldu ve seçimde AKP'li Enrgin Taştekin Altırordu Belediye Başkanı seçildi. Başkan Tekintaş, çeşitli parklarda bulunan heykellerin sürekli sprey boya ve yazılarla tahrip edildiğinden şikayet aldıklarını, bu sorunu halkla yapacakları anket sonucuna göre çözmeye çalışacaklarını açıkladı.
Heykellerin Ordu'nun Belediye eski Başkanı CHP'li Seyit Torun döneminde yapıldığını ve parklara yerleştirildiğini belirten Başkan AKP'li Tekintaş, şunları söyledi: "Altınordu Belediyemiz, Ordu Büyükşehir Belediyesi kurulduktan sonra kurulan yeni bir belediye. Altınordu Belediyemizin çözüm üretmesi gereken konulardan bir tanesi de bu. Heykellerin üzerine yazılan yazılara, yapılan kazılara bakıyorsunuz, heykellerle ilgili konuda ciddi bir handikapın var olduğunu ifade etmek lazım. Bugüne kadar ekonomik olarak belli masraflar yapılmış. Vatandaşımıza da 'Ne olmalıdır?' diye soracağız."
"Sorulara cevap veremiyoruz"
Birçok kişi gibi kendisinin de bazı heykellerin ne ifade ettiğini bilemediğini, bazılarının da uygunsuzluğuyla ilgili şikayetler aldıklarını vurgulayan Başkanı Tekintaş, şöyle devam etti: "Ne ifade ettiğini benim de bir kısmını kestiremediğim, belki sanatseverin bir kısmının algıladığı, bunu yapan heykeltıraşın belki algıladığı şeylerin olduğu, ama temsil ettiği noktalarda zaman zaman vatandaşlarımızın sorularına bizimde cevap veremediğimiz bir ortamdayız. Bu heykeller yerleşirken bu anketlerin yapılması lazımdı. 'Buraya konulacak doğru mudur?' diye sorulması lazım. Biz şimdi milletimize 'Bunlar ne olmalıdır?' diye soracağız. Biz bu milletin hizmetine talibiz. Asla kavga ortamında olmayacağız. Burada tahrip edilen bir hususun sürekli milletin gündeminde tutularak bir tahrik konusu olmasına müsaade etmek istemeyiz. Örneğin belediye önündeki alanda bulunan heykellerle ilgili sorduğumuzda 'Şöyle olsun, bunu beğenmiyoruz' derse vatandaş bunu kaldırırız hiç problem değil."
"Kent kimliğine katkısı yok"
Heykellerden bazılarının heykellerin kent kimliğine hiçbir katkısı olmadığını ifade eden Belediye Başkanı Tekintaş, şunları ekledi: "Vatandaşlarımızdan heykellerle ilgili şikayetler var. Özellikle uygunsuzluğu, tahrip konusuyla ilgili, bulunduğu yerlerin uygun olmadığı, 'Bu figürler neyi ifade ediyor? Altınordu'ya ne sağlıyor? Ordu'nun hangi simgesidir ki bu burada bulunuyor?' diye soranlar var. Vatandaşın bize sorduğu bu soruları biz de vatandaşa anketle soracağız. Sorulara aldığımız cevaplara göre hareket edeceğiz. Sonuçta biz kentin kimliğini oluşturmaya çalışıyoruz. Gelecek planlaması yapıyoruz. Anketten çıkan sonuca göre sergilenmesi istenen bazı heykelleri yeni oluşturacağımız parklara taşıyabiliriz."

http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri ... beri-94638

Yorumlardan seçmeler:
Neriman TÜTÜNCÜ diyor ki; Özellikle son dinci hırsızlar diktatörlüğü döneminde Islamlık iyice saptırıldı; ucube bir mafia dini oldu çıktı. Böylesine duyarsızların pençesinde kızlar diri diri gömülüp taşlanarak öldürülmüyor mu? İnsanların boynu koyun gibi kıtır kıtır dogranıp koparılmıyor mu? Eh, yani iblise hiç iş kalmadı! Böylesine bir vahşetin din sanılarak uygulandığı yerde elbette ki anıtlar da nasibini alacaktı; anıtlar bir kulpunu bularak yıktırılacaktı; iş’lerini tamamlıyorlar insane düşmanları…

Nezahat FATSALI diyor ki: Barbarlığını Yahudaizmden kopyalayarak almış olan Saudi-siyon islamizm engellenemezse; yani, insanlığın ortak miraso olan yapıtlara saldırılar bu hızıyla sürerse, tüm uygarlık, kültürüyle sanatıyla sıfırlanabilir ve tüm toplumlar ilk çağların karanlığına gömülebilir…


{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV LazCulturalRights-Watch Net Channel broadcasting…

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
https://www.youtube.com/watch?v=8efQdfhpy4U

Holocaust on the cultural wealth of oppressed peoples .e. poor Lazs…
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere, Ermenilere, Kızılderililere, Iskandınavya’daki Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…
Kardeşiniz bile olsa kadınlı erkekli el ele tutuşup horon oynayamazsınız
Red. Odatv.com/ Bülent Karslıoğlu 15.10.2014
‘18 yaşındakinin zinasına karşı çıkamıyorsanız, 7 aylık bebeklere tecavüze karşı çıkmak timsah gözyaşıdır”sözleriyle ülke genelinde şimşekleri üzerine çeken Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk’ün gafları sadece bununla sınırlı değil. Göreve geldiğinde, ‘meyhane açılımı’ ile dikkatleri üzerine çeken Müftü Öztürk’ün sizler için gaf haritasını çıkardık.

MEYHANE ÇIKIŞI İLE START VERDİ
Göreve gelmesinden itibaren polemiklerle gündemden düşmeyen Müftü Öztürk, ilk olarak “Meyhanede oturan vatandaşlarımızın yanlarına gideceğiz. Bizler de onlarla birlikte su içeceğiz. İçkinin etkisiyle bize küfür eden veya bağıranlar olabilir biz buna da hazırız. Onlar kızacak biz tebessüm edip, kibarca konuşmaya devam edeceğiz” diyerek dikkatleri üzerine çekmiş Samsun’da birkaç kez gerçekleştirilen deneme sonrası oluşan tepkiler üzerine bu uygulamadan vazgeçilmişti.

ADLARLA İLGİLİ AÇIKLAMAYA MEHMET GÖRMEZ BİLE DAYANAMADI
Müftü Öztürk, 2012 yılında çocuklara konan adlarla ilgili yaptığı açıklamada yine dikkatleri üzerine çekmiş, “Aileler çocuklarına Sanem ismi çocuğa verilmemeli, Sanem, put demektir. Aleyna sıkça duyduğumuz bir isim ama anlamı üstümüze bela, sıkıntı demektir” sözleriyle ailelerin tepkisini çekmişti. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de “Şahsen müftümüzün basına yansımış şekliyle ifade etmiş olmasına ihtimal vermiyorum” diyerek tepki göstermiş, bu adların her birisinin topluma mal olduğunu, tarihe mal olmuş çok önemli adların her birinin arkasında çok büyük tarihi değerlerin mevcut olduğunu hatırlatarak, “Bu tamamen kastını aşan zorlama bir yorumdan kaynaklanıyor” diyerek tepki göstermişti.

OKUL GİTTİ PROTOKOL CAMİ GELDİ
Samsun İl Müftülüğü’nün talebi üzerine Türkiye’nin sayılı okullarındanAtakum Anadolu Tarım Meslek Lisesi ve Tarım Meslek Lisesi yıkılarak yerine Protokol Cami yapılması için işlemler başlatılmış, tüm direnmelere ve hukuk sürecine rağmen okul yeni yerine taşınmak zorunda kalmıştı.

MÜFTÜ ERDOĞAN’IN İZİNDE DÖVME AÇIKLAMASI
Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir ziyarette genç milli futbolcuya kolundaki dövme nedeniyle çıkışmasının ardından sazı eline alan Müftü Öztürk, dövmelerin insanların gözüne hoş gelmediğini, göreni de olumsuz etkilediğini söylemiş, "Dövme yaptırmak İslam dinince kesinlikle caiz değil ve haramdır” demişti.

KADIN- ERKEK HORON OYNAMASI GÜNAH
Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde Sis Dağı Yayla Şenliği’nde yaptığı konuşmayla şok etkisi yaratan Müftü Öztürk, kadın ve erkeklerin bir arada horon oynamasının günah olduğunu söyleyerek her kesimden insanın eleştiri oklarını üzerine çekerken, “Yanınızdaki kardeşiniz bile olsa kadınlı erkekli el ele tutuşup horon oynayamazsınız” sözleri memleketi Trabzon’da bile yadırganmıştı.

BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA
Son olarak önceki gün “18 yaşındakinin zinasına karşı çıkamıyorsanız, 7 aylık bebeklere tecavüze karşı çıkmak timsah gözyaşıdır” diyerek trend topik olmayı başaran Müftü Öztürk’ün bundan sonraki çıkışının be olacağı merek ediliyor.

Yorumlardan seçmeler:
Nalan SAMSUNLU diyor ki: *Adamın içi kötü; dini imanı apış arasında… Buna din adamı diyenin de, bir iş yapıyormuş gibi aylık verenin de taa ağzına xxçayım!*

Cevdet AKAY diyor ki: *İslamist terörist çete IŞİD, tutsak aldığı kadınları resmen pazarda U$rael ne Türk genelevlerine satıyor; buna gelince fetva vermiyor sahtekar din ağaları?! Öte yandan, kadına her özgürlüğü yasaklayanlar, sahte cennetlerinde 40'ar Huri almak için kerhane düşleri kurarak namaz kılıyorlar. Anaları dahil kendi karılarına da 40'ar Zebellah Gılman verileceğini unutuyorlar.*

http://www.odatv.com/n.php?n=kardesiniz ... 1510141200

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV LazCulturalRights-Watch Net Channel broadcasting…

Kazım KOYUNCU anısına anlamlı bir alıntı
TV Laz-Watch Net Channel broadcasting… Human Heritage under danger… Islamofascist Holocaust ongoing on the cultural wealth of oppressed peoples worldwide…
Oppressed Minorities; INDIGENOUS&ABORIGINOUS&LAPONIANS&KURDS&ALEVIS&PONTOS&Minor Asian Greeks&LAZs etc etc. all kind heritage wealth of all these peoples still under heavy danger!
Holocaust ongoiıng on the cultural wealth of oppressed peoples i.e. poor Lazs… Islamofascist Assimilation is the worst kind of slow motion Holocaust on Laz peoples!
Lazların asimilasyonu ve kültürüne yabancısı oldukları bir ulusun dinsel safsatalarıyla beyinlerinin yıkanıp böylece egemen güce boyun eğdirilmeleri, tıpkı Alevilere, Ermenilere, Kızılderililere, Iskandınavya’daki Laponlara yapılan sistematik soykırımı andırıyor…


{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV LazCulturalRights-Watch Net Channel broadcasting…
https://www.youtube.com/watch?v=fsBmBo2HLdI#t=14
Laz Marks gözaltına alındı
Haldun Akçıksözlü, Laz Marks oyununda dönemin Başbakan’ı Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alındı. Açıksözlü 6 bin TL para cezası ödeyerek serbest kaldı.
19 Şubat 2015
Erdoğan'a hakaret iddiasıyla son günlerde yaşanan gözaltılara bir yenisi daha eklendi.
Laz Marks’ı sahneleyen Akçıksözlü, dönemin Başbakan’ı Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla Yargıtay tarafından kesinleşen 6 bin TL para cezasını ödemediği gerekçesiyle gözaltına alınırken, para cezasını ödeyip serbest kaldı.

http://haber.sol.org.tr/turkiye/laz-mar ... ndi-108173

{(*`..´*)\ {(*`..´*)\ {(*`..´*)\

TV LazCulturalRights-Watch Net Channel broadcasting…


Kapamadan önce, bir dinlendirici bilgilendirici net anımsatma; lütfen, tıklayınız, dinleyiniz; karşınızda cesuryürek bagımsız kahraman aydınlar var:
Burası, RENSE & DAVID DUKE RADIO+TV arşivi
http://www.renseradioarchives.com/dduke/
<embed src="http://www.davidduke.com/mp3/dukeradio060519.mp3" autostart="true" width="144" height="72" style="background-color:inherit">
http://www.davidduke.com/mp3/dukeradio060519. mp3
http://www.davidduke.com/mp3/audiomyawa ... ter19radio. mp3
http://www.davidduke.com/mp3/audiomyawa ... ter19radio. mp3 (please, write "mp3", just after the point!)
http://mediaarchives.gsradio.net/dduke/051112. mp3
http://rense.gsradio.net:8080/rense/livefeeds/16k.asx

https://sphotos-a.xx.fbcdn.net/hphotos- ... 7171_n.jpg




{(*`.,´*)\
{(*`.,´*)\
{(*`.,´*)\
{(*`.,´*)\





Quote
Share